Postacı gibi çalışıyorlar

Postacı gibi çalışıyorlar

Adanalı muhtarlar, her ay gelen binlerce tebligat yüzünden asli görevlerini yapamaz duruma düştü.


Postacı gibi çalışıyorlar

Adana’da, adreslerine teslim edilemeyen tebligat yığınlarıyla başbaşa kalan muhtarlar, postacı görevi görmeye başladı. Kendisine, ayda 4 bin tebligat geldiğini belirten Çukurova Muhtarlar Derneği Başkanı ve Huzurevleri Mahallesi Muhtarı Mustafa Karaçor, “Tebligat yasasına baktığımızda önceden 21. maddede kamu görevlileri zabıta amiri, memur ve muhtar sıralaması yer alıyordu. Tebligat yasasının ilk çıkışında muhtarlar en sondaydı. Daha sonra bizi başa aldılar iş bize kaldı” dedi.

VATANDAŞ TEPKİSİNİ MUHTARA GÖSTERİYOR

Tebligatlar nedeniyle muhtarların mahkemelik olduklarına dikkat çeken Karaçor, “Muhtardık artık postacıya döndük. Mesela birisi diyor ki, ‘Oy zamanı gelince kapıları tek tek geziyorsunuz da cezalarımızı neden getirmiyorsunuz. Sen muhtarsın neden bana haber vermedin, senin yüzünden ben katlamalı trafik cezası ödedim.’ Postacı maaşını alıyor burada bir defa zile basıp kapıya küçük bir kağıt bırakıyor muhtardan alın diyor. Vatandaşın haberi yok gelip bize tepki gösteriyor” dedi. 

GECE TEBLİGAT İÇİN MUHTARLIĞI AÇIYORUZ

Mustafa Karaçor, şunları söyledi; “Bizim için getirisi yok. Ben postacının görevini yapıyorum maddi olarak hiç bir katkısı yok. O zaman tebligat başına bize de ücret versin. Cumartesi günü için evrak isteyen vatandaşa muhtarlığı açıyoruz. Gece 22.00’da muhtarlığı açıyoruz. Tebligattan çok dertliyiz. Yasaların değişmesi lazım. Bu muhtarlara yükleniyorsa maddi olarak kaynak istiyoruz. Türkiye’nin bütün illerinden gelen muhtarlar aynı konuda şikayetçi.”

-Muhtarlar tebligat yükü altında eziliyor

GAZETTE - Demokrasi yerel yönetimlerde başlar ve devletin temel taşı muhtarlardır. Ülke yönetiminde, en geniş demokratik katılımın yolunu açmak gerektiğine inanıyorsak, muhtarlarımızın devletle vatandaş arasında gerçek bir köprü oluşturmasını sağlamak zorundayız. Vatandaşın beklentilerinin en sağlıklı biçimde yansıtılıp karşılanması için muhtarların işlevselliğinin arttırılması gerekir. Gazette olarak, muhtarların genel sorunlarını öğrenmek, düşünce ifadelerine katkı sağlamak amacıyla onları ziyaret ettik. Çukurova Muhtarlar Derneği Başkanı ve Huzurevleri Mahallesi Muhtarı Mustafa Karaçor, muhtarların genel sorunlarından, yaşadığı mahalleye kadar olan sorularımıza içtelikle yanıt verdi.

Kısaca sizi tanıyabilirmiyiz?

İmamoğlu ilçesinde 1956 yılında dünyaya geldim. Adana Büyükşehir Belediyesi’nden emekliyim. 1993 yılından bu yana Huzurevleri Mahallesi’nde oturuyorum. 3 dönemdir de mahallenini muhtarlık görevini yürütüyorum. Evli, 2 çocuk babasıyım.

Biraz Huzurevleri Mahallesi’nden bahseder misiniz?

Huzurevleri, 60 bin 429 nüfuslu büyük bir mahalledir. Bunun 29 bin 764’ünü erkekler, geri kalanını kadınlar oluşturuyor. 42 bin 198 seçmenimiz var. 7 camimiz, 7 okulumuz, bir huzurevimiz mevcut. Sürekli göç alan bir mahalleyiz. En fazla şikayet, okul sayısının yetmediği yönünde geliyor. Bunu ilgili makamlara ilettik. Sayın valimiz konuyla ilgili söz verdi. 3 tane okul arsamız var. En kısa zamanda buralara okul inşaa edilecek. Yeni yerleşim alanı olduğundan dolayı, mahallemize yıllık 12 bin kişi taşınıyor. Buna karşılık olarak 4 bin kişi de farklı mahallelere yerleşiyor. Yani gelenimiz, gidenimizden fazla. Yoğun göç, mahallemize bir külfettir. Bu nedenle hizmetlerin aksamadan devam etmesi gerekir. Orta gelirli, genelde memur kesiminin ağırlıklı yaşadığı bir mahalleyiz. Ufak tefek hırsızlık olaylarının vuku bulduğu, bunun dışında ciddi bir terör yada asayiş olayının yaşanmadığı nezih mahallelerden biriyiz.  

Mahallenin başlıca sorunları nedir?

Belediyelerle yaptığımız ortak çalışmalar ve kurduğumuz samimi diyaloglar neticesinde, mahallemizin sorunlarını gün geçtikçe azaltma gayretindeyiz. Şu an asfalt dökülmesi gereken yollarımız, öncelik bekleyen hizmetlerin başında geliyor. Mavi Bulvar’dan 77146 sokaka kadar olan bölümün asfaltı gerçekleşti ancak 77250 sokağa kadar olan bölüm asfalta ve yama bekliyor. Çukurova Belediye Başkanımız Soner Çetin, 2017 yılı içerisinde bunun tamamlanacağını söyledi. Kısa sürede çalışmaların de vam etmesini bekliyoruz. Pazar yerimizin üzerinin kapanması için başlatılan inşaat çalışmaları devam etmekte. Huzurevleri Mahallesi’nde 3 adet spor kompleksi bulunuyor. Bu yönden çok şanslı bir mahalleyiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı kötü alışkanlardan uzak tutmak amacıyla spora yapılan yatırımlar bizleri fazlasıyla memnun ediyor. Mahallemizde, suç oranının yok denecek kadar az olmasının en büyük etkenlerinden birinin de bu olduğunu düşünüyorum. 

Aynı zamanda Çukurova Muhtarlar Derneği başkanısınız. Muhtarların genel sorunları hakkında bilgi verir misiniz?

Muhtarlık kurumu ülkemizde neredeyse 200 yıllık bir geçmişi vardır. Bu kurumun toplu ve devlet düzenindeki köklü yerini daha da pekiştirmemiz, birçok bakımdan faydalı olacaktır. Mahalle muhtarlık kurumlarımızı, çağdaş bir anlayışla yeniden ele alıp köklü bir biçimde düzenlemeliyiz. Güçlendirip güncelleştirmeliyiz. Muhtarlık sisteminin daha etkili ve daha yetkili bir yapılanmaya ihtiyacı olduğu kuşkusuzdur. Muhtarlarımızın yeterli maddi olanaklarını da içerecek tam bir yetki ve etki donanımıyla ülkemizin çağdaşlaşma ve kalkınma seferberliğinde, temel taşı görevini başarıyla üstlenecekleri inancını taşıyorum. Vatandaşın bir sorun karşısında müracaat ettiği ilk resmi makam muhtarlıklardır. Karı-koca anlaşmazlıklarında bile sulh yolunu sağlayan bizleriz. Vatandaş bizi, çözüm sağlayıcı olarak görüyor. Oğluyla kavga ediyor bize geliyor. Aparmanda yöneticiyle tartışıyor, yine bize geliyor. Hiç birini geri çevirmiyoruz. Anlaşlazlıkları çözmeye çalışıyoruz. Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin sağolsun bizlerle ayda bir toplatı yapıyor. Bütün muhtarlar sorunlarını masaya yatırıyor. Hemen olmasa da çok uzun olmayan bir sürede sorunların çözüldüğünü görüyoruz. Bu bağlamda belediye işini tam yapıyor diyebiliriz. Büyükşehir Belediyesi ile de aynı uyum içinde çalışıyoruz. Geçmişte, yola asfalt yapıtrmak istediğimizde, belediyeler topu birbirlerine atıyorlardı. Artık bunlar geride kaldı. Belediyeler de birbirleriyle uyum içerisinde çalışıyor.

Yanmayan sokak lambaları sorununa çözüm getirildi mi?

Son iki aya kadar Enerji-Sa ile bayağı sorunlar yaşıyorduk. Genel müdürleri Adana’ya geldiğinde ortak sorunlarımız iletme şansımız oldu. Kovalı araç ekibinin az oluşundan dert yandık. Bundan sonra her şey bir anda değişiverdi. Şu an direk muhatabımız bölge müdür oldu. Akşamları geziyorum, yanmayan sokak lambalarını tespit edip bilgilerini müdürümüze mesaj atıyoruz. Eğer zorunlu başka işi yoksa bir günde varsa en geç bir haftada sokak lambası takılmış oluyor. Benim apartmanın önündeki lamba yanmıyordu. Akşam müdür beye misaj ile bilgi verdim. Sabaha karşı 04.30’da ekiplerin lambayı taktığını gördüm.

Tebligat yoğunluyla nasıl baş ediyorsunuz?

Aylık 4 binden fazla tebligat geliyor. Bilgi kağıdı muhatabın eline ulaşmamışsa,  vatandaşın bana bırakılan evraktan haberi bile olmayabiliyor. Tebligat Yasası’na göre, bize bırakılan evrağı tekrar kişinin evine götürme gibi bir zorunluluğumuz yok. Zaten gelen tebligat sayısına baktığımızda, kendi insiyatifimize göre böyle bir şeye kalkışsak bile yetiştiremeyiz. Bu maddiyata bakar. PTT, teblgiat başı 9 lira para alıyor. Bunun 50 kuruşunu bıraksa, muhtarlığa bir eleman alırız, o da gelen evrağı kişilerin evine birebir ulaştırır. Ankara’da Muhtarlar Federasyonu’nun toplantısına katıldım geçen gün. Türkiye’nin bütün illerinden gelen muhtarlar aynı konuda şikayetçi. Buna devletin el atması lazım. ebligat konusunu biz defalarca dile getirdik. Tebligat yasasına baktığımızda önceden 21. maddede kamu görevlileri zabıta amiri, memur ve muhtar sıralaması yer alıyordu. Tebligat yasasının ilk çıkışında muhtarlar en sondaydı. Daha sonra bizi başa aldılar iş bize kaldı. Biz seçilmiş insanlarız. Bürokrasinin birimlerinin olduğu bir yerde bu iş bizim işimiz olamaz. Karakolu, zabıtası, PTT’si, kamu kuruluşları var. Muhtar bunların olmadığı yerde devreye girer. O da köylerde oluyor. Köyde tebligat yapılmasında sıkıntı olmaz. Bizim metropelde binlerce nüfus var. Yasanın çıktığı dönemde mahalleler bugünkü gibi büyük değildi. 60 binden fazla nüfusa sahip mahallede tebligatı tek tek nasıl takip edeyim. Akıl alır yanı yok. Vatandaşla karşı karşıya geliyoruz. Muhtardık artık postacıya döndük. Mesela birisi diyor ki, ‘Oy zamanı gelince kapıları tek tek geziyorsunuz da cezalarımızı neden getirmiyorsunuz. Sen muhtarsın neden bana haber vermedin, senin yüzünden ben katlamalı trafik cezası ödedim.’ Bunca nüfuslu yerde herkesi tek tek bilemeyiz. Özellikle trafik cezalarında bu diyaloglarla çok karşılaşıyoruz. Postacı maaşını alıyor burada bir defa zile basıp kapıya küçük bir kağıt bırakıyor muhtardan alın diyor. Vatandaşın haber yok gelip bize tepki gösteriyor. Mahkeme günü varsa günü geçiyor o da zor durumda kalıyor. Tebligattan başımızı alamıyoruz. Vatandaş zor durumda kalıyor. En çok trafik cezası ve icra evrağıyla karşılaşıyoruz.

Muhtarların tek gelir kapısı olan ikametgah ilmuhaberleri, artık e-devlet üzerinden verilmeye başladı. Bu uygulama hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hizmet çarkının dönmesi için bir gelirimiz olması lazım. Devletten bin 350 lira maaş alıyoruz. Ayda 300-400 lira aracıma yakıt alıyorum. Bu yakıtı kendim için harcamıyorum. Cenazeye, hasta ziyaretine, okullara gidiyoruz. Hatta hastanelere hasta bile taşıyoruz. Elektrik ve internet faturasını biz ödüyoruz. Misafirler geliyor. Onlara çay-kahve veya yemek ikram ediyoruz. İkametgahlardan günlük 30 lira kadar bir gelir geliyor. Bu rakam günlük masraflarımızı karşılıyor. Ama gelir olmayan yerde sürekli gider olursa, bu sıkıntıyı da beraberinde getirir.

 

DİĞER HABERLER

Bu avcı ava kitapla gidiyor
Bu avcı ava kitapla gidiyor
21 Ocak 2026 Çarşamba