Her biri film
gibi
GAZETTE –
Adana’da işlenen bu cinayetler çok konuşuldu, çok tartışıldı... Aradan yıllar
geçmesine rağmen hala hafızalardan silinmeyen olayları, topluma ibret olması ve
benzerlerinin bir daha yaşanmaması amacıyla, her yönüyle bir kere daha
değerlendiriyoruz.
İncirlik
Üssü’nde cinayet
Adana'da,
kendisi gibi servis şoförü olan arkadaşı 42 yaşındaki Abdullah Murat Taze'yi
İncirlik Hava Üssü içinde bıçaklayarak öldüren 47 yaşındaki Murat Alcellat, ardından cesedi minibüsün arka koltuğuna oturturak
üs dışına çıkardı. Sonra tekrar dönüp olay yerindeki kanları temizledi.
Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı, her yerinde güvenlik kamerası bulunan
İncirlik Hava Üssü içinde işlenen cinayet, filmlere konu olacak cinstendi.
İncirlik Hava Üssü'ne işçilerin taşınması için servis hizmeti veren bir firmada
şoför olarak çalışan 4 çocuk babası Metin Alcellat, 14 Şubat 2008’de, birlikte
çalıştığı şoför arkadaşı Abdullah Murat Taze ile servise çıkma yüzünden
tartıştı. Saat 22.00'de İncirlik Hava Üssü'nün içindeki şirkete ait idari büroda
yaşanan tartışmanın ardından Alcellat, arkadaşı Taze'yi göğsünden 2 bıçak
darbesiyle öldürdü. İddiaya göre, katil zanlısı Alcellat, suçunu gizlemek ve
cinayeti faili meçhule sokmak için plan yaptı. Alcellat, soğukkanlı şekilde
öldürdüğü arkadaşının cesedini büro önündeki minibüse kadar sürükleyerek
taşıdı. Daha sonra cesedi ‘yaşıyormuş’ izlenimi vermek için arka koltuğa
oturtup üs dışına çıkarttı. Çıkış sırasında da hem kendi, hem de öldürdüğü
arkadaşının üsse giriş çıkışta kullandıkları elektronik kartını da cihazdan
geçirtti. Nöbetçi askere de “Arkadaş çok çalıştı yorgun, uyuyor” dedi. Cesedi
İncirlik Hava Üssü dışına attıktan sonra katil zanlısı Alcellat, tekrar üsse
giriş yapıp olay yerindeki kanları temizleyerek delilleri ortadan kaldırdı.
KORKUNCA İTİRAF ETTİ
Servis saatinin geçmesi üzerine işçiler şirket yetkililerini arayıp şoförlerin
ortada olmadığını bildirdi. Servisin aksaması üzerine şirket yetkilisi,
Alcellat'ı arayıp, “Neden servisi yapmadınız? Murat nerede?” diye sorması
üzerine Alcellat, korkuya kapılıp arkadaşını öldürdüğünü itiraf etmek zorunda
kaldı. Şirket yetkilisi Alcellat'ı jandarmaya götürerek teslim etti. Alcellat'ın
gösterdiği yerde Taze'nin cesedi bulundu. Soruşturmayı tamamlayan cumhuriyet
savcısı, Adana 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Savcı, ‘kasten adam öldürmek’
suçundan katil zanlısı Alcellat hakkında ömür boyu hapis cezası istedi.
Alcellat, yargılandığı mahkemede, arkadaşını neden
öldürdüğünü ve cesedini İncirlik Hava Üssü'nden nasıl dışarı çıkarttığını şöyle
anlattı: “Abdullah Murat ile birlikte çalışmaktayız. Sabah 07.00'de görevi
alır, ertesi günün sabahı 07.00'de görevi bırakırdık. Askeri üssün içinde
servis hizmeti veriyorduk. Olaydan 2 gün önce birlikte çalıştığımız arkadaşımız
Hüseyin, Abdullah'ın kışkırtmasıyla işten çıkartıldı. Olay günü saat 22.00'ye
kadar bütün servisleri ben yaptım. Abdullah ise şirket binasında televizyon
seyretti. Servis saatini beklerken ben bıçakla hazır çorbamı karıştırıyordum.
Yorulduğumu söyleyip servise çıkması için kendisinden yardım istedim.
Çıkmayacağını söyleyerek, ‘Sen çıkacaksın, çıkmazsan gerisini sen düşün.
Hüseyin nasıl çıkartıldı, sen de çıkartılırsın’ diyerek beni tersledi. Ben de
‘Abdullah bu yiğitlik nereye kadar? Benim bakmakla yükümlü olduğum 4 çocuğum
var’ deyince, bana ‘Ulan sen ne laf anlamıyorsun. Ben servise çıkmam. Bu kadar
çocuk doğurmasaydın. Zamanında düşünseydin’ diyince sinirle elimdeki bıçağı
göğsüne 2 kez batırdım. Hastaneye götürmek için kendisini sürükleyerek arabaya
götürdüm. Ara koridora yatırdıktan sonra üsten çıktım. Hava üssünde Amerikan
hastanesi olduğunu bir an için unuttum. Yola çıktım. Cesedi bıraktığım yerde
nabzını ölçtüm. Nabzının atmadığını görünce cesedi bıraktım. Tekrar üsse dönüp
paspas ile kan izlerini sildim. Biz 2 kişiydik. Gören olmadı. Patronuma durumu
anlattım. O da beni jandarmaya götürüp teslim etti.” Sanık, müebbet hapis
cezasına mahkum edildi.
Deniz Baykal
hayranı katil
Adana’da,
kızkardeşinin sevgilisini öldürüp, yanındaki arkadaşını da yaraladıktan sonra
kaçan 28 yaşındaki Muhammet Ay, olaydan
4 yıl sonra İstanbul'da dönemin CHP lideri Deniz Baykal'ı açık hava
toplantısında dinlerken yakalandı.
Serinevler
Mahallesi, Mustafa Kemalpaşa Bulvarı üzerinde 21 Temmuz 2004’de meydana gelen
olayda, Yumurtalık İlçesi’ne bağlı Yunusoğlu Köyü’nde yaşayan 19 yaşındaki
Kadir Kızılhan, kız arkadaşı Hatun Ay (16)
ile buluşmak için arkadaşı Abdullah Gelen (19) ile birlikte geldiği
Adana’da tabancayla vuruldu. Kadir Kızılhan olay yerinde hayatını kaybederken,
koltuk altından ve başından ağır yaralanan Abdullah Gelen ise ölü numarası
yaparak kurtuldu. Gelen, arkadaşını öldürüp kendisini yaralayan kişinin Hatun
Ay'ın ağabeyi olan Muhammet Ay olduğunu söyledi. Muhammet Ay’ı her yerde arayan
polis, 4 yıl boyunca zanlının saklanabileceği bütün adresleri tek tek
araştırdı. Bazı operasyonlarda son anda polisin elinden kaçmayı başaran Ay’ın,
İstanbul’da Bakırköy İlçesi’nde saklandığı saptandı. Zanlıyı yakalamak için
Cinayet Bürosu’nun deneyimli polisleri arasından 4 kişilik özel ekip İstanbul’a
hareket etti. Sahte kimlik kullanan Muhammet Ay’ın saklandığı evi takibe alan
ekipler, zanlıyı 9 Kasım 2008 günü, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Bakırköy
Belediyesi’nin düzenlediği bir dizi açılışta yaptığı konuşmayı dinlerken
yakaladı. Aynı akşam uçakla Adana’ya getirilen Muhammet Ay, tutuklanarak
cezaevine gönderilirken, bir süre sonra 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde son kez
hakim önüne çıkarıldı. Suçlamaları kabul etmeyen Muhammet Ay, "Ne öleni ne
yaralanan şahsı tanıyorum. Başka suçlardan arandığım için kaçıyordum. Suçsuzum
ve beraatimi istiyorum" dedi. Saldırıda ölümden dönen Abdullah Gelen ise,
“Kadir ile Hatun Ay’ın ilişkisi vardı. Olay günü kızla buluşmak için Adana’ya
geleceğini söyleyip, kendisine eşlik etmemi istedi. Birlikte geldik, onlar
buluşup konuşurlarken, Hatun'un ağabeyi Muhammet Ay durumu fark etti. Konuşma
bahanesiyle bizi olay yerine getirdi. Kadir’e bizi öldüreceğini söyledim, Kadir
de ‘Beni tanıyorlar, bir şey yapmaz’ dedi. Ancak otomobilden iner inmez
Muhammet, Kadir’in kafasına tek el ateş etti. Ben kaçmaya başladım, arkamdan
ateş etti, yaralanıp yere düştüğümde ölü numarası yaptım ama tek el daha sıktı.
Sonra öldüğümü düşünerek bırakıp gittiî dedi. Mahkeme heyeti, cinayeti ağır
tahrik altında işlediğine kanaat getirdiği sanığa 18 yıl, öldürmeye teşebbüs
suçundan 15 yıl ve ruhsatsız silah bulundurmaktan da 1 yıl 4 ay olmak üzere
toplam 34 yıl 4 ay hapis cezası verdi.
BABASI
ANNESİNİ, AĞABEYİ DE BABASINI ÖLDÜRMÜŞ
Kadir
Kızılhan’ın öldürülmesinden bir yıl önce 2003’ün Şubat ayında, Muhammet Ay’ın
ağabeyi 28 yaşındaki Adem Ay, annelerini öldüren öz babası 55 yaşındaki Cemal
Ay’ı kendilerine işkence yaptığı iddiasıyla evde tabancayla kurşunlayarak
öldürmüştü. Olaydan bir hafta sonra yakalanan Adem Ay, “Babam annemi öldürüp
cezaevinden çıktıktan sonra, bize işkence yapmaya başlamıştı. Kardeşlerim Hatun
ve Muhammet’i sürekli dövüyordu. Bu yüzden öldürdümî demişti. Baba katili Adem
Ay 15 yıl ağır hapis cezasına mahkum edilmişti.
Kardeşler
arasında pantolon kavgası cinayetle bitti
Adana’da,
tarım işçiliği yapan 27 yaşındaki Murat Güneş, kendi pantolonunu giydiği
gerekçesiyle kızdığı kardeşini bıçaklayarak öldürdü.
Remzi Oğuz
Arık Mahallesi’nde, 18 Ocak 2008 tarihinde meydana gelen olayda, çalıştığı
narenciye bahçesinden yorgun halde eve dönen Murat Güneş, hemen yatağa girip
uyumak istedi. Bu sırada televizyonu yüksek sesle izleyen 23 yaşındaki kardeşi
Mahmut'u kızgın bir dille uyaran ağabey, "Bağırmana gerek yok" yanıtı
alınca sinirlendi. Kardeşinin üzerinde kendi pantolonu bulunduğunu farkeden
Murat Güneş, "Çıkar onu çabuk" deyince iki kardeş arasında kavga
çıktı. Mahmut Güneş ağabeyinin kafasına sopayla vurdu. Murat Güneş ise
kardeşini bacağından yaraladı. Mahmut Güneş götürüldüğü hastanede ölürken,
katil zanlısı ağabey tutuklandı. 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık 5 ay
yargılanan Murat Güneş, karar duruşmasındaki son savunmasında kardeşini kazayla
öldürdüğünü, çok pişman olduğunu söyledi. “Böyle olmasını istemedim. Çok
üzgünüm, istemeyerek oldu" diyen Güneş, "Televizyon ve pantolon
yüzünden tartıştık. Yatmaya giderken sopayla kafama vurdu. Babamın odasına
kaçtım. Peşimden geldi. Masanın üzerindeki bıçağı alıp kendimi korumak için
bacağına salladım. Yaralandı. Öldüğünü sonradan öğrendim. Çok üzgünüm"
dedi.
Mahkeme
heyeti, Güneş’i, kardeşinin yaralama sonucu ölümüne neden olmaktan 15 yıl hapse
mahkum etti, olayın ölen Mahmut’un tahriki sonucu meydana gelmesi ve duruşmadaki
iyi halini dikkate alarak cezasını 9 yıl 4 ay 15 güne indirdi. Karar üzerine
Güneş, mahkeme heyetine teşekkür etti.