Büyükşehir’den sağlık konferansı

Büyükşehir’den sağlık konferansı

Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, Prof. Dr. Mesut Demir’in konuşmacı olduğu “Kalp Damar Hastalıkları” adlı konferans düzenledi. Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda gerçekleşen toplantıya, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Dr. Rıza Mete ve birçok vatandaş katıldı. 

Açılış Konuşmasını yapan Dr. Mete, “Birbirimizi ne kadar çok seversek birbirimizi ne kadar çok sayarsak birbirimizi ne kadar çok şımartırsak ben o ölçüde insanız diye bakarım. Çünkü insanın dışında diğer şeyler biraz daha içgüdüseldir, yaşamsaldır ama insanın bu duygu, aşk sevgi tarafı bir başkadır. Bunların yanında bizi şairleştiren, bize şiir yazdıran, bizi bir erkeğin ya da bir kadının arkasına koşturan, kalbin sol tarafıdır. Kalp, beyinden emir almaksızın kendi elektriğini kendisi üreten, kendi derdini kendisi çözen bir organdır. Aslında hiç kimseye ihtiyacı yoktur. Hızlanabilir yavaşlayabilir ama yine de kendisi elektriğini üretebilir. Ben bugün hocamıza vereceği bilgilerden dolayı huzurunuzda Adana Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Sağlık ve sosyal Hizmetler Daire başkanı olarak teşekkür ediyorum. Sağlık günleri kapsamında düzenlediğimiz bu konferanslarda katılımın yüksek olmasını temmeni ediyor ve bir sonraki toplantılada görüşmek üzere” dedi. 
“BU ORANLAR GİTTİKÇE AZALIYOR”
Dünyada görülen ölümlerin birçoğunun kalp ve damar hastalıklarından ötürü olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, “Felçlik de bir damar hastalığı. Beynin damarlarını kan gitmemiş ve ya tıkanmış oluyor. Amerika ve Türkiye’de insanlar en fazla kalp damar hastalıklarından dolayı hayatını kaybediyor. Hasta kalp krizi geçirdiği zaman yüzde 25’ini kriz anında yüzde 25 gibi bir kısmını da yolda kaybediyoruz. Bize ulaşabilen hasta oranı yüzde 50. Tedavilerin artması, insanların bilinçlenmesiyle bu oranlar gittikçe azalıyor. Ölüm riski de gittikçe aşağıya iniyor. Risk faktörleri her hastalık da olduğu gibi Kalp Damar hastalıklarında da var. Yaş, genetik, sigara, kolestrol, alkol, kilo ve az fiziksel aktivite önemli birer risk faktörüdür. Genetik faktörü, ailede varsa diğer aile fertlerinde görünüyor. Sigara faktörünü değiştirebilir, yok edebiliriz” diye konuştu. 
“TEDAVİYİ SÜREÇ GÖSTERİYOR”
Demir, “Ülkemizde her üç kişiden birisinde hipertansiyon var. Birçok kişi kendisinde hipertansiyon olduğunu bilmiyor. Hiper tansiyonda Hastanın en fazla şikâyetçi olduğu konu şikayatenin olmaması. Diğer şikayetleri baş ağrısıdır. Hipertansyonu olan hastalarımız ne yapmalı? Kilo kaybı çok önemli. Kilonuzu düşürerek neredeyse ilaçla yapabileceklerinizi başarabiliyorsunuz. Kilo kaybı sonunda ilaç azaltılabilir hatta ilaç verilmeyebilir. Tabii bunu da süreç gösterir. Tuz kısıtlaması çok önemli. Hem kalp yetmezliği olanlar da hem de hipertansiyonu olanlarda tuz kullanımında sıkıntılar olabiliyor. Günlük kullanılması gereken tuz miktarı 6 gramdır. Bu da bir tatlı kaşığına denk gelmektedir. Ülkemizde en fazla tuzu ekmekten alıyoruz.   Fiziksel aktivite de çok önemli. Haftada en az üç dört defa yarım saat olmak üzere hızlı tempoda yürünülmesi gerekmektedir. Alkolü de muhakkak azaltmak gerekmektedir. Sigara damarlarda büzülme yapıyor ve kan basncını arttırıyor. Hertürlü negatif etkiyi sigarada bulabilirsiniz kalp damar hastalıkları içinde hipertansiyon için de geçerli” şeklinde konuştu. 
Konferans katılımcıların sorularının cevaplandırmasıyla son buldu. 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER