GAZETTE YOUTUBE CANLI

Orman yangınlarına karşı hangi önlemler alınmalı?

HABER MERKEZİ- Yüksek hava sıcaklıklarının etkisiyle beraber orman yangınlarının artma ihtimalinin olduğunu belirten uzmanlar, alınması gereken tedbirlere dikkat çekiyor. Son yıllarda yaşanan iklim krizi ile birlikte sıcaklıkların yükselmesi, kuraklığın artması, sıcak dalgaları gibi meteorolojik ve iklimsel koşullar orman yangınlarının sıklığını ve maruz kalan bölgelerin sayısını artırdığını kaydeden uzmanlar, orman yangınlarına ilk müdahalenin önemini vurguluyor.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Çevre Sağlığı - Acil Durum ve Afet Yönetimi Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Tuğçe Yılmaz Karan, orman yangınları ve alınması gereken önlemlere ilişkin değerlendirmede bulundu.

Orman yangınlarının çıkış nedenlerine değinen Karan, “Havadaki oksijen, sıcaklık ve yakıt olarak adlandırılan orman tabanında bulunan otsu ya da ince yanıcı materyallerin belli bir oranda bir araya gelerek yanma reaksiyonu vermesi ile başlamaktadır. Son yıllarda yaşanan iklim krizi ile birlikte sıcaklıkların yükselmesi, kuraklığın artması, sıcak dalgaları gibi meteorolojik ve iklimsel koşullar orman yangınlarının sıklığını ve maruz kalan bölgelerin sayısını da maalesef arttırmaktadır.” diye konuştu.

Orman yangınlarının doğal yaşama ve yaban hayvanlarına öldürücü etkide bulunduğu gibi, yaşam alanlarının tahrip olmasına ve göçlere de sebep olduğuna dikkat çeken Tuğçe Yılmaz Karan, şunları söyledi:

“Orman yangınları sadece orman alanlarına zarar vermekle kalmayıp, orman ürünleri üretimini etkilemekte aynı zamanda erozyon, kütle kaybı, su kaynaklarının bozulması, hava kirliliği, çölleşme, sel, heyelan, çığ gibi felaketlere neden olarak ekolojik dengeyi etkilemektedir. Orman yangınları hava kalitesini olumsuz yönde etkileyerek atmosferde zehirli gazlar ve dumanların yayılmasına neden olurken bu yayılmanın sonucunda karbon salınımı artışına bağlı olarak küresel iklim sistemleri etkilenmektedir. Ormanlık alanların yakını ve çevresindeki yerleşim yerleri de yangından etkilenmekte ve bu durum insanların evlerini kaybetmesine, fiziksel ve ruhsal sağlıklarının etkilenmesine neden olmaktadır.

Orman yangınlarında ormana yakın yerleşim alanlarının etkilenmesinin yanı sıra önemli olan bir alan da orman yakınlarında bulunan sanayi kuruluşları, elektrik santralleri (termik, nükleer vb) gibi riskli yerlerdir. Yanıcı ve patlayıcı maddeler içeren bu tür yerlerde yangının oluşturacağı etkilere ek olarak patlamalar ve buralardaki kimyasal maddelerin çevreye yayılması söz konusu olabilecektir. Patlama nedeniyle insan ve çevre üzerinde oluşacak zarar, ayrıca her bir kimyasal veya radyoaktif maddenin kendi oluşturacağı sağlık etkileri yangının oluşturduğu zararın katlanarak artmasına neden olacaktır.”

Orman yangınlarının engellenmesi çok zor ama önceden alınacak çeşitli önlemlerle risk azaltması yapılabileceğini kaydeden Karan, “Orman ile iç içe olan bölgelerde orman yangınları ile farkındalık çalışmaları yapılarak hem yangın öncesinde hem de yangın esnasında ve sonrasında yapılabilecekler konusunda eğitimler verilmelidir. Ek olarak orman içinde bulunan yol, enerji nakil hattı, çöplük, turizm tesisi, madenler gibi çeşitli tesisler yangın öncesi dönemlerde mutlaka denetlenmeli ve buralardaki personel eğitilmelidir.” diye konuştu.

Yangın riskinin yüksek olduğu zamanlarda uyarılar yapılması, ormanlara giriş çıkışın yasaklanması ve bu yasağın denetlenmesinin de etkili bir önlem olacağını kaydeden Tuğçe Yılmaz Karan, “Ayrıca ormanlardan verilecek yeni izinler de mutlaka yangın risk değerlendirmesi yapılmalı ve yüksek riskli tesislere ormanlara ve hatta yakın bölgelerine bile izin verilmemelidir. İzin verilmiş olan tesislerde ve mevcut yerleşim alanlarında orman ile konutlar ve tesisler arasında ağaçsız bir tampon alan oluşturulması, bunların bahçelerindeki yangın şiddetini arttıracak bitki örtüsü ya da patlayıcı/yanıcı maddelerin uzaklaştırılması sağlanmalıdır.” dedi.

Orman yangınlarının önlenmesinde vatandaşlara da önemli sorumluluklar düştüğünü kaydeden Karan, “Orman yangınlarında vatandaşların sorumluluk bilinci ile hareket edebilmeleri çok önemlidir. Yangını söndürmek için kullanılan yöntemler ve yangın söndürücü maddeler hakkında bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı ve vatandaşların da bu bilinçlendirme çalışmalarına katılım sağlamaları gerekmektedir. Yangın esnasında ilk müdahaleyi yapabilmek çok önem arz etmektedir. Bazen yangın söndürme ekiplerinin yangının çıktığı alana ulaşmaları zaman alabilmektedir. Bu nedenle yangın söndürme ekipleri gelene kadar vatandaşların yangına ilk müdahaleyi yapabilmeleri oldukça önemlidir. İlk müdahaleyi yapabilmek, yangının yayılmasını engelleyebilmek adına yapılacak olan tüm işlemlerin doğru şekilde yapılması gerekmektedir. Bu doğru adımların yapılabilmesi içinde bilinçlendirme çalışmalarının yapılması ve bu bilinçlendirme çalışmalarına katılım sağlanması gerekmektedir.” diye konuştu.