Neşe - HALİL ÜLKER

25 Kasım 2019 Pazartesi 08:57

Neşe, Tekirdağ Şarköy’de 1972 yılında Alten ailesinin en küçük kızı olarak dünyaya gelmişti. Öğretmen olmak istiyordu. Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden 1993 yılında mezun oldu.

Ataması Diyarbakır’ın Bismil ilçesine yapıldı. Neşe henüz 22 yaşındaydı, çıtı pıtı çocuk görünümlü bir kızcağızdı bayrağımızın dalgalandığı her yere giderim diyor başka bir şey demiyordu.

Nokta tayininin çıktığı teröre muzahir bölge olan Çavuşlu köyüne ulaşır ulaşmaz görev yapacağı okula gitti, hali içler acısıydı, köy muhtarı ve köyün ileri gelenleri ile konuşup eksikleri gidermek için yardım istedi, köylüler isteksizdi. Ancak parasını ben vereyim deyince onarımı başlatılabildi, ilk maaşının büyük bölümünü ustalara verdi. Gerisini de borçlandı...

1993 yılının 26 Ekim’i... Neşe yorgun argın okuldan eve geldi, program defterine ertesi günün derslerini yazdı, biraz dinlendikten sonra babasına; tamirat işleri yüzünden geç açıldık, evde sivri biberimiz var, istersen onları kızartalım ekmek ve yoğurtla yeriz dedi. Henüz bir ocakları yoktu, biberleri hazırladı tavayı piknik tüpüne koydu, ekmek ve yoğurdu masaya bıraktı.  Hava iyice kararmış, köydeki köpekler sürekli havlıyor ötesinde, uluyordu...

Köpek ve rüzgar sesinden önce kapının vurulduğunu duymadılar, sertçe çalmaya devam edince babası kim o diye seslendi; açın, hoca hanımla bir şey görüşeceğiz dedi.  Kapıyı açtılar, karşılarında silahlı iki yarasa;  ‘dışarı çıkın‘ diye bağırdı, Türkçeyi düzgün konuşanı; biz faşist T.C.’nin hiçbir öğretmenini Kürdistan’a  sokmayacağız, biletlerini iptal etsinler demedik mi..?  diyerek Neşe’nin yaşlı babasını tokatlayarak yere yuvarladı, Neşe, köylülerden yardım gelir umuduyla bağırmaya başladı, avazı çıktığı kadar haykırdı ama köyden yardıma gelen kimse çıkmadı. Doğrulan babası yapmayın diye yalvarıyordu... Yarasalardan biri silahın namlusunu neşenin babasının kafasına dayadı ve tetiğe bastı neşe donup kaldı tekrar bağırmak istedi ama sesi çıkmadı, kendini olduğu gibi yere bıraktı. Neşe’yi saçından tutup tekme ve dipçik darbeleriyle köyün çıkışındaki tepeye kadar sürüklediler, genç kızın üstündeki elbise paramparça oldu. Bedeni sefil yaratıkların gözleri önündeydi, bu arada yarasaların sayısı beş olmuştu. Neşe gözleri açık ve donuk ölüme hazır bir huri gibi bakıyordu, biri kaleşnikof’unu seriye aldı ve neşenin sağ göğsünün üstüne dayayıp tetiği çekti. Beş mermi neşenin göğsünü parçalamaya yetmişti, yarasalar tatmin olmadı, diğer göğsünün de hakkını verelim dediler, gülerek aynı işlemi cansız bedeninin diğer göğsünde de tekrarladı biri…

Evet, bu acı olayı hepimiz okuduk ve öfkeyle karışık duygu ve üzüntü patlaması yaşadık... Eğitim neferleri öğretmenlerimizin doğuda ve batıda yaşadıkları zorluklar, yaşanmışlıkları, yaşam mücadeleleri, meslekteki zorlukları, eğitim sisteminin öğretmenler üzerindeki yaptırımları, süratle gelişen telekomünikasyon ağı, sosyal medya vs… Hayatımıza ve eğitim sistemine verdiği yön ve yaşam ekseni bu zamana getirdi bizi.

Başöğretmen Mustafa Kemal, öğretmenlere ayrı bir değer vermiş onların önemini, üzerine basa basa vurgulamıştır.

Milletvekilleri maaşını öğretmen maaşına denklemiştir, bizzat bu konuda talimatı vardır. Her 24 Kasımda öğretmenlerimize her türlü vaatler verilir, 25 Kasımda unutulur.

Ülkelerdeki olmazsa olmaz, ülkelerin geleceğini şekillendiren öğretmenler; Avrupa’da çok büyük değerlere nail olmakta, yaşam standartları çok yüksek tutulmaktadır... Geçimi ve ekonomiyi düşünmemekte, fikir üretme ve daha iyi eğitimi nasıl veririm, jenerasyonu daha ileri nasıl taşırım fikrine, zikrine adapte olmaktadır.

Maalesef ülkemizde öğretmenlerimiz, geçim derdinden eğitim müfredatını tüm zorluklara rağmen yapmaya uygulamaya çalışmakta ama tam anlamıyla yapamamaktadırlar. Yaşam standartları çok düşük olan eli öpülesice öğretmenlerimiz, bu yaşam standardını hak etmemektedirler. Dünya öğretmenleri maaş ortalamasına baktığımızda ülkemizde gerçekten komik rakamlar görmekteyiz.

ABD’de senelik ortalama maaş: 138,000 TL, İskoçya’da 141,600 TL, Güney Kore’de 142,200 TL, Avustralya’da 102,000-168,150 TL, Belçika’da 94,000-172,575 TL, Danimarka’da 156,300 TL, İrlanda’da 97,350-162,250 TL, Kanada’da 104,725-167,300 TL, Hollanda’da 176,850 TL, Almanya’da 189,652 TL, İsviçrede 201,334 TL, Lüksemburg’ta ise 153,280 - 288,530 TL’dir.

Bu arada 2500 Euro alan bir öğretmen, Avrupa’da 3 Euro’ya 1 kg et almaktadır, sütü 0.66 cente almaktadır, ana besinlerden biri olan et, maaşının sadece 3 Euro’sudur.

Öğretmenlerimizi kısıtlı imkânlar içerisinde bile, en iyi şartlara ve yaşam standartlarına kavuşturmazsak, ülke hiçbir zaman ileri gidemeyecektir. Eğitim reformları ve milli müfredat, öğretmenlerimizin yaşam standartları düzeltilmediği sürece; yerinde sayan, patinaj çeken bir araç gibi, bir arpa yol alamayacağız. 24 Kasım öğretmenler günü, aslında ülkenin en büyük ve en elzem günüdür. Yeni jenerasyonlar, öğretmenlerin elinde şekillenecek; bilgili, kültürlü, liyakatli ve dirayetli nesiller yetiştirilecektir. Yapmamız gereken tek şey, süratle öğretmenlerimizin intibaklarının yapılması, 3600 gösterge ve eğitim ödenekleri adı altında takviyelerin yapılarak, yaşam standartlarının düzeltilmesi, yaşam kalitelerinin arttırılmasıdır. Ülkemizin geleceğini kurtaracak olan Başta ilkokul öğretmenim Mesut ÜNAL olmak üzere, tüm Öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyor, en derin duygularla iyi ki varsınız diyor, tüm öğretmenlerimizin ellerinden öpüyorum.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI