Kendini Kabul Etmek - MUHİTTİN ŞAHİN

16 Nisan 2020 Perşembe 00:29

Bugün sizi; bazen sevdiğiniz, bazen kızdığınız, bazen yere göğe sığdıramadığınız, bazen yerin dibine soktuğunuz, bazen haykırarak seslendirdiğiniz, bazen suskunluğa mahkum ettiğiniz biriyle tanıştıracağım. KENDİNİZLE... Kendimizi ne kadar tanıyoruz? Kendimizle ne kadar konuşuyoruz? Kendimizin beklentilerini ne ölçüde karşılıyoruz? Kendimizi seviyor muyuz?

Her şeyden önce kimsenin değil kendimizin sevgisine layığız. Zaten başkalarının bize sevgi ve saygısı da kendimizi kabul etmemizden geçmiyor mu? Kendimizi törpülüyoruz. Güzel, iyi ve güçlü özelliklerimizi ön plana çıkarıyoruz. Hatalı, eksik ve zayıf yanlarımızı hasır altı ediyoruz. Fakat biz bir bütünüz; güçlü ve zayıf yanlarımızla kendimizi olduğumuz gibi kabul etmeye ihtiyacımız var. Hayatımız, yanlışlarımız ve doğrularımız ile bize ait. Hatalarımızın üstünü örteceğine bizi KENDİMİZ yapan ne varsa benimsemeliyiz. Kendimizi kabullenmemiz, sevgimizin sınırlarını genişletecektir. Kendimizi ve başkalarını daha iyi anlamamıza katkı sunacaktır. Bu da sağlıklı ve doğru kararlar almamızı sağlayacaktır. Tanıdıkça kendimizi; duygularımızı kontrol etme gücünü buluruz ve ne istediğimizi biliriz. Dışarıdan gelen eleştiriler bizi yıldırmaz. Aksine bu eleştirileri kendimizi geliştirmek için kullanırız.

Ve kendimizi kabullendiğimizde, hangi imtihanlardan geçersek geçelim; kendimizi sevmekten vazgeçmez ve yaşamdan iyi paylar almasını biliriz.

Kısacık ömrümüz; bizi mutlu edecek işleri yapmak için bile kısa kalıyor. Dolu dolu yaşamak istiyorsak; bizi biz yapan meziyetleri kaybetmeden yaşamalıyız. Bırakalım şu kusursuz olma zehirlerini. Zaten kusursuz olmadığımızı bilenler; tüm iniş-çıkışlarımızda yanımızda olacaklardır. Her şeyi mükemmel yapmak zorunda değiliz. Yaşam bizden, kendimizce bir şeyleri iyi yapabilmemizi istiyor. Hiçbir şey yapamayacaksak eğer; bir düşümüz, bir hayalimiz olsun. Ümidi olan insanın yürümeye her daim cesareti vardır. Kendimizi bitirecek kadar aciz; toparlayacak kadar güçlü ve yüce olabiliriz.

Şimdi gelin her şeyi bir kenara bırakalım. Kendimizle bir kahve sohbetine oturalım. Anlattıklarına kulak verelim; hikayesini, yarım kalmışlıklarını, acılarını dinleyelim. Kendimizle yüzleşip yaralarımızı saralım. Sonrasında ruh ve beden el ele verip benliğimizin gücüne güç katalım. Kendimize güneş gibi olalım; mutluluğumuzla aydınlatalım kendimizi. Gülümseyelim kendimize, en güzel hediyedir zira.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI