Dünyada
150’nin üzerinde petrol çeşidi olmasına rağmen en çok tercih edilenler Umman,
WTI ve Brent petrolleridir...
Orta Doğu ülkelerinde çıkartılan
petrole verilen isimdir Umman... Daha ucuz oluşu nedeniyle en çok talep edilen
petroldür, Umman Petrolü.
Kuzey
denizi’nde çıkarılan Brent petrolü dünyada en pahalı ve en çok ilgi gören
petroller arasındadır... Dünya borsasında yoğun işlem görmesi, piyasadaki
petrolün büyük bir çoğunluğunun da fiyatını belirler.
ABD’nin Teksas eyaletinde çıkarılan
WTI petrolü dünyanın en pahalı ham petrolüdür... Benzin ve dizel üretimi için
en ideal, ancak taşıması en zor olandır.
Petrol
fiyatlarını, arz-talep dengesinden ziyade dünyadaki politik konjonktür
belirler... 1970’li yıllarda varili 2 dolar civarında olan Brent petrolü, 2008
yılında neredeyse 150 dolara dayanmıştı... Bu günlerde ise Brent petrolünün
varil fiyatı 70 dolarlarda seyrediyor.
Bir süre önce Suudi Arabistan’ın iki
önemli petrol tesisinin saldırıya uğrayarak üretimin yarıya düşmesine rağmen
fiyatlarda korkulduğu kadar bir değişim olmadı...
Amerika
Birleşik Devletleri, İran’ın Orta Doğu’daki en önemli ismi olan Kasım
Süleymani’yi öldürmesine rağmen fiyatlar sabit kaldı...
İran, ABD’nin Irak’taki üslerine füze
saldırısı düzenlemesine rağmen Brent petrolü yine 70 dolarlarda.
Rusya, Suudi
Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra, dünyadaki en büyük petrol
üreticisi olan İran, başta Çin, Hindistan, Güney Kore ve Türkiye olmak üzere
birçok ülkeye petrol ihracatı yapmaktadır...
Ancak ABD’nin uyguladığı yaptırımlar
yüzünden petrol üretim kapasitesinin büyük bir miktarını pazarlayamamaktadır...
Öte yandan petrol fiyatları da düşük seviyelerde seyredince ekonomik sıkıntı
yaşamaktan kurtulamamıştır İran halkı.
O yüzdendir
ki, İran’ın Orta Doğu’da etkin rol üstlenmeye çalışması; sadece İsrail’in
yayılmacı politikasına karşı bir tehdit unsuru olma çabası değil; ayni zamanda,
özellikle Irak ve Suriye petrolleri üzerindeki ABD hakimiyetini kırarak, petrol
fiyatlarını yukarıya çekebilme uğraşıdır.
ABD üsleri, Irak’ta petrolün bulunduğu
yerlerdedir... Irak parlamentosu, ABD askerinin Irak’ı terk etmesine yönelik
yaptığı oylamaya; Kürtler ve Sünniler katılmayarak sadece Şiiler’in oy
kullanması, İran’ın Irak’taki petrol tesisleri üzerinde hakimiyet kurma
çabasının bir göstergesidir...
İran yanlısı
Şiiler, ABD’yi Irak’tan kovarak petrol tesisleri üzerinde milli hakimiyet
kurmak istemeleri, Kürtler ve Sünniler’i korkutmaktadır... Sözde milli
hakimiyet yerine, İran tarafından örgütlenmiş Şiiler’in mutlak hakimiyetidir
onları korkutan... Öte yandan, ABD’nin bölgeyi terk etmesiyle güç boşluğundan
yararlanacak olan Irak’ta örgütlenmiş DEAŞ terör milislerinin petrol
tesislerini ele geçirme olasılığı da oldukça yüksektir...
O yüzdendir ki genel seçimlerin
yaklaştığı şu aylarda; İran’ın dini yönetimi, halkına bir şekilde gözle görünür ekonomik iyileştirme yapmak
zorundadır... Bunu gerçekleştirebilmek için; yakın bir gelecekte, ABD
yaptırımlarını kırıp petrol satışını artıramayacağına göre; petrol fiyatlarının
yukarıya fırlaması yönünde, her türlü yönteme baş vurmaktadır.
Irak’taki
petrol tesisleri üzerinde hakimiyet kurma çabası o yüzdendir...
Başından beri Suriye’deki iç savaşta
Esed’in yanında etkin rol üstlenmesi o yüzdendir...
ABD’nin,
Irak’taki petrol tesisleri üzerinde konuşlanmış üslerine yönelik saldırıları, o
yüzdendir...
Günlük 4 milyon varil petrol üretimine
sahip İran’a, askeri ve siyasi dalaşın yaratacağı kaosun; petrol fiyatlarını
varil başına arttıracağı her 1 dolar için, günde fazladan 4 milyon dolar kazanç
sağlayacaktır...
Brent petrolünün
100 dolarlara çıktığını bir düşünün... Varil başına fazladan 30 dolar, günde
120 milyon dolar, yılda 44 milyar dolar eder ki; bu da İran halkını oldukça
rahatlatır, mevcut sistem de aynen devam eder...
Öte yandan, bu gerçeğin farkında olan
ABD; İran ne yaparsa yapsın petrol fiyatlarını sabit tutabilmek için büyük çaba
sarfetmektedir... İran’daki mevcut zihniyet yerine kendi çıkarları
doğrultusunda bir yönetim arzu etmektedir çünkü.
Günün Sözü
Yaşadığın dünyaya bak; yüce tanrı, hangi eserini sevdiğinin kucağında büyütmemiş? Neden okşamak ve kucaklamakla gidilecek yere, tekme ve tokatla erişmeyi tercih edersin?
Hz. Mevlana