Metin Yıldırım: Tek çözüm, kısırlaştırma

Metin Yıldırım: Tek çözüm, kısırlaştırma

Kimsesiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (KİHAYKO) Başkanı Metin Yıldırım, Gazette’ye konuştu. Artan sokak hayvanları nüfusunun önüne kısırlaştırmayla geçilebileceğini belirten Yıldırım, “Türkiye genelinde ciddi bir kısırlaştırma çalışması başlatılsa, bir yılda sokak hayvanı sorunu kalmaz. Bu işin tek çözümü kısırlaştırma. Başka yolu yok” dedi.


İşte KİHAYKO Başkanı Metin Yıldırım ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj;

Adana’da son zamanlarda sokak hayvanlarıyla ilgili ciddi problemler var ve bu problemler üst seviyelere tırmandı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Aslında resmi kurumlar bile bunun farkında. Valimiz Sayın Mahmut Demirtaş da bizimle yaptığı istişare toplantısında, bu sıkıntıların nasıl giderileceği konusunda STK’ların görüşlerine başvurdu. Biz o zaman çözüm noktasının kısırlaştırma olduğunu söyledik. Çünkü kısırlaştırma olmadan bu hayvanların popülasyonunun önüne geçilmesi, insanlara vereceği zarar ve tehlikenin önüne geçilmesi mümkün değil. Biz hayvan hakları savunucusu olmamıza rağmen, şunun farkındayız; Sokak hayvanlarının beslenmesi, kısırlaştırılması, tedavisi 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre belediyelerin yükümlülüğünde. Fakat belediyeler bu asli görevlerini yerine getirmediği için sürekli çoğalan bir popülasyon var. Bugün Adana’nın merkezinde ve ilçelerinde hızla çoğalan hayvan nüfusunun neticesinde, insanlar özellikle akşamları sokağa çıkamıyorlar. Yani akşamları gezmek bile insanlar için bir tehlike arz etmeye başladı. Basında da çıkan sokak hayvanlarının insanlara saldırdığı konusunda pek çok haber var. Bu ciddi bir tehlike aslında.

Bu konuda belediyelerin herhangi bir çalışması var mı?

Yaklaşık 6 ay önce Valimiz Sayın Mahmut Demirtaş, Büyükşehir Belediyesi dahil tüm belediye başkanlarına brifing verdi. Acilen tüm belediyelerin kısırlaştırma merkezlerini kurarak, bu işi çözmesi yönünde talimat verdi ve o toplantıda bir karar alındı. Bu kararın altında tüm belediye başkanlarının ve STK’ların imzası vardı. Fakat aradan geçen bunca zamana rağmen bu konuda duyarlılık gösteren bir tek Seyhan Belediyesi oldu ve Seyhan Belediyesi şu an kedi kısırlaştırma merkezi açtı. Gerçekten de bu konuda çok ciddi çalışmalar yapılmaya başlandı. Sarıçam Belediye Başkanı Sayın Bilal Uludağ’la yaptığımız görüşmede de, Sarıçam Belediyesi olarak Şubat ayında kuracaklarını söyledi. Bu işin çözümü bu şekilde olacak. Yani Adana’daki tüm ilçe belediyeleri bu merkezleri kurup, kısırlaştırarak ve rehabilite ederek hayvan nüfusunun önüne geçmelidir. Aksi takdirde önümüzdeki süreçte daha tehlikeli sorunların ortaya çıkacağını düşünüyorum.

Yani bugüne kadar kısırlaştırılma yapılmıyor muydu?

Yapılıyordu ama cüzi kısırlaştırma yapılıyordu. Adana Büyükşehir Belediyesi’nin devasa bir bütçesi var. Günde ortalama 8-10 tane kısırlaştırma yapılıyor. Yani bu tür çalışmalarda belediye bünyesinde çalışan bir veteriner hekimin tek başına yapacağı kısırlaştırma sayısı 20’dir. 5 tane veteriner hekim çalışsa günde 100 tane kısırlaştırma yapar. 13-14 tane belediyeyi baz aldığımız zaman günde 1000’den fazla kısırlaştırma yapılır. Çalışmanın sistematik olması gerekiyor yani.

Devletin de kısırlaştırma konusunda hem maddi hem de manevi destek verdiğini düşünürsek, belediyeler neden bu konuda hala imtina ediyor?

Tarım Orman ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 2019 yılı takvimine göre, kısırlaştırma başına belediyelere verdiği para 60 TL. Bir kısırlaştırmanın belediyeye maliyeti en fazla 30 TL’dir. Ama genel olarak belediyeler kısırlaştırmak yerine, hayvanları ya dağ başlarına atıyor ya da diğer ilçe belediyelerinin sınırları içerisine atıyor.

O zaman belediyeler devletten kısırlaştırma parası alamıyor?

Alamıyorlar. Elbette devletimiz her şeyi uygun bir şekilde tasarlar. Belediyelere kısırlaştırma konusunda sistemlerini kurma talimatı veriyor. Devletin sistemi kurulduğu zaman takmaları için çip de veriliyor. Her kısırlaşan hayvanın çipi takılarak, fotoğrafı çekilerek sisteme giriliyor. O şekilde ne kadar kısırlaştırılma yapılmışsa Tarım Orman ve Hayvancılık Bakanlığı sistemden görüyor ve ay sonunda parayı belediyenin hesabına aktarıyor.

O zaman önce o altyapının hazırlanması lazım. Bunun için bir ünite kurulması lazım. Peki, o ünite için devletin bir katkısı var mı?

Devletin katkısına gerek yok. 60 bin TL ile çok güzel bir kısırlaştırma merkezi kurulabilir. Belediyelerimizin bütçelerine bakarsak, 60 bin TL cüzi bir miktar. İlçe belediyeleri dahil 2-3 tane kısırlaştırma merkezi kurabilir.

Eğer kısırlaştırma yapılmazsa popülasyon çok artacak. Belediye yetkilileri birkaç yıl sonra oluşacak olan tehlikenin farkında değiller mi?

Genel olarak belediye yetkilileri yaşadığı ilin, ilçenin sorunlarını çözmek isterse zaten sıkı bir çalışmayla bu sorun da çok rahat çözülür. Türkiye genelinde maalesef sokak hayvanlarıyla ilgili ciddi bir çalışma yapılmıyor. Yapılan çalışmalar toplumun gözünü boyamak veya hayvanseverlerin tepkilerini pasivize edip alt seviyeye çekmek için bazı göstermelik çalışmalar yapılıyor. Ama çözüme yönelik yapılan bir çalışma yok.

Belediyeler devasa hayvan barınakları yapıyor ama maliyeti 60 bin TL olan kısırlaştırma üniteleri yapmıyor. Burada bir çelişki yok mu? Daha fazla kısırlaştırma üniteleri yapmak ve bu işi bir yerde durdurmak maddi açıdan daha ekonomik değil mi?

Aslında Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı mantıklı. Çünkü daha önce yapılan ve hala faaliyette olan Adana Büyükşehir Barınağı’nın altyapısı tamamen çökmüş durumda. Orada bırakın sağlıklı bir kısırlaştırma çalışmasını, hayvanların barınması bile mümkün değil. Düşünün bir cihaz bile kuramıyorsunuz. Çünkü elektrikle ilgili altyapı sorunları var. Anında sigortalar atabiliyor. Yani ciddi bir şekilde kısırlaştırma yapılacak ortam yok orada. O yüzden böyle bir modern yere geçildiği zaman artık Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda bir bahane üretmesi mümkün değil. O zaman gerçekten günde yüzlerce kısırlaştırma yapması gerekir. Düşünün Tufanbeyli ile Adana arasında 4-5 saatlik bir mesafe var. Adana’nın en uç ilçelerinden birisi. Kar yağdığı zaman ulaşım bile yapılamayan bir ilçe. Oradaki belediyenin kendisi kısırlaştırma merkezi kurmazsa, hayvanlar yaralandığı zaman veya hastalandığı zaman ufak çaplı da olsa bakabilecekleri bir yer olmazsa sıkıntı bunlar. O yüzden Mahmut Bey’in talimatı, tüm ilçe belediyeleri ufak çaplı da olsa kısırlaştırma merkezleri kuracaklar. Tabi, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin devasa bir bütçesi olduğu için böyle bir barınağı kurması mecburidir. Çünkü şu anda 2 bin tane hayvanın kaldığı, altyapısı çökmüş barınak perişan durumda. Yeni yapılacak devasa barınağın da nitelikli ve çok sayıda personele ihtiyacı var. Yani iş sadece o barınağı yapmakla bitmiyor. Şu an kullanılan barınakta 15 civarı bakıcı var, yeni yapılacak barınakta en az 150 bakıcı olması lazım. Yeni yapılan barınak çok güzel ama çok sayıda personel istihdam edilmezse çok büyük bir hüsranla karşılaşacağız.

Peki, Adana’da kaç tane sokak hayvanı vardır?

Tüm Adana’da yaklaşık 50 bin civarında vardır diye düşünüyorum. 1 yıllık sıkı bir çalışma ile bu işin önüne geçilebilir.

Son zamanlarda hayvanlara yönelik yapılan şiddet de arttı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Aslında her zaman vardı ama sosyal medya bu kadar etkin değildi. Artık insanlar sosyal medyayı çok etkin kullanıyor. Kastamonu’da, Erzurum’da, Elazığ’da, Adana’da veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir hayvan hakkı ihlali olduğu zaman veya hayvana şiddet olduğu zaman, bir anda sosyal medya kanallarıyla birlikte yüzbinlerce insan bu paylaşımları yapıyor. Eskiden bu kadar aktif kullanılmıyordu sosyal medya. Yoksa her zaman vardı hayvana yönelik şiddet, kötü muamele. Ama son zamanlarda toplumda hassasiyet yaratan konulardan biri oldu. Devlet erkânı bile yeni yasa çıkarıyor. Yapılan komisyonlarda tüm siyasi partilerin temsilcileri aynı görüşte. Hayvana yapılan şiddet ve kötü muameleye kesinlikle hapis cezası gelmesi lazım ki, önümüzdeki zaman içerisinde çıkacaktır düşünüyorum. Ama bence bu yasa da bu işi çözmez. Çünkü öncelikle popülasyonun önüne geçmek lazım.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Türkiye genelinde tüm belediyeler hayvan hakları konusunda ellerini taşın altına koysa, ciddi bir kısırlaştırma çalışması başlatılsa, inanın bir yılda sokak hayvanı sorunu kalmaz. Bu işin tek çözümü kısırlaştırma. Başka bir yolu yok.


 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER