Hekim Hakları - AV. MELİS ATICI ÖZKAYA

12 Kasım 2019 Salı 09:22

Bugünkü yazımızda son zamanlarda sıklıkla yalnızca meslekleri sebebiyle ölüm ve yaralanma tehlikesiyle karşı karşıya olan hekimler konumuzu oluşturmaktadır. Hastalar, hasta olmaları hasta hakları yönetmeliğinde görüleceği üzere çok sayıda haklara sahipken, sağlık hizmetinin diğer tarafını oluşturan hekimler de en az hastalar kadar haklara sahiplerdir. Hastaların hak ve yükümlülükleri olduğu kadar, hekimlerinde hak ve yükümlülüklerinin olduğu göz ardı edilmemelidir. Gerek hekimlerin “insan” olması sebebiyle gerekse kendi mesleklerini yüksek onur ve şerefle yerine getiren vatandaş olmaları sebebiyle haklarına saygı duyulması gerekmektedir.

Başlıca hekim hakları; öncelikli olarak yaşama hakkı, mesleği sebebiyle Çağdaş bilimsel tıp olanaklarını uygulama hakkı, mesleğini uygularken etik ilkelere bağlı olma hakkı, hekimin baskı altında olmadan mesleğini uygulama hakkı, Hekimin kendi değerlerine ters düşen durumlardan kaçınma hakkı, Hekimin sağlığını koruma hakkı, Hekimin yeterli bir gelir düzeyi talep etme hakkı, Hekimin hastayı reddetme hakkı, Hekimin yönetsel süreçlere katılma hakkı, Hekimin danışma hakkı, İyileşme garantisi vermeme hakkı, Yeterli zaman ayırma hakkı, cezalandırmama eylemelerinde bulunmama hakkı, iyileşme garantisi vermeme hakkı, yönetimsel kararlara katılma hakkı, modern teknoloji ve bilimi kullanma hakkı olarak sıralanabilir.

Hekimlerin hakları yalnız hastalar tarafından ihlal edilmemektedir. Bu ihlallere yol açan en önemli kişiler hastalar, hasta yakınları, kendi meslektaşları hatta ve hatta devlet olduğu bile düşünülebilir. Her ne kadar hekimlik toplumun en saygın ve onurlu meslekler arasında sayılsa bile yeri geldiğinde çalışma koşulları olarak bir o kadar da yorucu ve yıpratıcı meslekler arasında saymak mümkündür. Uzun süreli çalışma saatleri, bir günde çok sayıda insan muayene etmeleri, doğru düzgün uyumaya hatta dinlenmeye dahi fırsat bulmaksızın çalışmaları… Bu gibi zor şartların altında yeri geliyor ki halen belli başlı bölgelerde hekimlerin çalıştığı yerlerin, çalışma koşullarının son derece kötü olması da mesleğin zorlukları arasında değerlendirilmektedir. Özellikle doğu bölgelerde ve de büyükşehirlerde bir hekim başına düşen hasta sayısı oldukça fazladır. Gün içerisinde çok farklı tanıyla ve çok farklı insanla çalıştıkları ortadadır. Aynı şekilde insanın olduğu yerlerde farklı insan psikolojisinin de olduğu bölgeler mevcuttur. Bu durum hekimlerin çalışma şartlarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Hekimlerin çalışma şartları daha çok yükseltildiği takdir de bir hekimden daha çok performans alınacağı açıktır.

Tüm bu çalışma şartlarındaki zorlukların yanı sıra hasta, hasta yakınlarının da şiddet eylemlere maruz kalmaktadır hekimler. Günlerce sıcak yataklarında uyuyamayan, yalnızca insan sağlığının önemini düşünün bu meslek mensuplarına karşı şiddet eylemeleri ve bu eylemler neticesinde ölüm ve yaralanma vakıaları azımsanmayacak derecede fazladır. Bu gibi eylemlerin önüne geçmek maksadıyla hekimlerin de en az hastalar kadar insan olduklarını unutulmaması gerekmektedir.

Bir hasta, yapılan tetkikler neticesinde eski sağlığına kavuşamayabileceği gibi belki de hastanın eskisinden daha iyi olabilmesi de mümkündür. Hekim tıp fakültesinde öğrendikleri bilgileri deneyimleriyle hastada uygular ve uygulanan yöntemin farklı hastalarda farklı sonuçlar oluşturabileceği unutulmaması gerekmektedir. Olumsuz bir vakıa durumunda hekimi suçlamak yerine hastadan kaynaklı, hasta psikolojisinde kaynaklı, imkansızlıklardan kaynaklı sıkıntılar sebebiyle olumsuz durumlar ortaya çakabileceği unutulmaması gerekmektedir.

Hekimlere, yalnızca onurlu bir mesleği eda etmeleri sebebiyle değil de insan olmaları sebebiyle değer verilmelidir. Her insan gibi hekiminde anayasadan kaynaklı olarak yaşama hakkı bulunmaktadır. Ve bu söz konusu hak hiçbir durumda kanunla dahi engellenemeyecektir. Yaşama hakkının yanında maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. En temel haklar olarak yaşama hakkını belirtmiş olsak da anayasa da belirtilmiş olan tüm haklara sahiptirler. Bu sebeple herhangi bir hakların ihlal edildiği takdirde ihlal edenler hakkında cezai soruşturma başlatılacağı açıktır.

Son zamanlarda haber bültenleri sıkça meşgul eden temel konu hekimler saldırı ve bu saldırı sonucunda hekimlerin yaralanması hatta hekimlerin ölümüne sebeple olan olayların yaşanması meşgul etmektedir. Acil polikliniğinde çalışan bir hekimin gerek psikolojik gerekse fiziksel olarak şiddet uygulandığı geçtiğimiz günlerde gündemdeydi. Aile hekiminin, ilaç yazamaması sebebiyle aile hekimini fiziksel şiddet uygulaması ve de kendi meslektaşının, hekimi öldürmesi sebebiyle hekime karşı şiddet ve bunun sonucunda yaralanma ve ölüm olayları son derece artmıştır.

Toplum sağlığı için yer gelip kendilerinden daha çok insanları düşünen bu meslek grubunun haklarına en azından asgari saygı gösterilmesi gerekmektedir. Hekimlerinde insan olduğu unutulmayıp onlarında belli başlı haklara sahip olduklarını, hekim olmaları şiddet uygulanabileceğini göstermemektedir. Her türlü fiziksel, psikolojik şiddet neticesinde uygulayan kişiler hakkında cezai soruşturma başlatılacağı, hatta soruşturma neticesinde kamu görevi yapmaları sebebiyle de ek olarak arttırılmış ceza alınacağı unutulmaması gerekmektedir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI