Televizyon Dizilerinin Getirdikleri ve Götürdükleri... - ADEM AKOL

25 Kasım 2019 Pazartesi 08:58

İnsanları televizyon ekranına kilitleyen en güçlü programlar dizilerdir şüphesiz... Özellikle orta yaş ve üzeri, bayan ağırlıklı izleyicisi oldukça çoktur bazı dizilerin... Deyim yerindeyse resmen ekrana kilitleniyor birçok insan hemen hemen her gece... Gözünü kırpmadan, çevresinde olanları umursamadan, pür dikkat izler ekranı...

“Silah icat edildi, mertlik bozuldu” der atalarımız... ‘Ekran’ icat edildi, muhabbet bozuldu, dostluklar bozuldu... İnsanlar kendi yakınlarındakileri bile tanımaz oldu, bilmez oldu...

Ekrana bağımlılık, kişisel gelişimin engeli oldu; kitap okuma alışkanlığını azalttı; insanları 4 duvar arasına hapsetti, gerçeklerden uzaklaştırdı onları; seviyesiz kültürlerin etkisinde bıraktı...

Ekrana bağımlılık, tembelleştirdi insanları; kiloların artmasına neden oldu; sağlıklarını bozdu... Çocuklarda dikkat bozukluğuna neden oldu; agresifleşti çocuklar...

Ekrana bağımlılık, zamanın heba edilmesine neden oldu; iş gücü kaybını artırdı... Sürekli yayınlanan olumsuz haberlerle ruh sağlığı bozuldu insanların... Şiddet ve olumsuz içerikli yayınlar, çocukların hem ruhsal hem de fiziksel gelişimlerini tepe taklak etti...

Ekrana bağımlılık, yayınlanan lüks hayatlar ve reklamların etkisi altına aldı birçok insanı; israf ve bütçesinin üzerinde lüks harcamalar yapmasını tetikledi...

Güzel etkileri de oldu televizyon ekranlarının muhakkak... İyi bir zaman geçirme aracı oldu... Dünyayı tanımamıza vesile oldu... Eğitici programlar, çocukların eğitimlerine katkı oldu... Kültürün yaygınlaştırılmasının en etkili yolu oldu... Toplumdaki yeteneklerin önünü açtı...

1974 yılında yayınlanan Türkiye’nin ilk dizisi Kaynanalar’ı 50’li yaşlarda olanlar çok iyi hatırlayacaklar... Tam 30 yıl, büyük bir beğeni ile izlenmişti bu dizi...

Kaynanalar’ın dışında elle tutulur fazla yerli dizi üretilmedi uzun yıllar... Pembe Meksika dizilerinin esiri olmuştu Türk insanı o yıllarda... Sonra da ‘kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan’ Amerikan dizilerinin tutsağı...

1990’lı yılların sonlarına doğru kaliteli diziler üretilmeye başlanır... 2000’li yıllarda üretilenlerdeki kalite dünyadaki birçok ülkenin ilgisini çeker...

Bugün Türk dizileri, Kuzey Afrika’dan Çin’e kadar; 75 ülkede 400 milyon izleyiciyle buluşuyor... Afganistan, Pakistan, Rusya, Ukrayna, Slovakya, Suudi Arabistan, Mısır gibi ülkelerde Türk dizilerine olan bağımlılık had safhada...

O kadar ki, son yıllarda Türk yapımı filimlerin aranırlılığı; Hindistan’ın Bollywood’unu da geride brakarak, Hollywood’tan sonra dünyada 2. sıraya oturdu...

Türk dizilerinin yayınlandığı ülkelerde Türkiye’nin tanınırlığı hızla artıyor... Dizilerin etkisi altında kalan birçok insan Türkiye’ye gelmek için can atıyor...

Türk dizileri yurt dışına satılmaya başladıktan sonra o ülkelerden Türkiye’ye tatile gelen turist sayısında bir kaç kat artış olmuş... Bu çok olumlu bir gelişme...

Ancak bunu sürekli hale getirebilmek için daha kaliteli üretim yapmak zorundayız... Çünkü aynen bizde olduğu gibi, bir zamanlar dizi ithal eden Türkiye; nasıl ki bugün kendi dizilerini üretiyorsa, o ülkeler de bir gün gelecek kendi öz filmlerini izlemeyi tercih edecekler...

Dünya piyasasında Hollywood gibi kalıcı olmak istiyorsak, en az onlar kadar kaliteli filmler üretmek zorundayız... Kanallarda sırf rekabet yapabilmek için dizi enflasyonu yaratmak yerine, daha az sayıda ancak çok daha yüksek kalitede prodüksiyonlara imza atmak şarttır...

Ülkemize büyük bir döviz girişinin yolunu açan Türk film sektörüne, dünya kapılarını basit hesaplar uğruna kapatmayalım...

Hem, kaliteli ürünler; Türk izleyicisinin beynini boş şeylerle doldurmak yerine, onların güzel vakit geçirirken, bir şeyler de öğrenmelerine yardımcı olacaktır.

Günün Sözü

Onları kovalama cesaretimiz varsa, tüm rüyalarımız gerçekleşebilir.

Disneyland’ın mucidi ünlü isim Walt Disney’in yarattıklarına bakarak bu sözün anlamındaki derinliği hepimiz keşfedebiliriz... Onun gerçekleştirdiği rüyanın büyüklüğüne sahip olamayız belki ama hepimizin küçük de olsa bir rüyası vardır ve bunu hayata geçirebilecek tek kişi biziz.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI