Prof. Dr. Gürhan: SakmanMeme kanserinde erken teşhis önemli

Prof. Dr. Gürhan: SakmanMeme kanserinde erken teşhis önemli

Meme ve Endokrin Uzmanı Prof. Dr. Gürhan Sakman, kadınlarda en çok görülen kanser türleri arasında olan meme kanserine karşı nasıl mücadele edileceğini Gazette’ye anlattı.  Prof. Dr. Sakman, meme kanseriyle mücadelede en önemli hususun erken teşhis olduğunu söyledi. Sakman, ‘’Daha önce ailesinde meme kanseri semptomu görmüş kadınlar 35 yaşından itibaren, meme kanseri geçmişi olmayan kadınlar da 40 yaşından itibaren yılda bir kez hekime, yılda bir kez de mamografiye gitmeleri gerek’’ dedi. 

Toplumumuzun meme kanserine karşı bakış açısı nasıl hocam? 

Her zaman söylüyoruz aslında meme kanseri çok yaygın, topluma mal olmuş, toplum sağlığı problemidir. Çünkü çok sık görülüyor. İşin en enteresan yanı iyi seyirli bir hastalık olması. Ama biz hala ve hala kadınları bu hastalıktan kaybediyoruz, kadınlar bu hastalıktan dolayı memelerini kaybediyorlar. Bu iş çok basit çözümleri olan, erken teşhiste çok iyi sonuçlar veren bir hastalık. Dolayısıyla bunun farkındalığını yaratıp, hastalara erken tanı şansını verip, tedavide de problemsiz yürümek çok mümkün. Ama burada en önemlisi hasta bilincini, kadın bilincini biraz da olsa artırmak.

Ne şekilde bilinçlendirmeyi artırabiliriz?

Öncelikle kadınlara meme kanserinin farkındalığını sağlamalıyız. Yani bu kanser bir şekilde kadınları tehdit ediyor. Tehdit etme sıklığı da şu şekilde; 80 yaşına kadar yaşayacağını ön gördüğümüz 8 kadından bir tanesi meme kanseri olacak. Bu olacak, engellemenin çok fazla şansı yok. Dolayısıyla elimizdeki tek silah erken teşhistir.

Erken teşhis için neler yapılmalı?

35 yaşından itibaren risk faktörü olanlar yani ailesinde meme kanseri olabilir, daha önce memesinden biyopsi yapılmış bir hasta olabilir. Bu kadınların 35 yaşından itibaren, diğer meme kanseri geçmişi olmayan kadınların da 40 yaşından itibaren yılda bir kez hekime, yılda bir kez de mamografiye gitmeleri gerekir. Bu kadar basit. 

Radyasyon kanser teşhisi koyulmasına sebebiyet verir mi? Mamografi ve tomografinin yaymış olduğu radyasyon miktarı ne kadardır? 

Sadece meme kanseri için değil, ağırlıklı olarak tiroit kanseri ve diğer tüm kanserlerde radyasyon bir numaralı etkendir. Radyasyon orta ya da uzun vadede DNA’yı, genetiği vs. bozuyor ve kansere neden oluyor. Çok sık yapılan bilgisayarlı tomografi tetkiklerinde de ciddi radyasyon alınıyor. Örneğin; bir akciğer tomografisi alındığında, Çernobil patlamasının olduğu noktaya 2.5 kilometre uzaklıktaki bir kişinin aldığına eşit düzeyde radyasyon alınır. Bu işlemlerin senede bir, iki senede bir, üç senede bir yapıldığını düşünürsek çok ciddi durumlar ortaya çıkar, kanser için öncül bir altyapı oluşturacaktır. 

Hastaları radyasyona daha az maruz bırakmamak için neler yapılmalı hocam?

Ben öğrencilerime de söylüyorum çok fazla tetkik yaptırıyoruz. Mesela röntgen sanki bizim klinik tecrübemizin, muayene bilgimizin önüne geçmiş gibi görünüyor. Hastayı daha muayene bile etmeden röntgen istiyoruz. 30 kişilik bir sınıfa kimler daha önce tomografi çektirmedi diye soruyorum. Hepsi daha 21 yaşında olan bu öğrencilerden sadece 3-4 tanesi çektirmediğini söylüyor. Peki, bu tetkiklerden sonra herhangi bir tanı konuldu mu diye soruyorum. %3’ü evet tanı konuldu diyor. Ama bu işlemler, tanıların konulması için şart değildir. Bu tip ileri tetkikleri, tanıyı koyduğun bir hastalığı değerlendirmek için yaptıracaksın. Yani hastalığı ön göreceksin, sonra evresine bakmış olacaksın. Biz resmen radyasyon bağımlılığı yaşıyoruz.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

DİĞER HABERLER