BELKİ BİR GÜN - MENEKŞE YÜKSEL ÖZBEY

27 Mart 2018 Salı 09:29



Pazartesi var, salı var, çarşamba, perşembe, cuma ama "Belki bir gün" yok. Olmadı da hiç. Bak "belki" koydun diye en başa cümlenin bile kalbini kırdın.

Hava soğuk olacak, sıcak olacak, çocuk yaramazlık yapacak, kalbin kırılacak, fırtınan esecek, güneşin yakacak ama o belki dediğin gün gelmeyecek. Gelmez o ; neden , belki dedin ya en başta kalbini kırdın... Hayallerini yıktın....

Oysa şimdi deseydin, az sonra, birazdan, oğlan okuldan gelince, kızım uyanınca uykudan, sabah kalkınca, eşim arayınca, annem söyleyince, babam kalınca ..... Hemen deseydin ilk fırsatta...

Kalbi kırılmazdı , canı yanmazdı o günün, yapılacak o şeyin.

İnsanlığa verilen bir ceza gibiydi ertelemek. Doğru zamanı beklemek. Oysa doğru zaman yoktu yaşadığımız zaman vardı , işe tam da bu an.

Sen pencereden bakarken, işe giderken, kahvaltı yaparken, koştururken, oturuken , gülerken, ağlarken geçen bu an. Biricik ve tek , bir daha gelmeyecek. Belki değil bu sefer kesin gelmeyecek. Şimdi bu gün, şimdi, birazdan ne varsa yaşanacak ertelenmeyi hiç bir zaman haketmeyecek.

Sakladığın ne varsa çıkar sakladığın yerden. Sahibine söylenmek için bekleyen kelimeleri, giyilmemiş elbiseleri, kullanmadığın tabakları, içindeki çocuğu...

Tuttuğun nefesi bırak, kötü hatıraları, canını sıktığın saçmalıkları hemen şimdi bırak...


Belki sen , belki ben, belki biz , belki şimdi mutlu olabiliriz.


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI