Afrika kıtası
Akdeniz’in güneyinden Atlas Okyanusu ile Hint Okyanusuna uzanan dünyanın ikinci
büyük kıtasıdır... Dünya topraklarının yüzde 25’i üzerinde 1 milyar insan
barındırır...
İnsanoğlunun 200 bin yıl önce evrimleştiği
topraklardır Afrika... Çok genç bir nüfusa sahiptir; nüfusunun yarısı 19 yaşın
altındadır...
Yer altı kaynakları
bakımından zengin ancak kadersiz bir ülkedir Afrika... 19. yüzyıla kadar,
insanları Arap köle tüccarları tarafından toplanıp başka ülkelere satıldı, bin
yılı aşkın bir süre boyunca...
Fransa, Birleşik Krallık, İspanya, Belçika,
Almanya, portekiz ve İtalya tüm kıtayı parselleyip aralarında bölüştüler 19. yüzyıl sonlarına
doğru... Bu ülkeler tarafından sömürüldü yüz yıldan fazla bir süre boyunca...
İkinci Dünya Savaşı
sonrası Avrupa’nın yorgunluğundan faydalanan Afrika ülkeleri birer birer
bağımsızlıklarını ilan etmeye başladılar... Günümüzden 30 yıl öncesine kadar
sürdü bu bağımsızlık savaşları...
Bugün bağımsızlığını kazanmış 54 ülke mevcut
Afrika kıtasında... Sözde bağımsızlık... Emperyalist ülkelerin yıllarca
sömürdükleri yerlerden çıkarken muhakkak bir çıban başı brakma gibi bir
alışkanlıkları var...
İstikrarsızlık,
yolsuzluk, şiddet, darbeler, suikastler ve askeri diktatörlükler kan ağlatıyor
Afrika halkına... İç savaşların körüklediği açlık ve hastalık, özellikle
Aids’in bir türlü kontrol altına alınamayışı kırıp geçiriyor birçok Afrika
ülkesini...
Sömürge dönemi sona ermiş ancak sömürülme
bitmemiş Afrika’da... Sadece boyut değiştirmiş...
Uluslararası finans
gücünün merkezi konumundaki Amerika Birleşik Devletlerinin; Afrika kıtasında
yer alan 20 ülkedeki askeri üslerde 50 bin askeri bulunuyor bugün...
Bu askeri güç sayesine kıtayı kontrolü
altında tutarak ülkelerdeki iç savaşları yönetiyor, onlara silah satıp
karşılığında petrol alıyor...
Öte yandan hızlı
bir yükselişe geçen Çin; ekonomisinin ihtiyacı olan enerji ve ham maddeyi
Afrika kıtasından elde etmenin farklı yollarını denemektedir... Çin bir bakıma,
doğrudan yabancı yatırım kaynağı olmuştur Afrika için; Tarım, madencilik,
telekomünikasyon, kara, hava ve deniz ulaşımı, okul, hastane gibi alanlarda
yatırımlar yaparak bölge halkını üretime kanalize etmekle hem ihtiyacı olan
petrol, mineral ve metallere daha kolay ulaşabilmiş hem de ürettiklerine yeni
büyük bir pazar oluşturmuştur...
Ancak burada ABD’den farklı olarak Çin’in
uyguladığı strateji; siyasi eşitliğe dayalı, karşılıklı güven ve karşılıklı
yarar çerçevesinde bir ekonomik işbirliğidir... Ülkelerin egemenlik ve toprak
bütünlüğüne saygı, saldırmazlık ve iç işlerine karışmama bu ekonomik ilişkinin
temel prensipleri olmuştur...
Afrika ülkelerinin
ekonomilerinin gelişmesi, karşılıklı yararlar doğrultusunda Çin ekonomisine
sağlanacak katkı hedef alınmıştır... Bunun için sürdürülebilir kalkınmanın
yolunu karşılıklı fikir alışverişleri ile sağlamak amaçlanmıştır...
Son yıllarda özellikle Cumhurbaşkanımız
Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı ziyaretler neticesinde Türkiye’nin de Afrika
ülkelerine olan ilgisi gün geçtikçe artmaktadır... Bu ziyaretlerle Türkiye ile
Afrika ülkeleri arasındaki sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkiler
güçlenmektedir...
2002’de sadece 12
Afrika ülkesinde bulunan büyükelçilikler günümüzde 40’a yükselmiştir... Ticaret
hacmi 16 yılda 6 kat artarak 20 milyar dolara ulaşmıştır...
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika ülkelerine özel
ilgi duymasının en önemli nedeni büyük bir potansiyele sahip Afrika ülkelerini
tamamen uluslararası finans güçlerine kaptırmadan, bölgede söz sahibi
olabilmenin yollarını arıyor olmasıdır...
Türkiye; özellikle
Kızıldeniz’i kontrolleri altına almaya çalışan İsrail, Suudi Arabistan ve
Mısır’a karşın bölgede bir güç oluşturma gayreti içerisinde... Arap
yarımadasında bulunan Katar ve Afrika kıtasının güney-doğusunda Somali’de
oluşturulan 2 askeri üssün tamamlayıcısı olarak Sudan’ın kuzey-doğu kıyısındaki
stratejik öneme sahip Suvakin adası talep edildi Sudan’dan 2 yıl önce...
Hem ABD hem de Rusya’nın bu adayı alabilmek
için Sudan’a yoğun baskı yapmalarına rağmen Suvakin adası 99 yıllığına Türkiye’ye
tahsis edildi... 400 yıla yakın bir süre Osmanlı toprağı olarak kalan Suvakin
adası için Erdoğan eski tarihi dokuyu canlandıracak restorasyon sözü verir...
Ayrıca adanın kuzey-doğu kısmında da askeri üs için anlaşma yapılır...
Türkiye’nin bu
atılımı; Afrika Kıtası ile Arap yarımadası halklarını, hem Osmanlı’lardan
süregelen, hem de dini inançlardan kaynaklanan yakın ilgiyi kullanarak, İsrail
destekçileri olan uluslararası finans güçlerinin sinsi planlarının kurbanı
olmaktan kurtaracaktır...
Günün Sözü
Sadece ümit etmek; enerjinizi
tüketir... Hareket ise enerji üretir.
Ünlü işadamı ve
yazar Robert Kiyosaki’nin sözü, basit bir gerçekliktir aslında; ya yerimizde
oturup sadece ümit etmekle yetineceğiz yahut da ayağa kalkıp kafamızda planladığımızı
gerçekleştirebilmek için harekete geçeceğiz.