Seyfettin Yılmaz, 7 Haziran seçim sürecinde milliyetçi, muhafazakar seçmenin
MHP’ye yöneldiğini, bunu gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korku ve
panik içinde Anayasa’yı hiçe sayıp, tarafsızlık yeminini çiğneyerek meydanlara
indiğini, bizzat AKP’nin seçim çalışmalarını yönettiğini söyledi.
‘MUKTEDİR MUHALEFET EDENİ HAPSE TIKARIM DİYOR’
Yargıya, emniyete, medyaya yönelik operasyonların bitmek bilmediğini vurgulayan
Yılmaz, Erdoğan’ı sert şekilde eleştirip, “Muktedir ‘Bize muhalefet eden,
bizimle beraber yürümeyen kim olursa olsun, hapse tıkarım’ diyor. Bütün bu
operasyonlar suçluluk psikolojisinin uygulamalarıdır. Çünkü vicdanınız rahat
değilse, akşam yastığa başınızı koyduğunuzda uyuyamazsınız. Kanunları hiçe
sayıp, hukuku çiğneyip, yaptığınız yolsuzlukların hesabının sorulacağını
düşündüğünüzde bu tür operasyonları yaparsınız. Ama şunu herkes bilsin ki, biz
iktidara geldiğimiz zaman Recep Tayyip Erdoğan’ı vatana ihanetten
yargılayacağız. Çünkü birçok usulsüzlük ve yolsuzluk ortadadır. Ya vatana
ihanetten yargılanıp, cezaevine girecek. Ya da yurt dışına kaçacaktır. Başka
bir alternatifi yoktur. Herkesin haksızlıklar karşısında mücadele vermesi
lazım. Çünkü haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Türkiye dönülmez bir
noktaya geliyor. Allah göstermesin, eğer 7 Haziran’da Recep Tayyip Erdoğan’ın
dediği gibi bir sonuç çıkarsa, Türkiye’de kaos ve kargaşa hakim olacaktır” diye
konuştu.
AKP VE HDP DANIŞIKLI DÖVÜŞ YAPIYOR
AKP’nin ‘çözüm süreci’ diyerek Türkiye’yi bölünmeye sürüklediğini, terör örgütü
PKK’nın siyasi uzantısı HDP’yle anlaşıp, ülkenin bir bölümünün teröristlere
teslim edildiğini ifade eden Seyfettin Yılmaz, “Bakmayın bunların seçim
meydanlarında birbirlerine atıp, tuttuğuna, danışıklı dövüş yapıyorlar, kayıkçı
kavgası yapıyorlar” dedi.
AKP ve HDP’nin amacının ortak olduğunu, yıllardır birlikte yürüdüklerini
kaydeden Yılmaz, şunları söyledi:
“Oslo’da yapılan görüşmeler ortadadır. Bu görüşmeleri kim yaptı? Recep Tayyip
Erdoğan’ın ‘Benim kara kutum, beynimin yarısı’ dediği MİT Müsteşarı Hakan
Fidan… Çözüm süreci diye, Kürt sorunu diye başladılar, Habur’dan PKK’lı
teröristler girdi, ayaklarına mahkemeler götürüldü. Orada sözde yargılama
yapıldı. Şuanda da ülkenin belli bir bölümü PKK terör örgütüne teslim edilmiş
durumdadır. 4 ay kadar önce de Dolmabahçe Sarayı’nda hükümet yetkililileri,
HDP’li yöneticilerle bir masanın etrafında toplandı. 35 bin kişinin katlinden
sorumlu Abdullah Öcalan’ın talimatlarını orada anlaşma altına aldılar. Biz hep
söyledik, terör örgütüyle pazarlık olmaz. Biz hep söyledik, Kürt kökenli
vatandaşlarımız bizim bin yıllık kardeşlik hukuku içerisinde yaşadığımız asli
unsunlarımızdır diye. Ama terör örgütüyle masaya oturursanız, sonuca
gidemezsiniz. Seçimlere iki ay kala baktığımızda da danışıklı dövüş yapıyorlar,
kayıkçı kavgası yapıyorlar. 2011 seçimlerinde de aynısı yapılmış. Seçimden
sonra da süreçte beraberliklerine devam etmişler. Şimdi AKP’nin oy tabanı
MHP’ye kayınca danışıklı dövüşe başladılar. Dediler ki, ‘Siz orayı toparlayıp,
biz de milliyetçi muhafazakar oyları toplayalım, seçim sonunda yine devam
ederiz.’ Ama bu pazarlığı aziz milletimiz sandıkta bozacaktır. Bizim arkamızda
yüce Türk Milleti olduğu sürece bu oyunları bozacağız.”
BÜYÜK ADANA MİTİNGİNE DAVET
Yılmaz, MHP’nin 4 Haziran günü saat 17.00’daki Büyük Adana Mitingi’ne tüm
Adanalıları davet etti. Uğur Mumcu Meydanı’nda (İstasyon Meydanı) MHP Genel
Başkanı Devlet Bahçeli’nin hemşehrileriyle kucaklaşacağını vurgulayan Yılmaz, “Adanalılar,
MHP’nin iktidar meşalesini bu mitingde yakacaktır” dedi.