Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar,
1974 Kıbrıs Barış Harekatı ve sonrasında yaşanan gelişmelerle ilgili AA
muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Tatar,
"Kıbrıs Barış Harekatı, Kıbrıs Türk halkı için yeni bir dönemin
başlangıcıdır." dedi.
1974 öncesi
Kıbrıslı Türklerin Ada içerisine dağınık vaziyette yaşadığını ve geleceğini
göremediğini kaydeden Tatar, o dönemde Kıbrıslı Türklerin soykırım ve benzeri
hamlelerle Ada üzerindeki varoluşunun yok edilmesinin söz konusu olduğuna
dikkati çekti.
Tatar, harekat
emrini veren dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ve hükümet ortağı Necmettin
Erbakan'ı rahmetle anarken, "46 yıl sonra hayatlarını kaybeden, şehit
düşenlere rahmet diliyorum. Hem Mücahitlerimize hem Mehmetçiklerimizin
mekanları cennet olsun. Dr. Fazıl Küçük, Rauf Denktaş ve onların silah
arkadaşlarına da Allah'tan rahmet diliyorum." dedi.
"İYİ Kİ
MEHMETÇİK BURAYA AYAK BASABİLMİŞTİR"
Harekat sırasında
çok sayıda Mehmetçik'in de hayatını kaybettiğini hatırlatan Tatar, "Bu
insanların evlatları ve torunlarına seslenmek istiyorum; dedeleri buraya şehit
düştüyse, burada bir Türk Cumhuriyeti varsa ve ulusal çıkarlarımız korunuyorsa
onların şehit düşen dedeleri sayesindedir. Hep birlikte bu başarıyı elde ettik.
Nice 20 Temmuzları hep birlikte kutlamak dileğiyle." diye konuştu.
Tatar, Doğu
Akdeniz'de, stratejik bir noktada devlet kurulmasının ve bu aşamaya
gelinmesinin kolay bir iş olmadığını ve bunları 1974'teki Barış Harekatı'na
borçlu olduklarını söyledi.
Başbakan Tatar,
"İyi ki 1974 harekatı olmuştur, iyi ki Mehmetçik buraya ayak
basabilmiştir. O günden sonra Kıbrıs Türk halkı kendi devletinin çatısı altında
onurlu bir şekilde yaşamaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.
1974 Kıbrıs Barış
Harekatı sırasında Doğu Akdeniz'deki petrol, gaz ve diğer stratejik konuların
bu kadar belirgin olmadığına dikkati çeken Tatar, Doğu Akdeniz'in öneminin 46
yıl sonra daha iyi anlaşıldığını kaydetti.
Tatar, Doğu
Akdeniz'de yaşanan son gelişmeler, ulusal çıkarlar, Türkiye'nin bölgenin lider
ülkesi olarak yürüttüğü faaliyetler ve son olarak Libya hamlesiyle, KKTC'nin
"Mavi Vatan" kavramının ana omurgasını teşkil eden bir devlet haline
geldiğini söyledi.
KKTC'nin kalıcı
olarak yaşayabilmesi ve güçlü bir Türkiye ile ulusal menfaatleri korumanın
önemine dikkati çeken Tatar, güvenli ve refah dolu bir geleceğin yegane
temennileri arasında olduğunu kaydetti.
"TÜRKİYE'NİN
GARANTÖRLÜK HAKLARININ DEVAM ETMESİ GEREKTİĞİNİ VURGULUYORUM"
Tatar, Kıbrıs
meselesinin çözümü için uzun yıllar müzakere süreci yürütüldüğünü hatırlattı ve
şunları kaydetti:
"Rum-Yunan
ikilisinin Kıbrıs'ta eşitlik temelli bir anlaşmaya razı olmadıkları ortaya
çıkmıştır. Kıbrıs'ı kendi egemenlik alanlarına çekmek, AB içerisinde yavaş
yavaş hem Kıbrıslı Türklerin etkinliğini azaltmak hem de Türkiye'yi burada
3'üncü bir ülke konumuna sokmak, buradan dışlamak esas hedef ve niyetleridir.
Bizim her zaman dilediğimiz eşitlik temelinde Ada üzerindeki haklarımızın
korunmasıdır."
Türkiye'nin 1960
anlaşmalarından kaynaklanan haklarından dolayı 1974'te tek taraflı müdahale
hakkını kullanabildiğini vurgulayan Tatar, "Kıbrıs'ta bundan sonra anlaşma
şekli ne olursa olsun, Türkiye'nin garantörlük haklarının devam etmesi
gerektiğini tekrar vurguluyorum. Türkiye Cumhuriyeti bu garantörlük hakkından
vazgeçmeyecektir ve vazgeçmemelidir." dedi.
"EGEMEN
EŞİTLİK TEMELİNDE BİR ANLAŞMA OLABİLİR"
Tatar, Kıbrıslı
Türklerin her zaman kalıcı bir anlaşma için fedakarlık ve iyi niyet
gösterdiklerini ancak karşı taraftan bu iyi niyeti hiç görmediklerini ifade
etti.
Başbakan Tatar,
"Bir anlaşma olacaksa, artık federal temelde değil, iki eşit devlet
temelinde bir anlaşmanın Kıbrıs'ın gerçeklerine göre, kalıcı ve sürdürülebilir
olabileceğini vurgulamak istiyorum. Yan yana yaşayan, egemen eşitlik temelinde
bir anlaşma olabilir." diye konuştu.
Doğu Akdeniz'deki
yeni gelişmelerle KKTC'nin çok daha önemli bir hale geldiğini de söyleyen
Tatar,
"Kıbrıs
Barış Harekatı, Kıbrıs Türk halkı için yeni bir dönemin başlangıcıdır"
"46 yıl sonra hayatlarını kaybeden, şehit düşenlere rahmet diliyorum. Hem
Mücahitlerimize hem Mehmetçiklerimizin mekanları cennet olsun"
"Kıbrıs'ta bundan sonra anlaşma şekli ne olursa olsun, Türkiye'nin garantörlük
haklarının devam etmesi gerektiğini tekrar vurguluyorum"
"Artık federal temelde değil, iki eşit devlet temelinde bir anlaşmanın
Kıbrıs'ın gerçeklerine göre, kalıcı ve sürdürülebilir olabileceğini vurgulamak
istiyorum"
KKTC'yi geliştirmek, güçlendirmek ve KKTC halkının başı dik yoluna devam
etmesinin en büyük temennileri olduğunu söyledi. AA