Baki’den önemli açıklama: Çözüm var, adım yok

Baki’den önemli açıklama:  Çözüm var, adım yok

Gazette Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül’ün moderatörlüğünü yaptığı “İnci Gül ile Biz Bize” canlı yayın programının bu haftaki konuğu, Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Melih Baki oldu. İzmir depremini ve olası depremleri anlatan Baki, “Biz toplum olarak birinci dereceden deprem coğrafyasında yaşıyoruz. Fakat Toplumu bilgilendirecek olan aydın dediğimiz öğretim görevlisi, profesyonel olarak o makama sahip hocalarımız, devleti idare eden bakanlıklar ve belediye başkanları dâhil bu olayın çoğunun farkına vardığını sanmıyorum” dedi.


İşte YouTube, Facebook ve Twitter’dan canlı yayınlanan o keyifli program;

 

 

Melih baki kimdir?

 

Melih Baki 1955 Adana doğumlu. İlk orta öğretimini Adana’da tamamladı. İstanbul’da jeofizik mühendisliğini bitirdi. Bitirdikten sonra mesleği ile ilgili deprem, petrol ve maden araştırmaları ile yurt içi yurt dışı projelerinde uzun yıllar çalıştı. Deprem araştırmalarına ağırlık vererek Adana’ya gelerek MTA Doğu Akdeniz Genel Müdürlüğünde tayinimiz geldi. Jeofizik mühendisliği odası Adana şube başkanlığına getirildik ve halen görevimiz devam ediyor.

 

Kaç yıllık başkanlık göreviniz devam ediyor?

 

Kurulduğundan bu güne kadar yolumuzu gençlere bırakalım dedik. Bu dönem tekrar getirdiler bizi.

Önemli olan insanlık adına önemli adım atabilirsek yapmak zorundayız.

 

Deprem nedir, nasıl oluşur?

 

Biz toplum olarak birinci dereceden deprem coğrafyasında yaşıyoruz. Fakat Toplumu bilgilendirecek olan aydın dediğimiz öğretim görevlisi, profesyonel olarak o makama sahip hocalarımız, devleti idare eden bakanlıklar ve belediye başkanları dâhil bu olayın çoğunun farkına vardığını sanmıyorum. Yaşadığımız coğrafya birinci dereceden deprem coğrafyasıdır. Deprem olacak mı? Evet olacak. Durdurma şansımız var mı? Mümkün değil. Deprem dediğin zaman bu dünyaya hayat veren deprem hareketleridir. Eğer bu dünyada yaşam hareketi varsa yer altındaki ‘magma’ dediğimiz deprem hareketlerine borçluyuz. Fakat bunu farkına varamıyoruz. Çünkü 60-70 yıldan beri hiç deprem öncesi önlemler konuşulmadı. Deprem bir doğa olayıdır. Deprem kıtaların çarpışması, ayrışması ve sürtüşmesi ile olur. Bizim bulunduğumuz coğrafyada Afrika kıtası bize yılda bundan 3-4 yıl öncesine kadar 2 buçuk santim hızla gelirken şimdi ise bize geliş hızı 6 santimi aşmış durumda. İkinci olarak Afrika kıtasından daha küçük oda bize geliyor. Son yıllarda özellikle Akdeniz’in taban suyundaki 16,7 derecede ısınmış iken, geçen yılın haziran ayında bu ısı 26-27 derece ısındı.  

 

Bu bölgemizde kaç büyüklüğünde deprem bekleniyor?

 

Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri sıkıntıdadır. Yani Adana’dan Maraş, Hatay, Osmaniye ve Malatya’ya kadardır. Kaç büyüklüğünde dediğiniz zaman kıracağı faya bağlıdır. Yani burada 6 buçuktan daha fazla deprem bekliyoruz. Eğer Akdeniz içinde Etna yanardağı, vezüv yanardağı ve stromnoli yanardağı harekete geçer ise bir basınç azalması olur. O zaman 7 olacağına 6 buçuk olur. 6 buçuk olacağına daha düşük değer olur. Bu güne kadar bir hareket geçmediğine göre deprem açısından çok önemli bir sürecin içerisindeyiz.

 

Bu denetimlerde bulunanlara nasıl görev düşüyor?

 

Binalar ve insanlar bizi öldürmüyor. Bu bina yapımına izin verenler öldürüyor. Bu aşamaya geldiğimiz zaman kanım donuyor. Bu kadar bilimden uzak bu kadar insan hayatını hiçe sayan bir ülkede yaşadığımı sanmıyordum. Ama geç fark ettik. Bir deprem coğrafyasında yaşıyoruz. Bunun anlamı nedir? Her an büyük bir depremdir. En büyük suç bizi idare eden zihniyetlerdedir. Bir kenti idare ediyorsanız mevcut kentin yer altı yapma hareketini çıkarmanız lazım. Yer altı yapma hareketlerin durumuna göre kentsel dönüşüm dediğiniz olayı oradan başlatmanız lazımdır. Bu aşamaya baktığımız zaman bizim ülkemizde böyle bir anlayış yoktur. 2. Aşamada bir belediyeyi idare ediyorsanız, kentin aldığı göç oranı yılda ne kadar göç varsa zemin durumuna göre proje üretirsiniz. Aslında bilimden uzaklık öldürüyor. Bugüne kadar televizyonda dinlediğimiz 1-2 hocamız dışında 60 yıldır deprem önlemleri nasıl alındığını bir tek konuşan yok. Herkes mesleki çıkarlarını ön planda tuttuğu için bedeli ağır oluyor. Adana tarihsel dönem boyunca eskiden Ceyhan nehri kısır boğazını kullanarak İskenderun körfezine dökülürdü. Özellikle volkanik bir depremle ceylan tepede Ceyhan nehrinin geçtiği kısır boğazının önü kapanıp büyük bir göle dönüşür. Bir depremle Ceyhan nehri Adana’ya göç eder. Seyhan ve Ceyhan nehri 6 defa birleşip ayrılır. Her birleşip ayrılma bir depremle meydana gelir. Şu anda Yüreğir yuvasında onlarca medeniyet keşfedilmeyi bekliyor. Afet dediğimiz olay depremden kaynaklanmıyor. Bizi idare eden zihniyetlerin eksik ve yanlış bilgilerinden kaynaklanıyor. Deprem olacak mı? Evet olacak. Durdurma şansımız var mı? Hiçbir teknoloji ile mümkün değil. Bir binayı istediğiniz kadar sağlam yapın, hiçbir anlamı taşımaz. Deprem olduğu zaman o binaya o zemine geçecek bir güç vardır.

 

Türkiye’de zemin haritasını siz çıkartıyor musunuz?

 

Devletin kurumlarından bugüne kadar öyle bir talep gelmedi. Ama çalışma yaptığımız yerde direk kentleşmeye yönelik bir çalışma olması lazımdır. Bir mevcut kentin dünyada bu kentsel dönüşüm olayının başlangıcı buradan başlar. Ulaşımdan ticarete afetlere güvensizlikten dolayı yeni bir yasa çıktı. Birinci madde heyelan tehdidi olduğu bölge olarak öncelik buradan başlar dediler. Eğer heyelan tehdidi var ise o boşaltılıp taşınır oradan dediler. Doğayla siz baş edemezsiniz. Bunu bile bile izin verenler ya doğayı hiç bilmiyor yâda insan canını tehlikeye sokan bir zihniyettir.

 

Bununla ilgili ne yapılması gerekiyor?

 

Eğer kenti modern yaşanabilir düşünüyorlarsa, mevcut kentin yer altı yapma haritaları çıkarılması gerekiyor. Yer altı yapma haritaları çıkarıldıktan sonra birinci madde heyelanlı alanlar tespit edilir. Oradaki yapılaşma taşınır ve yeni açılacak heyelanlı alanlarda yapılaşma izin verilmez. Sel tehdidi altında olan yerler taşınır. İkinci aşamaya geldiğimiz zaman kentin nüfus artışını aldığı göç oranını hesaba katarak 15-20 yıl sonrası ki kent imar planları ileri çekilir. İmara yeni açılacak alanların yer altı yapma haritaları çıkartılıp ona uygun projeler üretilir.

 

Adana’da hangi bölgeler riskli?

 

Adana’da ki yer altı su seviyesi yükselecek. Bu yükselme tehlike anlamına geliyor. Çatalan öncesi yapılan çok katlı bodrum katına su dolacak demiştik. Regülatör köprü yapılmaya karar verildiği zaman itiraz etmiştik. Önlem alınmazsa eğer mevcut yer altı suyu 1,7 ile 2 metre daha çok yükselecek. Bıraktığınız zaman da azalacak dedik ama dinletemedik. Şimdi kapandıktan sonra yer altı su seviyesi 3-4 metreye kadar yükseldi. Bize başvuran apartman sayısı 367’yi geçti. Bodrum katlarının tamamı su dolmuş. Yani depreme gerek kalmadan bu binaların yavaş yavaş çökmeye başlayacağını göreceğiz. Çözüm var mı? Evet, var ama bir tek adım atan yok.

 adem, adem aköl, adem aköl kimdir, Fatma inci gül, inci gül, inci, haber, gazete, gazette, manşet, gazete manşetleri, recep tayyip erdoğan, ömer çelik, adana, büyükşehir, zeydan, zeydan karalar, soner çetin, fatih Mehmet kocaispir, akif kemal akay, türkiye, meclis, siyaset, oy, sağlık, anabülten, ekonomi

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER