Engelli eşi ve çocuklarıyla yaşam mücadelesi veriyor

Engelli eşi ve çocuklarıyla yaşam mücadelesi veriyor

İdlib kırsalındaki çadır kampa ailesiyle yerleşen Ümmu Nejva, soba ve yakacakları olmadığını ifade ederek,  "Yemekleri çöpten topluyoruz. Ne yapalım çamur ve taş mı yiyelim?" dedi. 

Suriye'de Esed rejimi ve Rusya'nın saldırılarından kaçarak güvenli bölgelere yerleşen aileler ısınma, su, gıda gibi temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor.
Sarmada ilçesinin batısındaki yeni kurulan bir kampta kalan 3 çocuklu Nejva ailesi, 1 çocuğunu iç savaş sırasında Esed'in hapishanesinde kaybetti. 
Saldırılar nedeniyle Hama kırsalını terk etmek zorunda kalan aile, tarla içerisine kurdukları 10 metrekarelik çadırda yaşam mücadelesi veriyor. 
Sobaları olmadığı için metal sac üzerinde ateş yakıp çadırlarını ısıtmaya çalışan aile, kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor. 
"YEMEKLERİ ÇÖPTEN TOPLUYORUZ"
Eşinin engeli nedeniyle 1 kolunu kullanamadığını söyleyen 63 yaşındaki Ümmu Nejva, AA muhabirine, her sabah daha zor bir güne uyandıklarını anlattı. 
Bulundukları yerde su dahi olmadığını belirten Nejva, şunları dile getirdi:
"Burada yaşam çok zor. Bize yardım edecek kimsemiz de yok. Ekmek bulamıyoruz. Nereye gidelim. Başka gidecek yerimiz de yok. Sobamız yok, yakacak odunumuz yok. Bunları alacak paramız da yok. Yemekleri çöpten topluyoruz. Ne yapalım toprak ve taş mı yiyelim. Burada ekmek, yemek isteyecek kimse de yok."
"DUMANDAN ETKİLENMEMEK İÇİN KAPI AÇIK UYUYORUZ"
Sobada yakmak için plastik, eski kıyafet, karton topladıklarını aktaran Hamalı anne, insanların çaresizlik içerisinde yardım beklediğini kaydetti. 
Nejva, çeşitli rahatsızlıkları olduğunu ifade ederek, "Yakınımızda doktor yok. Gidecek vasıta da yok, yollar ise kapalı. Dumana karşı da hassasım. Gece çadırı saran dumandan etkilenmemek için çadırın kapısını açarak yatıyorum. Zehirlenmemek için de burnumu ve ağzımı kapatarak uyuyorum. Bu sefer de soğuk oluyor. Soğuktan korunmamız da gerek. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Kamptaki herkes hasta oldu." şeklinde konuştu. 
ASTANA ANLAŞMALARI VE SOÇİ MUTABAKATINA UYMADILAR
Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib ili neredeyse iç savaşın başından bu yana muhaliflerin ve rejim karşıtı silahlı grupların kalesi niteliğinde bulunuyor. İç göçle, nüfusu 4 milyona ulaşan İdlib'in merkezi, 2015'te muhaliflerin kontrolüne geçti. İdlib, rejimin en yoğun hedef aldığı bölgelerin başında geliyor.
Türkiye, Rusya ve İran’ın katıldığı, 4-5 Mayıs 2017'deki Astana toplantısında, İdlib ili ve komşu illerin (Lazkiye, Hama ve Halep vilayetleri) bazı bölgeleri, Humus ilinin kuzeyi, başkent Şam'daki Doğu Guta ile ülkenin güney bölgeleri (Dera ve Kuneytra vilayetleri) olmak üzere 4 gerginliği azaltma bölgesi oluşturuldu. 
Ancak rejim ve İran destekli teröristler, ateşkes ilan edilerek durumun muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığı 4 bölgeden İdlib dışında kalanları, Rusya’nın hava desteği sayesinde ele geçirdi. Saldırılardan kaçan yüz binlerce sivil, kuzeyde Türkiye sınırına yakın kesimlere göç etti.
Rusya’nın, Türkiye’yle 17 Eylül 2018’de vardığı Soçi mutabakatından bir süre sonra da saldırılar devam etti. İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi'ni hedef alan Rusya, rejim ve İran destekli teröristler, yalnızca 2019 başından bu yana Türkiye sınırı yakınlarına, yaklaşık 1 milyon 300 bin sivilin göç etmesine sebep oldu. Bombardımanlarda bin 600'den fazla sivil can verdi.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER