İşçilerimiz Mağdur Olmasın - SUZAN TELLİOĞLU

15 Mayıs 2020 Cuma 15:23

Hepimizin bildiği gibi Koronavirüs dolayısıyla iş yerlerinde işçilerin bir kısmı evden veya işyerinde çalıştırılarak ücreti ödenirken, bir kısmı ücretsiz izne çıkartılıyor veya kısa çalışma ödeneğine yönlendiriliyor. Ücretsiz izne çıkartılan veya kısa çalışma kapsamına alınan işçilerin gelirlerinde büyük kayıp oluşuyor. Aynı birimdeki işçiler arasında bu konuda ayrım yapan işverenlere yönelik önümüzdeki dönemde davalar gündeme gelebilir. İşverenin ayrımcılık yaptığını kanıtlayan işçi, diğer haklarına ilave olarak dört aya kadar ücret tutarında tazminat alabilir.

İşveren, eşit durumdaki işçileri arasında haklı veya objektif nedenler olmadan keyfi veya hukuken haklı görülemeyecek nedenlerle farklı davranamaz. İşveren elbette yönetim hakkı kapsamında işçiler arasında farklı işlem yapabilir. Kıdemine, performansına, tecrübesine ve işin niteliğine bağlı olarak farklı ücret politikası uygulayabilir.

İş Kanunu uyarınca iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi ile kısmi süreli çalışan işçi arasında veya belirsiz süreli çalışan işçi ile belirli süreli çalışan işçi arasında farklı işlem yapamaz.

AYRIMCILIK YAPAN İŞVEREN TAZMİNAT ÖDER

Ayrımcılık yapılarak işten çıkartılan işçinin işe iade davasını kazanması halinde işverenin bir ay içinde işe başlatmaması halinde ayrıca işe başlatmama tazminatı da alır. İşe başlatmama tazminatı da 4 ila 8 aylık ücret tutarında yine hakim kararıyla tespit edilir.

Ayrımcılık tazminatı işçinin asıl ücreti üzerinden hesaplanır. İkramiye, prim, yakacak, ulaşım, giyecek yardımları gibi ek ödemeler hesaplamaya dahil edilmez.

Ayrımcılığa uğrayan işçi tazminatın yanı sıra mahrum kaldığı diğer haklarını da isteyebilir. Farklı ücret uygulanmasından kaynaklı ücret kaybını, alamadığı sosyal yardımları talep edebilir.

İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ  İŞÇİDEDİR

İşverenin ayrımcılık yaptığı iddiasında bulunan işçi, iddiasını ispatlamakla yükümlü. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyarsa, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü tutuluyor.

Yani özetleyecek olursak; iş yerinde maduriyet yaşayan işçiler yasanın onlara tanımış olduğu hakları doğrultusunda, haklarını savunabilecekler.  Evet, tabii dünya olarak virüs nedeni ile hepimiz sarsıldık, bu durum hepimizi etkiledi ama günlük sağladığı kazançla evini geçindirmek için uğraşan insanlarımız var ve bunun gibi mağdur birçok insan. Ben bu yüzden işverenlerin daha duyarlı olmasından yanayım. Ancak hepimiz birbirimize destek olursak bu süreci daha kolay, daha az hasarla atlatacağımızı düşünüyorum.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI