İnsan Nedir? - BARIŞ SANIGÖK

30 Kasım 2019 Cumartesi 01:19

Bir gün Hz. Muhammed;(s.a.â) ashabı ile otururken birisi şöyle bir şey sorar?

Ey Allah'ın Rasulü (s.a.â), bize insan deniyor. İnsan nedir?

Hz. Muhammed (s.a.â) buyurdu ki:

İnsanlar dört çeşittir. İnsan, yarım insan, hayvan ve şeytan.

Derler ki, bunları bize açar mısın, Peygamber Hz. Muhammed (s.a.â) evet dedi.

İnsan, yarım İnsan, hayvan ve şeytan.

Ey Allah'ın Rasulü Sana ve Ehl-i Beyt'ine salât ve selam olsun. Bunları da bize açar mısın? Hz. Muhammed (s.a.â) evet dedi.

1-İnsan: Hakkı ve hakikati araştırır, haklıyı haksızdan ayırt eder, hakkın yanında durur, hakikatin tecelli etmesi için de maddi ve manevi her şeyiyle fedakarlık yapar.

2-Yarım insan: Dinler öğrenir, başkasından bana ne der suskun kalır..

3-Hayvan: Ne Okur ne dinler ne de Hakla ve Hakikatla ilgilenir..

4-ŞEYTAN- Hakkı ve haksızı bilir. Lakin bunları kendi şahsi menfaatı için kullanır, insanlara fayda değil zarar verir.

Sevgilli Gazette okurları;

Görülüyor ki bu hadisten anlayacağımız, pek çok benzeriyle birlikte bu söz ve ifadeler, insanın hamurunda yoğrulmuş bu dört maddeden geldiğimizi ortaya koyar. Biz hangi sınıfta hangi kategoride olduğumuzu yukarıda ki hadise göre yaptığımız davranışlara göre anlayacağız.

Aslında bizim sıfatımızda hep iyi insan olma meyli vardır. Ayrıca her insan, fıtrat olarak iyiliğe meyyâl doğar. Ancak içinde bir de karanlık tarafı, kötü ve günaha meyilli yönü vardır. Bu mânâda insanın doğup büyüdüğü âile, çevre, toplum ve muhatap olduğu kültür ve yoğrulduğu o hamuru da onu şekillendirir.

Ayrıca İslam dini, insanları sâlih amellere ve hayırlı insan olmaya yöneltmiş olmasının çok büyük bir payı vardır.

Îman dairesine girebilmek için ilk olarak kelime-i şehâdet getirmek, yani kalp ile tasdik ettiğimizi dil ile tekrar etmek; sonra da sâlih amel ve ibadetlerle bu îmanı perçinlemek gerekir. Mümin, sâlih ameller işledikçe hayırlı insan olur. Hayırlı insan, hem kendisine, hem de çevresine “hayır” ve “güzellikler” getirir.

Hayırlı insanın ortaya çıkması, aslında toplumsal bir inşâ meselesidir.

Her hayırlı insan, cemiyetin ortak mahsulüdür. Hem hayırlı insanlar, başka hayırlı kimselerin yetişmesine, cemiyetin hayra doğru dönmesine de emek sarf ederler. İşte bu, kurtuluşun kapısıdır..

Tıpkı Rabbimizin buyurduğu gibi…

“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmrân - 104)

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI