İstihbarat yapımız değişmeli - FARUK ÖNALAN

1 Mayıs 2014 Perşembe 15:44

30 yıllık MİT Kanunu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayıyla 26 Mart 2014 itibariyle resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.Beklenildiği gibi, Ana Muhalefet Partisi, kanunu Anayasa Mahkemesi’ne götürüleceği konusunda açıklama yapmakta fazla gecikmedi. Şunu belirtmekte fayda var; söz konusu kanunda belirtilen yetkilerin çoğu Beşir Atalay’ın da dediği gibi, Milli İstihbarat Teşkilatı (gizli) Yönetmeliği ile zaten verilmiş olan yetkiler.
Oslo Süreci/7 Şubat girişimi gibi  örneklerin tekrar yaşanmaması, yanlış yorumlamaların önüne geçilmesi amacıyla bu çerçevede bir kanunun yapılması zorunluluk halini almıştı. Bunun yanında MİT’e operasyon yetkisi verildiğini söyleyenler,
-Lübnan’da Mikdat aşiretince kaçırılan A.Tufan Tekin ve ismi gizli tutulan bir işadamının kurtarılması karşılığında Suriye’de rehin tutulan 2 Lübnan’lı hacı’nın alınması operasyonunun,
-Beyrut’ta  kaçırılan iki Türk pilotun kurtarılması karşılığında 9 Lübnan’lı hacının, Azez Bölgesi’nden alınması operasyonunu nasıl gerçekleştiğini sanıyorlar?
MİT’in , -diğer yabancı istihbarat örgütlerinde olduğu gibi- elbette “Operasyon Yetkisi” olacak!
MİT kanunu sadece gerekli bir düzenlemeydi. Ama asıl yapılması gereken İstihbarat yapımızın kökten revize edilmesi. AÇMAK GEREKİRSE;
-MİT’in artık tamamen dış istihbarata kanalize olması ve bu yönde ihtisaslaşması gerekmektedir. Dış İstihbarat konusunda yetiştirilmek üzere genç yaşta elemanlar alınmalı ve bir çok yabancı dili ana dil düzeyinde konuşabilecek düzeyde eğitilmeliler…
-Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’nın yapısı değişmeli ve tamamen İç İstihbarata kanalize olmalı. Tıpkı, FBI(ABD), MI5(İngiltere), DCRI(Fransa), BFV(Almanya) olduğu gibi, bizim de İç istihbaratta etkin bir kurumumuzun olması gerekiyor. Bu değişimi birebir aynı modeller olarak algılamayalım.
-MİT’e devredilen Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı (GES) yeni adıyla Sinyal İstihbarat Başkanlığı yeni bir yapılanmayla daha etkin hala getirilmeli. Aynen, NSA(ABD) ,GCHQ(İngiltere), SIGINT(Çin), 8200(İsrail) örneklerinde olduğu gibi.
-Son dönemde yaşananlar gösterdi ki, Finansal İstihbarat konusunda zafiyetimiz var. Bu yüzdendir ki, Finansal Güvenlik ve İstihbarat Başkanlığı adı altında yeni bir istihbarat birimimizin hayata geçirilmesi de son derece önemli. Siber saldırılar karşısında etkin, Siber Güvenlik birimi de bu kurumda yerini almalı
-Tüm bu istihbarat birimlerinin bağlı olduğu Ulusal İstihbarat Başkanlığı adı altında yeni bir istihbari kurumun da Türk İstihbarat Sistemi’ndeki yerini alması gerekiyor.
Giderek değişen dünya şartları, içinde bulunduğumuz coğrafya ve hızla gelişen istihbarat dünyası karşısında yeni bir yapılanmaya ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Şunu tekrar tekrar hatırlatmakta fayda var GÜÇLÜ DEVLET OLMANIN YOLU GÜÇLÜ BİR İSTİHBARAT YAPISINDAN GEÇER!
ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI