Annelik Ne Demek? - SUZAN TELLİOĞLU

22 Şubat 2020 Cumartesi 00:56

Uzun zamandır haber izlemiyordum. Çevrede hatta dünyada olup biten şeyleri duymaya tahammülüm yoktu çünkü. Türk toplumunda yaşayan bir vatandaş olarak kulaklarımı tıkıyorum gibi gözükse de; kanımı donduran, vicdanımın kaldıramadığı olaylara ne kadar özveriyle yaklaşabilirdim ki?

Diyelim ki ben bir el uzattım, sizce tek başıma bunun bir çözümü olur muydu? Aslında hepimiz cevabı biliyoruz.

Hayır…

Dün akşam haberlerde denk geldim ve buda keşke görmeseydim, duymasaydım dediğim acı olaylardan bir tanesi.

Bir kadın çocuğu doğurup çöp atar gibi poşete koyup, elini kolunu sallayarak çöp konteyneri na atabiliyor.

Gördüğüm an içim sızladı, daha göbek bağı bile düşmemiş küçücük bir bebek, o an ağlamasaydı ya da görevliler duymasaydı şuan hayatta değildi. Ne acı değil mi?

Kim bilir benimle birlikte kaç kişi izledi o an o minik bebeği, kim bilir kaç kişinin gözleri doldu benim gibi...

Ya da kim bilir çocuğu olsun diye gitmediği doktor kalmayan Anne olmak için çırpınan kaç kadın izledi?

Aslında acı olan bu değil mi? Bir yandan anne olmak için dünyalarını verecek kadınlar dururken, bir yandan sahip olduğunun kıymetini bilmeyen bir kadın. İşte bunlar; Bilinçsiz ilişkilerden, yanlış kişilerden meydana gelen, hiç suçu günahı olmayan bebeklerin bunu çekmesi ne kadar adil?

Şimdi size bunları bir anne adayı olarak söylemek istiyorum. Sizce de bu bir toplumsal sorun değil mi?

Düşünün: bir yanda çocuğunu kucağına almak için gün sayan, doğduğu andan itibaren pamuklara sarıp sarmalayan, elinden geldiğince yavrusuna iyi bir gelecek hazırlayan, onu en iyi şartlarda bilinçli, topluma duyarlı bir birey olarak yetiştiren annenin yanında,   bir de bilinçsizce hamile kalıp kendine bile hayrı olmayan kadınların; marifetmiş gibi doğurup sağa sola atması, ona iyi bir gelecek sunmayı bırakın annelik dahi yapacak kapasitede olmaması...

Haa bazılarıda var ki atmıyor evladını orada burada dilendirmek için, yattığı yerden rahat etmek için, onların hakkını da yememek lazım tabi.

Gördüğünüz gibi bir anne faktörü toplumda ne kadar etkili.  Bana göre topluma kötülük saçan, ne biliyim kadınlara şiddet uygulayan, bir piskopat gibi hiç tanımadığı insanları katleden, başka ailelerin canının yanmasına sebep olan şey yine başka bir ailenin suçu.

Hâl böyle olunca toplum ikiye ayrılıyor. İyi yetişmiş kişilikli çocukların yanında; hırçın, kendini bilmez küfür etmeyi, şiddeti marifet sanan çocuklar yetişiyor. Ve hepsi aynı toplumda yaşıyor, birçoğu aynı okullarda okuyor. Sonuç olarak kurunun yanında yaşta yanıyor misali, olan hep bir masuma oluyor.

İnanın ki gelecek için, çocuklarımız için daha sağlıklı yaşanabilir bir toplum oluşturabiliriz ve anneliğin hakkını sonuna kadar veren, dişini tırnağına takıp evladı için çırpınan güzel annelerimize kocaman sevgiler.

"Unutmayın Gelecek Bizim Elimizde"

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI