1600’lü yıllarda
başlayan İngiliz sömürgesinden 1947 yılında bağımsızlığını kazanan Hindistan
yarımadası; Hindistan, Pakistan ve Bangladeş olmak üzere 3 ayrı devlet olarak
dünya düzeninde yerini alır...
O yıllarda İngiliz Hükümeti’nin sömürge
devletlerde kendisine hizmet edenlere tanıdığı vatandaşlık hakkını kullanan bir
Bangladeş’li aile, daha iyi bir yaşam umudu ile Londra’ya göç eder...
Londra’nın doğu
bölgesinde nisbeten iyi bir yaşamları olan bu ailenin çocukları ve yıllar sonra
da torunları olur... Torunlardan birisi 15 yaşında Shamima Begum isminde henüz
çocukluğunu doyasıya yaşayamamış kandırılmaya müsait zavallı bir kız...
Irak lideri Saddam Hüseyin üzerindeki
Amerikancı baskıların yoğunlaştığı bir dönem olan 1999 yılında İşid diye bir
örgüt kurulur... Bir kaç yıl sonra Saddam’ın al aşağı edilmesi ile kendilerini
Irak ve Suriye İslam Devleti olarak deklere ederler bütün dünyaya...
Amaçlarına
ulaşabilmek için acımasızca hayvan boğazlar gibi katlederler kendilerine karşı
duranları ve bu görüntüleri kayda alıp göz dağı vermek için bütün dünyaya
servis ederler...
Birleşmiş Milletler ve birçok ülke bu örgütü
terörist ilan eder bunun üzerine...
“Siz bizi terörist
ilan edersiniz ha?..” diyerek, özellikle terörist ilan edildikleri ülkelerdeki,
henüz akılları birşeye ermemiş çocuk yaştakileri kendi saflarına çekmek için
planlar hazırlarlar...
Yaptıkları katliamları allayıp pullayıp,
kendilerine yapılmış gibi değiştirerek bu ülkelerdeki çocukları kandırıp ve
belki de bazı vaadlerde bulunarak kendi saflarına çekmeyi başarırlar...
İşte Shamima Begum
bu talihsiz çocuklardan sadece bir tanesi... 2015 yılında henüz 15 yaşında iken
seyrettirilen o videoların etkisi altında kalıp 2 arkadaşı ile birlikte
Suriye’deki İşid’in merkezi Rakka’ya götürülür...
Kendisinden hiçbir haber alınamaz 4 yıl
boyunca... Geçtiğimiz aylarda Suriyede’ki bir mülteci kampında görüntülenir bir
İngiliz televizyonu tarafından... Deyim yerindeyse, karnı burnunda, 9 aylık hamile...
Ülkesine dönmek
için yalvarıyor... “Yaptığımdan pişman değilim ama doğacak çocuğumun
yaşayabilmesi için Londraya dönmek istiyorum” diyor...
Suriye’ye birlikte gittikleri 2 arkadaşından
birisi bombardıman sırasında ölmüş, diğerinin ise nerede olduğunu bilmiyor
Begum...
İngiltere Hükümeti
Begum’un ülkesine geri dönmesine müsaade etmiyor... Hatta vatandaşlıktan
çıkarılması için işlem başlatıyor...
Bu durum İngiltere politikacılarını karşı
karşıya getirir... Bazıları Begum’un dönüşüne izin verilmesi;
ülkenin milli güvenliğine bir tehdit oluşturacağını söylerken, bazıları da
olaya toy bir çocuğun aldatıldığı düşüncesi ile yaklaşıyor...
Begum, geçtiğimiz
ay Jarrah isminde bir erkek bebek dünyaya getirir... 3 hafta sonra bebeği
mülteci kampının ağır şartlarına dayanamaz ve ölür...
Begum’un 2 ay önce 17 aylık ilk çocuğu, 5 ay
önce de 8 aylık ikinci çocuğu ölmüş hastalık ve yetersiz beslenme yüzünden...
Kocasının nerede olduğunu bilmiyor... Dört yıl içerisinde yaşadığı
olumsuzlukların acı bir ifadesini görüyorsunuz gözlerinde...
Kendisi söylemiyor ama
Suriye’ye getirildiği günlerde, İşid’li militanlar tarafından kapışılmış Begum
büyük bir ihtimalle... Sonra da birisinin karısı olmuş henüz 15 yaşında ve arka
arkaya 3 bebek doğurup üçünü de yitirmiş savaşın acımasızlığı içinde...
2017 yılındaki Manchester Arena’ya bombalı
saldırı sırasında ölen 23 kişi için “üzülüyorum” diyor Begum, “ancak bu,
koalisyon güçlerinin bombardımanı sırasında ölen Suriye’li kadın ve çocukların
masum bir karşılığı idi” diye de ekleme yapıyor...
Begum’un bu trajik
hikayesi terörist gruplara dahil olan yabancıların legal sorgulanmalarının
yolunu açmış oluyor tüm dünyada...
Begum İngiltere vatandaşlığından çıkarılırsa
vatansız kalacak, çünkü Bangladeş vatandaşı olabilmesi için gerekli olan
şartları da taşımıyor...
Bu zavallıları
kandırıp hayatlarını zehir eden uluslararası finans güçlerine kim, ne zaman,
nasıl dur diyecek bilemiyorum ama yeterli bilinçlenme ile azaltılabileceğine
inanıyorum...
Günün Sözü
Ya mutsuz ve perişan olun
yahut da kendinizi motive edin... Ne yaşarsanız hepsi kendi seçiminizdir.
Kitapları ‘en çok
satanlar listesine’ giren ünlü yazar Wayne Dyer; insanların kendi kaderinin
yazarı olduğunu vurgular hep... Başarı veya başarısızlık... “Seçim size ait”
diyor Wayne.