ABD Başkanı Joe Biden’ın 14 Haziran’da NATO zirvesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teklif ettiği, Kabil Hamid Karzai Uluslararası Havaalanını işletme ve güvenliğini sağlama teklifinin ardından, 28 Haziran’da kaleme aldığımız “Afganistan’a Dikkat” başlıklı yazımızda bu konudaki çekincelerimizden bahsetmiştik.
Hem Afganistan coğrafyasının, hem de ülkenin büyük bir kısmını kontrolü altında tutan Taliban örgütünün birbirleri ile yarışırcasına çok çetin 2 unsur olduğunu, dolayısı ile çok dikkat edilmesi gerektiğini vurgulamıştık… ABD gibi dünyanın en güçlü ülkesinin bile 20 yıl direnerek, boyunun ölçüsünü aldıktan sonra apar topar Afganistan’dan çıkma kararı almış olması, kafalarda büyük bir soru işaretine neden olmuştu.
Bunun üzerine yazımızı “sakın Afganistan, ABD’nin Türkiye’yi içine ittirmeyi planladığı bir tuzak olmasın!” şeklindeki endişemizi belirterek “ancak, doğru bir organizasyon yapılıp dikkatli adımlar atılırsa, Türkiye bu işten muhakkak karlı çıkar” şeklinde de iyimser tarafından bakmaya çalışmıştık olaylara.
Aradan 1 aylık bir süre henüz geçmeden; turistik bölgelerde çıkartılan acımasız yangınlarla boğuşurken dikkatimizden kaçan başka bir facia olmaya aday yeni bir göç dalgası ile karşı karşıya gelir Türkiye… Afganistan’dan kuş uçuşu 1600 kilometrelik İran’ı aşarak bir şekilde sınırlarımızı delmeye başlayan Afgan sığınmacı sayısında büyük bir artış gözlenir bu günlerde.
Aslında Afganistan’dan ülkemize olan Afgan göçü yıllardır süregelmektedir… Bu rakamın, resmi kayıtlara göre 160 bin, gerçekte ise 500 bin olduğu söylenir… Sadece İstanbul’da 200 bin Afganlı göçmen olduğu iddiası, görünenle örtüşür durumdadır.
Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgal altında tuttuğu 1980’li yıllarda başlar Afgan göçü özellikle Pakistan, İran ve Türkiye’ye… Sonra Taliban yönetiminin baskısı ile artar bu sayı… ABD’nin işgali ile nisbi bir rahatlama yaşayan ülkede Taliban’ın etkisinin yükselmeye başladığı 2010 yılından sonra yeni bir yükselişe geçer göç dalgası.
Türkiye’ye sığınan Afgan sayısı 2017 yılında 45 binlerde iken, bu sayı 1 yıl sonra katlanarak 100 bine, 2019 yılında ise 200 binli rakamlara ulaşır… Bunların bir kısmı Avrupa’ya geçmeyi başarırken, büyük bir kısmı da Türkiye’de kalır… Ancak bu seferki durum, öncekilerden çok farklıdır.
Hatırlayacaksınız, Afganistan’la ilgili başka bir yazımızda; ABD askerleri hızla ülkeyi terk ederken 10 binlerce Afganlının Kabil’deki ABD Elçiliğinde Amerika vizesi almak için sıraya girdiğinden bahsetmiştik… Sayısı 100 binleri aşan bu insanlar 20 yıl boyunca NATO bünyesinde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra ABD’nin ülkeyi terk etme kararı ile, hem işlerini kaybederler hem de can güvenlikleri tehlikeye girer.
Ülkenin tamamını kontrolü altına alma yolunda hızla ilerleyen Taliban örgütünün, bu insanları Afganistan’da barındırmayacağı gerçeğinden yola çıkarak, onlara ABD vizesinin verilmesi gerektiği ifade edilmiş, ancak işlemlerin 2 yıl sürebileceği söylenmişti… Hatta tıpkı Vietnam savaşı sonunda yapılan benzer bir uygulama ile vize almayı hak etmiş olanların bir süreliğine Pasifik ortasında bulunan ABD’ye ait Guam adalarında misafir edilebilecekleri iddia edilmişti.
ABD Başkanı Biden’ın “11 Eylül’de Afganistan’da tek bir Amerikan askeri kalmayacak” sözü üzerine paniğe kapılan bu insanlara, ABD kapılarını açmakta zorlanınca kurtuluşu Türkiye’de aramaya başlarlar… Kendi vatandaşlarını doyurmakta dahi zorlanan komşu Pakistan’a ve Amerikan ambargoları altında inleyen komşu İran’a gitmek yerine birçoğu Türkiye’yi tercih eder.
Türkiye, bu anlamda onlar için daha yaşanılabilir bir ülke, üstelik Avrupa’ya iltica etme şansları da var… Ancak burada kafaları rahatsız eden bir soru işareti yok mudur? Türkiye, Kabil Havaalanı konusunda ABD ve Taliban’la gizli bir antlaşma mı yaptı, Afgan sığınmacılar bu anlaşmanın bir parçası mı? Yoksa göz göre göre ABD, Türkiye’ye büyük bir çelme mi takıyor? Zaten onların hedefleri Türkiye’nin belini kırmak değil miydi?
Günün Sözü
O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.
Dönemin Afgan Kralı Emanullah Han’ın Atatürk’ün ölümü üzerine söylediği söz.