Kadın olmak

Kadın olmak

Her yıl Mart ayının 8'inde kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde gazetemiz Gazette de kadın olmayı kadınlara sordu. Birbirinden farklı sektörlerde başarı hikayelerini yazan kadınlar, ''Kadın nedir?'' sorusunu cevapladı. Eğitimden, gayrimenkul sektörüne, hukuktan, kadın hakları savunuculuğuna kadar birçok meslek dalında başarı gösteren kadınlar, Gazette'ye konuştu.


Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel:

‘’Kadın olmak nedir?

Kadın olmak mücadele demektir, fedakârlık demektir... Canı yanan, darda kalan bir insanın ‘ANAM’ diye feryadıdır...

Türkiye’de Kadının Yeri nedir?

Anadolu kültüründe kadın her zaman toplumsal hayatın önemli bir parçası olmuştur, çok farklı düzeylerde hayatı yönlendirmiş bazen bir hükümdar olarak bazen de kurtuluş savaşında olduğu gibi bir asker olarak. Tabi, dünyada ve Avrupa’da birçok ülkeden önce seçme ve seçilme hakkı ve Medeni Kanun’la sosyal hayattaki yerini yasal olarak da Mustafa Kemal Atatürk sayesinde güçlendirmiştir. Ülkemizin geldiği noktada her türlü gelişme ve ilerlemede kadının katkısı büyüktür. Sosyo-ekonomik olarak baktığımızda konum itibarıyla kadınlarımızın çok farklı yerlerde olduğunu görüyoruz, olunabilecek en üst seviyelere giden yollar açık olmakla birlikte, kadınlarımızın bir bölümünün desteğe ihtiyacı olduğuna da her gün tanık oluyoruz. Hep birlikte devletimizin kurumlarıyla birlikte çalışarak bu sorunları çözmeye yönelik çaba harcamamız gerekiyor. Çünkü kadın ne kadar güçlü ve eğitimli olursa o kadar güçlü toplumlar ve medeniyetler ortaya çıkmaktadır, zaten milletimizin gücü de buradan gelmektedir. 

Kadın Rektör olmanın avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Üst yönetim kademelerine gelen kadın sayısı günümüzde her geçen gün artmakta, bunda en önemli etken kadınların eğitimli ve başarılı olması. Üniversitelerdeki kadın akademisyenlerin fazla olması ve kültür düzeyi idarecinin kadın ya da erkek olması konusunu avantaj, dezavantaj konusu olmaktan çıkartıyor. Ancak bir kadın rektör olarak insanların sizinle daha kolay iletişim kurabildiklerini görüyorum. Bunun yanında kadın yönetici olarak diğer kadınlara ışık ve ilham kaynağı olmanız bu konuda çok geniş kitlelerin size destek vermesi ve pozitif bakmasını bir avantaj olarak söyleyebilirim. Tabi bu durum da üzerimizdeki sorumluluğu arttırmaktadır ve gerçekleştireceğimiz başarılı yönetim performansı arkamızdan gelenlerin yolunu açacaktır.’’

Uzman Arabulucu, Av. Cennet Aşama:

‘’Kadın olmak nedir?
Kadın olmak, dünyanın en ücra köşesini bile şölene çevirmeyi bilen varlıktır, yani dünyanın dantelasıdır.

Kadın avukat olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Kadın avukatlar olayları daha kapsamlı analiz edebilme, her boyutuyla düşünebilme yeteneğine sahiptirler bu bizim avantajımızdır. Avukatlığın bir noktasında duygusallığa ihtiyaç vardır. İşte bu nokta da kadınlar için avantajdır. Türk toplum yapısında avukat denilince, parçalayıcı bir güç çağrıştırmaktır. İnsanların gözünde de davanın kazanılabilmesi için erkek avukatlar daha başarılı olacağı görülüyor, en büyük dezavantajımız bu.

Türkiye’de kadının yeri nedir?
Benim yaşadığım, büyüdüğüm toplumda kadın baş tacıdır. Haberlerde ne yazık ki gördüğümüz kadına karşı şiddet olaylarından dolayı olumsuz düşüncelere kapılmaktayız ama unutmayalım ülkemizin bir yerlerinde kadın hala baş tacıdır.’’

Adana Çocuk ve Kadın Hakları Derneği Başkanı Çiğdem Akça:

‘’Kadın olmak nedir?
Kadın olmak çok önemli olmakla birlikte çok da geniş anlamlıdır, anne, eş, kız kardeş, pek çok kişinin en büyük destekçisi, canı, cananı, yoldaşı olmaktır. Kadın olmak dünyayla eş değer olmaktır.

Kadın dernek başkanı olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Kadın dernek başkanı olmanın çok büyük avantajları yoktur. Çünkü toplumumuzda erkekler çok daha kolay kapı açıp, daha kolay yol alabiliyorlar. Ama bazı durumlarda daha duyarlı kişilerle muhatap olunca dezavantaj, avantaj haline geçebiliyor. Erkeklerin egemen olduğu bir toplumda yaşadığımız için, erkek dernek başkanı olmak çok daha önemli yerlere getirebiliyor insanları.

Türkiye’de kadının yeri nedir?
Kadınlar ülkemizin nüfusunun yüzde 50’sini oluşturuyor. Bu yüzde 50’lik sayı diliminde kadınların yeri yeterince önemsenmiyor. Karar alma mekanizmalarında bulundurulmuyoruz, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve belediye meclislerinde çok azınlıktayız, sembolik sayıdayız. İstihdam alanında patron kadınlarımız yok denecek kadar az. Kadınlar daha çok hizmet sektöründe hayatlarını sürdürüyorlar. Pandemi dönemindeyiz ve bu dönemde en çok kadınlar işlerini kaybetti. Evden çalışmaya geçtiklerinde iş yükleri arttı. Türkiye’de kadın olmak çok zor bir sanat. Kadının kocaman bir yüreği, sevgisi, merhameti, her şeye koşmak için arzusu var. Bu 8 Mart’ta kadın eşit ve özgür birey olarak kabul edilmelidir, böylelikle kadının insan hak ihlalleri de duracaktır.’’

Seyhan Kadın Çocuk Dayanışma Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı Elife Müftüoğlu:

‘’Kadın olmak nedir?
Türk tarihinde kadınların önemi her zaman için ön planda olmuştur, mücadelelerde hep erkeğin yanında olmuştur. Kadın olmak samimiyettir, dürüstlüktür, çalışkanlıktır. Özellikle kadının duygusallığı ve mantığının çok çalışması annelik, eş olma ve çalışma hayatındaki başarısında kadın olmanın en büyük özelliklerini görüyoruz.

Kadın öğretmen olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Kadın öğretmen olarak öğrencilerle duygusal bir ilişki kurmak, annelik duygusuyla sevmek, dert ortağı olmaktır ve çalışma hayatında araştırmacı olmak avantajdır. Öğretmenlik yaparken, evde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin verdiği konumdan dolayı ev işi yapması, çocukların bakım sorumluluğu gibi ağır yüklerin olması dezavantajdır.

Türkiye’de kadının yeri nedir?
Atanmışlar veya seçilmişlerdeki kadınların konumlarına baktığımız zaman kadının yerini daha iyi anlayabiliriz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 600 milletvekili bulunuyor ama bu sayının sadece yüzde 17’si kadınlardan oluşuyor. Belediye başkanlıklarına baktığımızda sayının çok az olduğunu görürüz. Devlet üniversitelerine baktığımızda, 111 üniversiteden sadece 3 tane kadın rektörümüz bulunuyor. Bu sonuçlara göre Türkiye’de kadının yeri maalesef istediğimiz gibi değil. Biz bu tür ayrımcılıklar için mücadele ediyoruz. İnanıyoruz ki ileriki dönemlerde yönetimlerde, atanmış ve seçilmişlerde daha çok sayıyla yer alacağız.’’

Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER) Başkanı Zuhal Özbelli:

‘’Kadın olmak nedir?
Kadın olmak öncelikle insan olmaktır. Bu konuda Neşet Ertaş’ın “Kadınlar insandır, erkek insanoğludur” sözünü tek geçiyorum. Tüm dünyada, özellikle ananelerin, örf ve adetlerin çok olduğu ülkemizde kadın olmak, bir mücadeledir. Kadın hakkını, özlük hakkını, niceliğini, niteliğini her zaman savaşarak almıştır.

Kadın olarak siyasette bulunmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Kadın siyasete veya herhangi bir ortama girdiği andan itibaren, otomatikman bakış açısı da beraberinde geliyor. O ortamda eksik veya fazla ne varsa, analizlerini yapar ve çözmeye başlar, böylelikle bütün işi başarır. En büyük avantajımız bakış açımız, ayrıntıları görmemizdir. Siyasette ve yönetimlerde kadın olmanın dezavantajı ise, eşit hak için mücadele etmek zorunda kalmamızdır. Bu eşitsizliğin tartışmasını ve mücadelesini veriyoruz, yerimizi belli etmek zorunda kalıyoruz. Erkeklerden istenmeyen nicelik ve nitelikler, bizden de istenmemeli.

Türkiye’de kadının yeri nedir?
Türkiye’de kadın her şeydir. Annedir, bacıdır, gelin kızdır, hanım kızdır, komşudur, komşunun kızıdır… Biz bunların hiçbirini istemiyoruz. Bizim tek bir adımız var, “KADIN”. Biz kadın olmak, kadın görünmek istiyoruz. Ülkemizde bütün kadın dernekleri, siyasetteki kadınlar bunun için uğraşıyor. Hiçbir niceliği ve niteliği istemiyoruz. Bizim adımız kadın, kadın olarak kalmalı.’’

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER