Kemal Kara: Bakanlığımıza güveniyoruz

Kemal Kara: Bakanlığımıza güveniyoruz

Eğitim Bir-Sen Adana Şubesi Basın ve İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Kara, Gazette’ye önemli açıklamalarda bulundu. Muhabirlerimizden Işılay Karagöz’e konuşan Kara, “Yüz yüze eğitimin başlamasıyla birlikte, eğitim ve öğretimimize kaldığımız yerden devam edip, aradaki kaybı kısa sürede kapatabiliriz. Milli Eğitim Bakanlığımız, 104 yıllık geçmişi olan bir bakanlık. Bakanlığımızın bu zorlu pandemi sürecinde en doğru kararları vereceğini biliyoruz” dedi.


Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz, Kemal Kara kimdir?

Eğitim Bir-Sen Adana Şubesi Basın ve İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısıyım. Aynı zamanda bir okulda okul müdürü olarak görev yapmaktayım. 2002 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra eğitim programları üzerine yüksek lisans yaptım. O günden bu yana eğitim camiası içerisindeyim. Adana'nın birçok okulunda görev yaptım. Branşım Sınıf Öğretmeni. 2008 yılından itibaren de Eğitim Bir-Sen Adana şubesinde farklı bölümlerde  görev yapıyorum. 2018 yılında yapılan şube seçimlerinin ardından şube başkan yardımcısı olarak görev almaya başladım.

Öğretmenlik mesleğini seçmenizin özel bir nedeni var mı?

Öğretmenlik gerçekten aşkla yapılması gereken bir meslektir. Eğer ki sevmeyip, o hazzı duymuyorsanız, yapılması çok zor bir meslektir. Adana’nın güneyinde bir okuldan mezunum. İlkokul öğretmenimin bende bıraktığı iz neticesinde bu mesleği seçtim. Bugün belki farklı alanlarda, farklı yerlerde olabilirdim ama ilkokul öğretmenimin sayesinde sınıf öğretmenliğini seçtim. Ben de bu meslekte kendi öğrencilerimin yüreğine dokunup, onlarda iz bırakmak için elimden geleni yapıyorum.

2008 yılından bu yana sendikacılık yaptığınızı söylediniz? Geriye dönüp baktığınız zaman sendikacılık size ne öğretti?

13 yıldır sendikanın değişik alanlarında görev aldığımı söylemiştim. Üyelikle başlayıp, iş yeri temsilciliği yaptım ayrıca bölge komisyonlarında yer aldım. Sendikamız tarafından basılan ‘Sevdam, Dâvâm Sendikam’ kitabının da Genel Yayın Yönetmenliğini yaptım. Sendikacılık gerçekten emek istiyor. Zaten sendikacılığın ruhunda çalışanların özlük haklarını korumaya, huzur ve refahını arttırmaya yönelik çalışmalar yapmak var. Bu anlamda biz de Eğitim Bir-Sen olarak üzerimize düşeni fazlasıyla yerine getirmeye çalışıyoruz.

Pandeminin başlangıcından bu yana geçen bir yıllık süreyi eğitimde kayıp olarak görüyor musunuz? Bu sürede uzaktan eğitim yeterli oldu mu sizce?

Pandemi, sadece ülkemizde yaşanan bir durum değil. Tüm dünyayı etkisi altına almış durumda. Dünyanın tamamını kasıp kavuran coranavirüs, birçok ülkede hayatı durduracak noktaya gelirken, ülkemizde de bazı dönemlerde bu sıkıntıyı üst seviyede hissettik. Öğrencilerimiz adına bir öğrenme kaybından söz etmemiz mümkün elbette ama sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada var bu sorun. Türkiye’yi diğer ülkelerle kıyasladığımızda bu oranın daha az olduğunu düşünüyoruz. Dünyada olmayıp sadece ülkemizde uygulanan EBA bilişim ağı sayesinde, bakanlığın ve öğretmenlerin de özverili çalışmasıyla, yaz döneminde de uygulandı. Altyapısının güçlendirilmesiyle bu dönem daha az sorunla eğitime devam edildi. Daha önce kısmi zamanlı yani belirli saatler eğitim alan öğrenciler, şu an haftada yaklaşık 30 saat ders görüyorlar. Elbette yüz yüze eğitim kadar olmuyor ama aradaki kaybı minimalize etme anlamında bakanlığın yapmış olduğu politikaları destekliyoruz. Elbette eksik bulduğumuz, eleştirdiğimiz kararlar da oluyor. Eğitim Bir-Sen olarak gerekli tedbirler alındıktan sonra yüz yüze eğitime geçilmesini istiyoruz. Okullarımızın sokaktan daha güvenli ve temiz olduğunu düşünüyoruz. Öğrencinin okulda öğrenmesi gereken bir olgu olduğunu ve öğrenmenin tamamen orada gerçekleşebileceği kanaatindeyiz.

Uzaktan eğitimin öğretmenler, öğrenciler, veliler için olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir? Salgın, eğitimin paydaşlarını nasıl etkiledi?

Veliler, "Ne olacak?" kaygısı içerisindeler. Uzaktan eğitimin olduğu dönemde okuldaki rehber öğretmenlerimizin özverili çalışmaları ve bu noktada destek veriyor olmaları önem arz etmektedir. Öğretmenlerimiz açısından baktığımızda yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitimi kıyaslarsak, bir sendikacı ve bir öğretmen olarak uzaktan eğitimin daha yorucu olduğunu söyleyebilirim. Öğretmenlerimiz daha önce sadece görsel anlatım ve bir iki farklı öğrenme yöntemi uygularken, şimdi birden fazla tekniği aynı anda uygulayıp, öğrencinin öğrenmesini sağlayacak ortamın zor olmasıyla birlikte, maksimum öğrenme teknikleriyle öğrenmeyi gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Biz Türk milleti olarak insanların gönlüne dokunmak isteyen bir toplumuz. Öğretmenler olarak da sınıf ortamında öğrencilerin ruhuna, gönlüne dokunmak isteriz. Yüz yüze eğitimdeyken bunu yapabiliyorduk ama sanal ortamda bu durum zor oluyor. Büyük bir özveriyle tüm öğretmenlerimiz bu süreci yaşıyorlar.
Bütün öğrenciler uzaktan eğitime dâhil olamadı. Öğrencilerimiz sınıf içerisinde konsantrasyonlarını dağıtacak etmenlerin minimalize edilmiş ortamlarda eğitim görürken, uzaktan eğitimle birlikte yattığı, kalktığı, aile fertlerinin içerisinde, onların hareketlerini görerek, seslerini duyarak derse katılıyorlar. Ama birçok ülkede bu sistem yok iken, bizim ülkemizde uygulanıyor. Biz Eğitim Bir-Sen olarak pandemi risklerini azaltıp, yüz yüze eğitimin başlamasını istiyoruz.

Önümüzdeki günlerde başlayacak yüz yüze eğitim kararını doğru buluyor musunuz, sizce süreç nasıl ilerler?

Milli Eğitim Bakanlığı, Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri doğrultusunda eğitim ve öğretimin yüz yüze ya da uzaktan olması yönünde kararlar alıyor. Yani süreç Bilim Kurulu’nun nezdinde verilecek görüşler doğrultusunda ilerliyor. İnşallah oradan gelecek görüşler virüsün azaldığı ve bittiği yönünde olur, böylelikle eğitim ve öğretimimize kaldığımız yerden devam ederiz. Aradaki kaybı kısa sürede telafi edebiliriz. MEB 104 yıllık geçmişi olan bir bakanlık. Eğitim camiası olarak bizler büyük bir aileyiz. Bakanlığımızın bu zorlu süreçte en doğru kararı vereceğini biliyoruz. Gerekli tedbirleri almak kaydıyla bir an önce yüzyüze eğitime geçilmesini istiyoruz.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’un tanıttığı Ulusal Destekleme Programı (UDEP) nedir, ne gibi kolaylıklar sağlayacaktır?

UDEP ile ilgili geçtiğimiz günlerde kısa bir açıklama yapıldı. Detaylarını biz de sabırsızlıkla bekliyoruz. Eğitim Bir-Sen olarak öğrencilerin ruhuna değecek, onların eğitim ve öğretimini iyileştirecek her türlü çalışmayı destekliyoruz. Çıkacak veya çıkabilecek her türlü projeyi, çalışmalarımızla destekleyerek bakanlığımızın yanındayız.

Geçtiğimiz hafta eğitim camiası içerisinde tartışılan bir konu vardı. 'Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği' hakkında ne düşünüyorsunuz?

Resmi gazetede yayınlanan eğitim kurumları yönetici görevlendirme yönetmenliği değişti. Eski yönetmelikte yer alan birçok konuyla beraber, birtakım yeni düzenlemeler de getirildi. Ancak yeni çıkan yönetmelikte bazı kazanılmış hakların yok sayılıp değerlendirilmeye alınmaması yönetmeliği tartışmalı hale getirmiştir. Mesela; ödül yönetmeliğinde, ödülün süresini belirten bir ibare olmamasına rağmen, yönetmelikte ödülün dört yıl geçerli olduğunu ve o süre içerisinde alınmışsa geçerli olduğu şeklinde ibarenin olması üzücü bir durum. Düşünün eğitim, yönetim ve denetim üzerine yüksek lisans ve doktora yapıyorsun, ama bu bir eğitim yönetimi sertifikasıyla eşdeğer sayılmıyor. Doktora yapmışsın, bu alanda uzmansın ama eğitim, yönetim sertifikası alman lazım. Ayrıca alınan sertifika 8 yıl geçerli. Biz sendika olarak bu durumu doğru bulmuyoruz, eşitlik ilkesine aykırı ve hukuksuz olduğu kanaatindeyiz. Kazanılmış bir tecrübenin yok sayılması ve bunun bazı kriterlerle manipüle edilmeye çalışılmasını doğru bulmuyoruz. Yönetmeliğin 2-3 yılda bir değişiyor olması da bizi üzüyor.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bir öğretmen, bir okul idarecisi ve bir sendikacı olarak, bakanlığımızın çıkartacağı yönetmeliklerin 104 yıllık geçmişe uygun, bu tecrübeyi sahaya yansıtacak düzeyde olmasını bekliyoruz. En kısa sürede eğitim ve öğretimin yüz yüze başlayıp, eskisi gibi devam etmesi için var gücümüzle çalışacağız. 2020-2021 eğitim ve öğretim yılının ikinci döneminin tüm öğrenci, öğretmen ve velilerimize hayırlı olmasını diliyor, sağlıklı ve güzel günlerde eğitimin başlamasını temenni ediyorum. Sizlere de bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum.


 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER