Hatırlayacaksınız,
bundan tam 18 yıl önce Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu, New York’taki ünlü
ikiz kuleler ve Pentagon’a saldırı düzenlenmiş ve 3 bin kişi hayatını
kaybetmişti...
Saldırı ile ilgili çok şey söylendi,
çok iddialar öne sürüldü... Gerçek ne, tam olarak bilmiyoruz; hiç bir zaman da
öğrenemeyeceğiz...
Ortada tek
bir gerçek var ki; 3 bin masum insan kurban edildikten sonra dünya hiçbir zaman
11 Eylül öncesine dönemedi... Saldırıyı bahane ederek, bu tarihten sonra çok
canlar alındı ilgisiz ülkelerde... Çok evler yakıldı yıkıldı... Sabiler öksüz
kaldı... Evsiz, barksız kaldı insanlar... Aç kaldı... Sakat kaldı...
Gideniniz var mı bilmiyorum... Yıkılan
ikiz kulelerin yerine, tam da ayni noktalara, ayni taban boyutunda som granitten
görkemli 2 büyük havuz inşa edildi kurban edilen 3 bin kişi anısına... Tüm
kalbi duygularla Amerikalıların akınına uğruyor orası... Kalpleri ve beyinleri
arasında gidip gelerek saatlerce iki havuzun derinliklerinde akan suyu
seyrederler... Seyredip, ülkelerini yönetenler adına tüm dünyaya kendilerini
affettirmeye çalışırlar belki de...
Öyle ya...
Uluslararası finans kapitalin bir komplosu, bir oyunu, bir tezgahı olduğu
söylenir hep; 11 Eylül saldırılarının... Bu tarihten sonra dünyada yaşanan
olaylara baktığımızda bu söylentilere hak vermemek elde değil...
Saldırı sonucunda Amerikan ekonomisi
120 milyar dolarlık kayıp yaşarken, sadece New York’taki yıkımın bedeli 60 milyar
dolar olarak kayıtlara geçer...
ABD,11 Eylül
saldırılarının ardından önce Afganistan’ı, daha sonra da Irak’ı “terörle
mücadele” stratejisi kapsamında işgal eder... ABD’de milliyetçilik yükselişe
geçer, müslümanlara yönelik saldırılarda yüzde 50 oranında artış gözlemlenir...
Bu tarihten sonra tüm dünyadaki güvenlik
önlemleri artırılır... Büyük binaların girişleri kontrol altına alınır...
Havaalanlarında ve sivil havacılıkta sıkı güvenlik tedbirleri devreye sokulur...
Dünyadaki
petrol rezervlerinin ve müslümanların büyük bir kısmının bulunduğu Orta Doğu,
kan gölüne dönüştürülür Afganistan’ın ardından... Irak, Suriye, Yemen, Mısır,
Libya, Cezayir ve Türkiye...
Sovyetler Birliği’nin 1980’de
Afganistanı işgal etmesi ile afyon yetiştiriciliği gelişerek dünya eroin
üretiminin yüzde 80’i gerçekleştirilir... Sovyetler Birliğinin dağılmasından
sonra, Taliban örgütünün ülke yönetimini ele geçirmesi; dünya uyuşturucu
mafyasının örgütlediği afyon yetiştiriciliğinin sonu olur... 3 bin tonluk
üretim, 180 tonun altına düşer...
Bu rakamlar,
dönemin ABD Başkanı Bush’a iletilir... ‘Parayı idare eden bir avuç güç’ buna
bir çözüm talep etmektedir... Planlar hazırlanır...
Eski bir ‘Ekonomik Tetikçi’ olan
Amerikalı John Perkins; “9 Eylül 2001’de Afganistan’ın işgal planları Başkan
Bush’un masasındaydı” der, itiraflarında... 2 gün sonra ise işgal için mazaret
hazırdır... Bir taşla iki kuş vurulacaktır... Hem yeniden eroin üretimi ele
geçirilecek, hem de planın devamında Orta Doğu’nun zengin petrol yatakları...
ABD’de 1000
mühendis ve mimar “11 Eylül Gerçeği için Mimar ve Mühendisler” adıyla bir grup
kurar 10 yıl kadar önce... Amaçları tamamen teknik anlamda, sırf bir uçak
saldırısı ile ikiz kulelerin nasıl yıkıldığını araştırmaktı...
Elde edilen bulgular, çok ilginçti...
Binaları oluşturan 200 bin ton çeliğin uçak çarptıktan11 saniye sonra eriyerek yıkılmasının
mümkün olmadığı gerçeğine varılır... Üstelik ikiz kulelerin yakınında yıkılan
binaya uçak bile çarpmamıştı...
Yapılan
araştırmada; çevredeki binalardan patlamalar duyulduğu ve alev topları
gözlemlendiği ortaya çıkar... Ayrıca binadan; tonlarca ağırlığındaki bir çelik
kütlesinin, yaklaşık 100 kilometre hızla, 200 metre uzağa fırladığı tesbit
edilir görgü tanıklarının anlattıklarından...
1000 mühendis ve mimar grubunun yaptığı
araştırma sonucunda; binalara önceden güçlü patlayıcıların yerleştirildiği
ortaya çıkmıştır... Dünya Ticaret Merkezi enkazında ve çevresinde yapılan
incelemede, ısıyla harekete geçen gelişmiş nano-termik patlayıcı maddelere
rastlanmış...
Uluslararası
finans güçleri kendi çıkarları için; milliyeti, dini , ırkı ne olursa olsun
insan kurban etmekten çekinmez... Yasalarında böyle yazılıdır çünkü... ‘Orman
Yasası...’ Dünyadaki canlıların kalıntılarına rastlandığı 2 milyon yıl önce de
bu böyle idi, bugün de... Önceleri, bir canlı; sadece
karnını doyurabilmek için başka bir canlıyı öldürüyordu... Bugün ise sadece
öldürmekle kalmıyorlar, nesilleri yok ediyorlar...
Günün
Sözü
Günü yaptığınız hasatla
değil, ektiğiniz tohumla değerlendirin.
Ünlü İskoç
yazar ve şairi Robert Louis Stevenson; hayatımızın verimliliğini yarın için
yaptığımız yatırımla değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor... Yapılan her doğru
yatırım, her gün için verimli hasat almamızı sağlar.