Yılmaz, “Erdoğan’ın
Adana mitingi, yargının ne hale getirildiğinin çok net sonucudur, seçim
kurullarının kararları ibretliktir. Bir siyasi partiye tahsis edilen meydan,
seçim kurullarına baskı yapılarak, kararlar değiştirilerek, apaçık siyaset
yapan Erdoğan’a verilmiştir. Adana Valiliği ve müdürlükler de internet
sitesinden bahçesindeki panoya kadar siyasete alet edilmiştir” dedi.
‘ERDOĞAN YSK’NIN YASAĞINI DELİYOR’
Daha önce ‘toplu açılış’ adı altında mitingler yapıp, meydanlarda AKP’ye 400
milletvekili isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Adana’daki mitinginin ‘Halkla
Buluşma Toplantısı’ diye kamuoyuna yansıtıldığını kaydeden Adana 3’üncü Sıra
Milletvekili Adayı Yılmaz, “Seçim kurulları baskı altına alınarak, kararlar
iptal edildi, değiştirildi. Son olarak Vatan Partisi’nin mitingi güvenlik
gerekçesiyle iptal edildi, meydan Erdoğan’a verildi. Yüksek Seçim Kurulu’nun
(YSK) toplu açılış adı altında tören yapılmasına dair yasağı da 28 Mayıs’ta başladı.
Şimdi, Erdoğan Adana’ya gelecek, toplu açılış yerine ‘halkla buluşma
toplantısı’ adı altında yine tüm devlet imkanlarını kullanarak siyaset yapacak.
YSK’nın yasağını da bu yöntemle delmiş olacak. Seçim kurullarının yanı sıra
Adana Valiliği başta olmak üzere milli eğitim, emniyet müdürlüğü gibi ne kadar
müdürlük varsa hepsinin internet sitesini tıkladığınızda karşınıza Erdoğan’ın
miting ilanı çıkıyor. Devlet kurumlarının bahçelerindeki panolar da Erdoğan’ın
miting afişleriyle donatılmış durumda. Milli Eğitim başta olmak üzere
öğretmeninden öğrencisine, devlet kurumlarının personeline Erdoğan’ın mitingine
gitmeleri için baskı yapılıyor, talimatlar veriliyor” diye konuştu
‘HAKKIMI HELAL ETMİYORUM’
Erdoğan’ın ‘toplu açılış’ adı altında il il dolaşıp, mitingler yapmasının
Anayasa’ya ve TBMM’de ettiği yemine aykırı olduğunu tekrarlayan Yılmaz,
tepkisini şöyle sürdürdü: “Sayın Cumhurbaşkanı TBMM’deki yemininde ‘Bütün
partilere eşit mesafede olacağıma, devletin kurum ve kuruluşlarının uyum içinde
çalışmasını sağlayacağıma ve tarafsız olacağıma, namusum ve şerefim üzerine ant
içerim’ diye yemin etti. Ama seçim sürecinde gördük ki; devlet imkanlarıyla
mitingler yapıp, AKP’ye 400 milletvekili istiyor. Suç işliyor, yeminini
çiğniyor. Bizim de hakkımızı yiyor, milletimizin de hakkını yiyor. Ben hakkımı
helal etmiyorum, bu millet de hakkını helal etmiyor.”
BAŞKANLIK; TEK ADAMLIK, DİKTATÖRLÜKTÜR
Erdoğan’ın sözünü ettiği başkanlık sistemini de sert dille eliştiren Yılmaz,
“Sayın Erdoğan, başkanlık diyor, başka bir şey demiyor. Erdoğan’ın dayattığı
başkanlık; tek adamlık, diktatörlüktür. Bunun en acı örneklerini Irak’ta,
Suriye’de ibretle görüyoruz. Irak’ta Saddam Hüseyin yıllarca tek adam olarak
ülkeyi yönetti. Baskı ve zulüm rejiminin sonucunda Irak’da her gün Müslüman
kanı oluk oluk akıyor. Suriye’de başkanlık babadan oğula geçti. Esad rejimi de
bugün Suriye’yi kırk parçaya böldü. Kardeşi kardeşe kırdırıyorlar. Erdoğan’ın
dayattığı başkanlık sistemi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ortadan
kaldırmak, Türk Milleti’nin bölmek demektir. Türkiye uçurumun eşiğine
getirilmiştir. Ama ben inanıyorum ki; aziz milletimiz buna izin vermecektir.”