Bilmem
farkında mısınız ama son günlerde sokak hayvanları ile ilgili sayısız haber
düşüyor medya organlarına... Bazı kendini bilmezlerin hayvanlara uyguladığı
istismar, günümüz Türkiye’sinde alınan her önleme rağmen hala devam ederken;
öte yandan da özellikle sokak köpeklerinin insanlara yönelik saldırılarında
artış gözlemlenmektedir.
Yukarıdaki iki tesbit, Türkiye’de
hayvanlarla ilgili bilincin ve mevzuatın hala yerine oturmadığını
göstermektedir... Hayvan hakları ile ilgili yasa düzenlemesi TBMM’nin alt
komisyonlarında uzun bir süre önce çalışılıp hazırlanmış olmasına rağmen, henüz
Meclis’in değerlendirmesine ve onayına sunulmamıştır.
Hazırlanan
yasa tasarısı, insanların hayvanlara olan davranışlarını ve hayvanların
insanlara karşı saldırılarını hangi oranda düzenler, bugünden kestirmek zor...
Şurası bir gerçek ki yasa çıktıktan sonra, zaman içerisinde bilinç ve sistem
muhakkak yerine oturacaktır.
Gelişimini tamamlamış olan ülkeler de,
yıllar önce bu safhalardan geçtikten sonra bugünkü duruma gelebilmişlerdir
ancak... Yerel yönetimleri iyi olan gelişmiş kentlerin sokaklarında değil
köpek, kedi dahi görmek mümkün değildir... Oluşturulan sistem ve kurallar
kesinlikle aksi bir duruma olanak tanımamaktadır.
Adana, sokak
hayvanlarının rehabilitasyonu konusunda Türkiye’nin önde gelen illerinden
birisidir sanırım... Özellikle Büyükşehir ve Çukurova Belediye’lerinin
yıllardır bu yönde yaptığı, Seyhan Belediyesi’nin de kısa bir süre önce
başlattığı çalışmalar sonucunda sokaklardaki hayvan sayısında bariz bir azalma
gözlemlenmektedir.
Ancak Adana’daki belediyelerin büyük
çoğunluğunun, sokak hayvanları konusunda yaptıkları çalışmalarda büyük bir
eksik var... Kısırlaştırma işlemini ikinci plana atarak; sadece modern
barınaklar inşa etmekle, sokak hayvanları popülasyonunun hızla artmasının önüne
geçmek imkansız.
Kısırlaştırma
işlemlerine ağırlık verilmezse, Büyükşehir Belediyesi’nin 1500 köpek ve 800
kedi nüfuslu mevcut barınak dışında inşa ettiği 5000 hayvan kapasiteli devasa
barınak da bir süre sonra yetersiz duruma gelecektir.
Büyükşehir Belediyesi’nin yeni inşa
ettiği barınakta kısırlaştırma üniteleri de oluşturarak; yeterli personel
istihdamı ile Adana genelinde olduğu tahmin edilen 40 bin civarındaki sahipsiz
köpeğin tümünün, iki yıla kalmadan kısırlaştırma işlemlerinin tamamlanarak
kontrol altına alınması mümkündür.
Çukurova
Belediyesi barınağında oluşturulan köpek kısırlaştırma ünitesi ile Seyhan
belediyesi bünyesinde yeni faaliyete geçirilen kedi kısırlaştırma ünitelerinin
bu yöndeki çalışmaları takdir niteliğinde olmasına rağmen, sorunu daha kısa
sürede çözebilmek için kapasite artırımına gitmeleri gerekecektir.
Üstelik sadece birkaç belediyenin
konuya hassasiyet göstermesi yeterli değildir... Sokak hayvanları sorunu,
Adana’daki tüm belediyelerin bir an önce harekete geçmeleri ile çözülebilir
ancak.
Adana Valisi
Mahmut Demirtaş, altı ay kadar önce tüm belediye başkanlarının katılımı ile
valilikte düzenlediği toplantıda; konunun hassasiyetini dile getirerek her
belediyenin kendi bünyesinde kısırlaştırma ünitesi kurmasının önemini anlatmış
ve Devletin her kısırlaştırma işlemi için belediyelere 60 TL ödeme yapmakta
olduğunu belirtmiş olmasına rağmen, merkezdeki birkaç belediye dışında bunu
dikkate alan olmamıştır.
Amaç, sokaklardaki kedi köpek poülasyonunun
hiçbir önlem almadan hızla üremesine göz yummak olmamalıdır... Böyle devam
etmesi halinde, ne kadar büyük barınak yaparsanız yapın; bir süre sonra
ihtiyacı karşılayamayacak olmasının yanında, barınaklardaki hayvanları
besleyebilmek için gerekli olan mamayı satın almaya da, hiçbir belediyenin
bütçesi yeterli olmayacaktır.
Bu durumda
sayıları artan sokak hayvanları aç kalacak, acıktıkça saldırganlaşarak
vatandaşa zarar verecektir... Barınaktakiler ise; bazı belediyelerin yaptığı
gibi, toplu olarak dağ başına brakılıp
kendi kaderlerine terk edileceklerdir.
Hem sokak hayvanlarının selameti, hem
de yolda yürüyen vatandaşın sağlığı için; 15 belediyemizin tümünün, hiçbir
mazaret beyan etmeden yarından işe başlamaları; asli
görevleri arasındadır.
Günün Sözü
Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.
Mahatma Gandhi