Çöpe Atılan Sevilla Haritası - ADEM AKOL

4 Aralık 2019 Çarşamba 18:51

İspanya’nın güneybatı kesiminde Endülüs özerk bölgesinin merkezi ve en büyük şehridir Sevilla... Flamenko kültürünün anayurdu olarak bilinir... 1500’lü yılların başında kurulmuş, bugün 65 bin öğrenciye eğitim veren ülkenin en önemli üniversitesi de buradadır.

Aç gözlü Yunanistan, bir zamanlar Türkiye’den arakladığı irili ufaklı adaları bahane ederek Sevilla üniversitesine bir Münhaır Ekonomik Bölge (MEB) haritası hazırlattırır... Harita, Avrupa Birliği tarafından da destek görür... Buna göre, 1600 kilometre ile Akdeniz’deki en uzun kıyıya sahip Türkiye’ye, MEB olarak sadece Antalya körfezi brakılır; Yunanistan ise neredeyse Akdenizin büyük bir kısmında söz sahibi olarak gösterilir haritada.

1982 yılında hazırlanıp 1994 tarihinde yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre bir ülkenin kıyı şeridinden 12 deniz mili açığına kadar olan kısım, o ülkenin kendi karasuları olarak kabul edilir... Bu bölgedeki bütün haklar, o ülkeye aittir... 12 milden sonraki 188 mil genişliğindeki kıyı şeridi boyunca uzanan alan ise, Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) olarak adlandırılır ve bu bölgedeki su tabakası ile deniz yatağının altındaki zenginlikler tamamen o ülkenin kullanımına verilmiştir... Eğer bu 188 mil, karşı anakaradaki bir ülkenin 188 mili ile çakışır ise; söz konusu ülkeler bir araya gelip müzakerelerle MEB sınırlarını belirleme hakkına sahiptirler.

Türkiye ile Libya; aralarındaki MEB sınırını çizmek için Kaddafi dönemine denk gelen 2010 yılında görüşmelere başlar... Ancak ne yazık ki aradan bir kaç ay geçmeden, Libya’da dış güçlerin desteği ile başlatılan iç savaş nedeni ile çalışmalar rafa kaldırılmak zorunda kalınır...

Uzun bir çatışma ve istikrarsız döneme girer Libya... Kaddafi öldürülür, ülke farklı güçlerin kontrolünde parçalanmanın eşiğine gelir... CIA’nın adamı, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’dan inanılmaz yardım alan General Hafter ülkeyi tek başına yönetmeye soyunur, ancak başaramaz... Hafter’in karşısında ise Türkiye’nin desteklediği ve Birleşmiş Milletler tarafından tanınan bir Ulusal Mutabakat Hükümeti kurulur...

Bunun üzerine 2011 yılında rafa kaldırılan Türkiye ve Libya arasındaki MEB dosyası yeniden değerlendirmeye alınır ve geçtiğimiz günlerde sonuçlandırılıp iki ülke tarafından imzalanır... Türkiye ve Libya arasında imzalanan bu mutabakat, Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edildikten sonra uluslararası geçerlilik kazanacak.

Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat, bölgedeki tüm dengeleri değiştirecek niteliğe sahiptir... Bununla Yunanistan, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in; Türkiye aleyhine Libya ile bir yetki sınırlandırma anlaşması yapmasının da önüne geçilmiş oldu.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye Enerji Ekonomisi Derneği ve Ortadoğu teknik Üniversitesi organizasyonuyla düzenlenen ‘Birinci Doğu Akdeniz Uluslararası Enerji Sempozyumu’nda gündeme gelen Türkiye ile KKTC arasında doğalgaz boru hattı döşenmesi fikri ve ayni günlerde imzalanan Türkiye-Libya MEB mutabakatı, Doğu Akdeniz jeopolitiğini köklü bir şekilde değiştirebilecek bir hamle olarak gündeme damgasını vurdu.

Türkiye ve Libya arasındaki mutabakat; Yunanistan, Mısır, İsrail ve Güney Kıbrıs’ı oldukça rahatsız eder... Mutabakat onaylandıktan sonra, Sevilla haritasına göre; Yunanistan’ın fazladan hükmetmeye çalıştığı 100 bin kilometre kare üzerinde bir deniz alanının kullanım hakkı Türkiye’ye geçmiş olacak... Bunun ötesinde, geçtiğimiz yıl ortalarında; Mısır, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de çıkacak petrol ve doğal gazın Avrupaya taşınması için hazırladıkları proje de tehlikeye girmiş oluyor... East-Med adı verilen bu proje ile; Güney Kıbrıs’tan başlayıp, Girit ve Mora Yarımadası üzerinden, Avrupa’ya 2 bin kilometrelik boru döşenmesi planlanıyor...

Libya’nın doğu kıyılarından başlayıp Antalya körfezinin batısında kalan kıyı şeridine kadar uzanan, takriben 250 kilometre genişliğindeki deniz şeridinin kullanım hakkı tamamen Libya ve Türkiye’ye ait olacağından, Güney Kıbrıs’tan Girit adasına planlanan boru hattı, bu şeritten geçerken Türkiye’nin onayı gerekli olacaktır.

Yunanistan’ın Sevilla haritasının çöpe atılmasının ardından, Doğu Akdeniz’deki enerji savaşları yeni başlıyor... Ve zaman, Türkiye ile KKTC’nin lehine akıyor...

Günün Sözü

Nefis ve beden, tamah ve bencillikten ibarettir. Bunlar ise alçaklık ve küçüklükten başka bir şey değildir. Bunların açgözlülük ve bencillik illetlerinin, en güçlü ilacı sevgidir.

Hz. Mevlana

  

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI