Konut Piyasasında Son Durum... - ADEM AKOL

22 Kasım 2019 Cuma 09:35

Dünyanın pek çok ekonomisinde, özellikle gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi; Türkiye’de de inşaat sektörü, genel ekonomi açısından bir öncü gösterge olmanın yanında, büyümenin itici gücünü oluşturma özelliğini de taşıyor...

İnşaat sektörü tek başına, 170’ten fazla sektörü doğrudan veya dolaylı olarak etkiliyor... Bundan dolayıdır ki bir ülkenin genel ekonomisi, inşaat sektöründeki ivmelenme veya yavaşlamanın doğrudan etkisi altındadır... Diğer bir anlatımla, inşaat sektörünün durağanlaşmasının ardından ekonomide gerileme başlar; ivme kazanmasının ardından ise ekonomi canlanır, gelişime kaydeder...

2003 ile 2007 yılları arasında Türkiye’deki inşaat sektörünün hızla artış göstermesi sonucunda yüzde 7’nin üzerinde bir ekonomik büyüme yakalanmıştı... Küresel krizin yaşandığı 2008 ile 2009 yıllarında inşaat sektörünün sert bir şekilde küçülmesi, ülke ekonomisinin büyüme hızını eksili rakamlara çekmişti...

2010 yılında yeniden başlayan hareketlenme, ülkenin ekonomik büyümesine büyük katkı sağlarken; 2018 yılında, ABD’nin Türkiye’ye yönelik başlattığı yıpratma faaliyetleri, inşaat sektörünün en durağan dönemlerinden birisini yaşıyor olmasına neden olur...

2019 yılının ilk 9 ayının konut istatistiklerini yayınladı Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK, geçtiğimiz günlerde... Rakamlar arasına sıkışan çok önemli bir ikaz vardı Türkiye’nin konut sektörüne yönelik...

TÜİK’in derlediği rakamlara göre; 2019 yılının ilk 9 ayında, bir önceki döneme kıyasla inşaat ruhsatı alan bina sayısı yüzde 57 azalırken, daire sayısı yüzde 64 azalmış...

Halbuki ayni dönemde yapı kullanma izin belgesi alan bina sayısı yüzde 21 azalırken, daire sayısında yüzde 12 artış olmuş...

İnşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi ile ilgili bu rakamlar bize; 2018 ortalarında yaşanan krize kadar, konut sektörü daha ziyade dar ve orta gelirli vatandaşa yönelik üretim yaparken; bu tarihten sonra daha büyük ve daha lüks konut üretimine yöneliyor...

Bunun anlamı şu: Bir-buçuk yıldan bu yana dar ve orta gelirli vatandaş konut satın alamıyor... Yahut da, dar ve orta gelirli vatandaşın kazancı; ancak kendisinin ve ailesinin hayati gereksinimlerini karşılayabilecek düzeye inmiş... Konut alımı için birikim yapamıyorlar...

Öte yandan, geliri yüksek olan vatandaşlar normal hayatlarına devam ederken, üretilen lüks konutların da sahibi oluyorlar...

Bu durumu Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti de farketmiş olacak ki, geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, dar gelirlilere müjde verir... “20 yıl vadeyle, tarihin en düşük faiz oranıyla düşük gelir grubunu ev sahibi yapacak finansal altyapıyı hazırladık” der...

Verilen müjde; evsiz aileleri konut sahibi yapabilecek niteliktedir... Ancak, bunun altının doldurulup, detaylar somut olarak açıklanmalı ve bir an önce icraata başlanmalıdır... Kriterler çok iyi belirlenip hakikaten ihtiyacı olan aileler, titizlikle tesbit edilmelidir...

Yoksa, Toki konut satışlarının bazılarında rastlanan usulsüzlük ve adaletsizlikler burada da yaşanır ve esas amaç hedefine ulaşmaz... Ev sahibi vatandaşın ikinci bir evi daha olurken, gerçek evsizler; anne-baba konutunun bir odasında balık istifi gibi yaşamaya devam eder...Yahut da 2002 yılında Türkiye’deki hane sayısının yüzde 19’u kiracı olurken, bugün yüzde 29’a yükselen bu rakam, hızla artmaya devam eder...

Dünyanın sayılı ekonomileri arasına girmeyi hedefleyen Türkiye’nin öncelikle bu sorunu çözmesi gerekmektedir... Ekonomiyi büyütecek eller, rahat uyku uyumadan bu mümkün olamaz çünkü...

Günün Sözü

Hareketsizlik şüphe ve korkuyu besler, hareket ise güven ve cesareti... Korkunuzu yenmek istiyorsanız, evde oturup onu düşünmeyin, dışarıya çıkıp meşgul olun.

Dale Harbison Carnegie, kişisel gelişim uzmanı ve ünlü bir yazardır. Motivasyon aşılayıcı bu sözü ile; hemen bugün bir hareket başlatın ve akabinde sizi nasıl ileriye götürdüğünü gözlemleyin diyor Dale Harbison.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI