Koş Sevim;
Bizim Cem Gazette’ye röportaj vermiş
GAZETTE – Onlarca sinema filmi ve televizyon
dizilerinde rol aldı. Fakat Türkiye onu daha çok, efsane dizi Bizimkiler’de
canlandırdığı Cem karakteri ile tanıyıp sevdi. Ailece sinemanın içindeydiler.
Tabir-i caizse beyaz perdenin önünde büyüdü. Babası Muharrem Tunç, Türk
sinemasının ilk prodüktörlerindendi. 90’lı yılların ortalarında sektör
yozlaşmaya başlayınca, kariyerine ara verip, Bulgaristan’a yerleşerek ticaret
hayatına atıldı. Başarısını bu alanda da gösterdi. Bugün, işletmeciliğin yanı
sıra, Türk malı elektrikli ev aletlerinin 11 ülkeye dağıtımını
gerçekleştiriyor. Akın Tunç; Sahip olduğu bilgisi ve birikimi ile başarmak
isteyenlerin tecrübesinden faydalanmak için muhakkak kapısını aşındırdığı bir
isim... Kısacası Akın Tunç başarının en
somut örneği diyebiliriz. Yurtdışında yaşıyor olması nedeniyle sosyal medya
aracılığıyla kendisine ulaştığımız Akın Tunç, okurlarımız için bize zaman
ayırıp merak ettiğimiz soruları yanıtladı. Keyifli de bir çalışma oldu. İlgiyle
okuyacağınıza inanıyoruz.
80'lerin sonu 90'ların başında çocuk
olanlar sizi çok iyi bilir. Sizi bir de kendi ifadelerinizle tanıyabilir miyiz?
Akın Tunç kimdir?
1969 İstanbul
doğumluyum. Babam Muharrem, Türk sinemasının ilk prodüktörlerindendi. 400’den
fazla filme imza attı. Türk sineması krize girdiği dönem, Amerika ve Japonya’dan
film ithal etmeye başladılar. Annem Ferihan ise ev hanımıdır. Eşimin adı Maya...
Kendisi Bulgar vatandaşı. 4 yaşında Mery adında bir kızım var. Namık Kemal İlkokulu’ndan sonra sırasıyla İstanbul
Ortaköy Gaziosmanpaşa Ortaokulu, Kabataş Erkek Lisesi, Münih Whom Üniversitesi Sinema
Televizyon Bölümü’nü bitirdim. Sinemaya ilk 1984 yılında başladım. Daha sonra Bizimkiler
dizinde rol aldım. Özel televizyonlarda
sabah kuşağı programları bunu takip etti.
Pek çok sinema ve dizinin ardından,
son olarak 1994’te “Sevgi Kuşları” adlı bir filmde rol almıştınız. Oyunculuğu
neden bıraktınız?
Oyunculuğu
bırakmadım. Yurtdışında olmam sebebiyle sadece ara verdim.
Şu an neler yapıyorsunuz?
Şu an
Bulgaristan’da Türk malı elektrikli ev aletleri ithal edip büyük marketlere ve
diğer ülkelere veriyorum. 11 ülkeye dağıtım yapıyorum.
Art arda onlarca sinema ve dizi filmi
çekilmesine rağmen, bunların birçoğuna izleyici rağbet göstermiyor. Türk
sineması hak ettiği yerde mi?
Türk Sineması
şu an takibi hak ettiği yerde. (Yani kötü durumda) Halen telif yasası
bekleniyor ve kendini geliştiremedi. Evet, çok nadir yapımlar var ama 5 yılda
bir görünüyor.
Daha çok komedi tarzı filmlerin
izlenmesi veya gişe yapması hakkında ne söylemek istersiniz?
Komedi
filmlerinin rağbet görmesi halkın gülme ihtiyacından kaynaklanıyor. Ülkemizin
yaşadığı birçok sorunlar var ve bunlar çok üzücü şeyler. Halk gülmek istiyor.
Bizimkiler dizinin yerini dolduracak
bir yapım çıkmadı o günden beri. Şu an Bizimkiler farklı kanallarda zaman zaman
yayımlanıyor ve geniş bir kitle tarafından hala izleniyor. Bu başarının sırrı
nedir sizce?
Sadece
Bizimkiler değil Perihan Abla, Mahallenin Muhtarları gibi yapımlar da vardı o
dönem. Fakat Bizimkiler tam da Türk halkı dizisiydi. Türkiye’den bütün renkler
vardı içinde. Herkes bir karakterde kendini buluyordu. Oyuncular tamamen
profesyoneldi. Doğal bir diziydi açıkçası. Biz orada rol kesmedik. Sadece
kendimizi oynadık.
Sizinle özdeşleşen Cem karakterini
daha sonra başka bir oyuncu devraldı. Bizimkiler’den neden ayrıldınız?
Ayrılan
sadece sen değildim. Babamı oynayan Cihat Tamer ve birkaç oyuncu daha ayrıldı.
Sebebi ise bize verilen sözlerin tutulmamasıydı.

Oyunculuğa yeniden dönmeyi düşünüyor musunuz?
Söylediğim
gibi, oyunculuğu bırakmadım. Şu an ticaretle uğraşıyor olabilirim ama güzel bir
proje olursa seve seve görev alırım. Biz sinemacı bir aileyiz. Babam gibi
amcalarım da prodüktördü.
Oyunculukta olduğu kadar, başarınızı
iş hayatında da sürdürüyorsunuz. Bir işadamı gözüyle ülke ekonomisini nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Ülke
ekonomisi şu an kapalı bir kutu. Kimse ne durumda olduğunu bilemiyor. Bu da
yönetimin şeffaf olmayışından kaynaklanıyor. Mesela Gümrük Birliği diyorlar ama
ben o birlikte olduğumuza inanmıyorum. Türkiye’den bir mal diyarıyla çok zor
çıkıyor. Mesela biz Bulgaristan’dan Avrupa’ya hiç sorunsuz mal gönderiyoruz.
Ama Türkiye’den buraya sıkıntılı geliyor.
Adana’ya veya çevre illere büyük yada
küçük ölçekli herhangi bir yatırım yapmak gibi bir fikriniz oldu mu? Gelecekte
düşünür müsünüz?
Adana’ya
birkaç defa geldim. Hatta Güneydoğu’yu dolaştım. İnanın batı illerinden daha
güzel. Halkı ve coğrafyasıyla beni derinden etkiledi. Yatırıma gelince, bu
siyasi istikrara bağlı bir durum. İstikrar olursa yatırım neden olmasın?
Akdeniz Bölgesi’nde faaliyet gösteren
işadamlarına yönelik bir tavsiyeniz var mı?
Akdeniz
Bölgesi ülkenin en önemli turistik bölgesi. Her ne kadar kısıtlamalar olsa da
kendi çabalarıyla zorlukları aşıyorlar. Benim verebileceğim bir fikir yok.
Onlar işini bilen işadamları. Adanalı işadamları da aynı şekilde. Yine siyasi
istikrara geliyorum. Her şey buna bağlı.