Burası Bucha, Ukrayna’nın 25 km kuzey-batısında 35 bin nüfuslu şirin bir kasaba… Kiev Oblast’ına (Kiev Eyaletine) bağlı, nüfusun tamamına yakınını Ukraynalı Slavların oluşturduğu sakin bir kasaba.
Daha doğrusu sakin bir kasaba iken; sadece 1 ay gibi kısa bir süre içerisinde bugün insanın içini ürperten ölüm sessizliğinin hüküm sürdüğü, hayalet bir kent haline getirilen bir yer.
Rus birlikleri Ukrayna’nın doğusundan ve kuzeyde Belarus topraklarından büyük bir işgal hareketi başlatır 24 Şubat sabahı… Amaç, doğuda Donetsk ve Luhansk topraklarının tamamını ele geçirirken, başkent Kiev’i kuşatarak oluşturulacak baskı sonucunda Zelensky’nin yerine Rus yanlısı bir iktidar getirmekti.
Belarus’tan Kiev’e doğru ilerleyen Rus birlikleri, 27 Şubatta önce Bucha’yı işgal eder… Dünya ile ilişkisi kesilir Bucha’lı 35 bin insanın… Orada ne olup bittiği bilinmez 1 ay boyunca.
Rusya Lideri Putin, halkın gösterdiği direniş karşısında; önceden tahmin ettiği rahatlıkla Ukrayna yönetimini dize getiremeyeceğini anlayınca, savaş stratejisinde değişiklik yaparak Başkent Kiev’i işgal etmekten vaz geçer.
Rus askerlerinin bölgeyi terk etmesinin ardından, 1 Nisan günü Bucha’dan ilk görüntüler servis edilmeye başlanır tüm dünyaya… Manzara çok acı vericidir…
Bisiklet üzerinde giderken kurşunlanıp kaldırıma yuvarlanmış insan cesetleri… Elleri arkaya bağlanarak öldürülmüş olanların yanı sıra yakın mesafeden kafasından vurulmuş insanlar… Dozerle açılmış hendekler içerisine savrulmuş onlarca ceset.
“Canımız çok yanıyor ve bu yara hiç iyileşmeyecek” diyor bir anne… “Yaşadıklarımız en kötü düşmanımın bile başına gelsin istemem” diye de ekliyor acılı kadın.
“Çok korkuyorum ben, 90 yaşındayım; bunları görecek kadar yaşamamalıydım” diyor yaşlı bir nine.
“Keşke beni de öldürselerdi” diyor, kocası hunharca katledilmiş başka bir kadın.
Köpekler zarar vermesin diye hayatının tek varlığı olan oğlunun cesedini sürükleyerek, kendi elleriyle evinin bahçesine gömmek zorunda kalan diğer bir kadın; mezarı başında çaresiz acı acı ağlıyor, hıçkırıklarını içine gömerek.
Bir adam evinin enkazını işaret ederek, 2 yaşındaki oğlu uyuduktan sonra isabet eden bombalar yüzünden yıkılan evin duvarları altında kalarak bir daha uyanmadığını anlatıyor, Tanrı’dan bütün bu yaşadıklarının bir rüya olmasını dileyerek.
Bucha Belediye Başkan Yardımcısı ise 14 ve 15 yaşlarındaki iki kızın iğfal edildikten sonra katledildiklerini anlatıyor gözyaşlarını tutamayarak.
“Her Rus asker anasının Bucha’da katledilen cesetleri görmesini isterim” diyor Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky.
Arka arkaya Rusya Devlet Başkanı Putin’i kınama mesajları yayınlar bütün batı ülke liderleri… Yaptırımları artırma gerekliliğinden bahseder hepsi de.
Daha önce uygulama kararı alınan yaptırımların birçoğunun işlemediğini; işleyenlerin ise bir işe yaramadığını, savaşı durdurmaya yetmediğini görmelerine rağmen yeni yaptırım kararlarıyla savaşın uzamasını körüklediklerinin nasıl farkında olamazlar?
Aslında farkındadırlar da, onların yapmak zorunda oldukları tek şey, ABD Başkanı Joe Biden’ın istekleri doğrultusunda hareket etmekten başka bir şey değildir… Daha önce hep yazdık çizdik… Biden, Afganistan yenilgisinden sonra hızla inişe geçen popülaritesini artırmak zorundadır… Bunun için Ukrayna’daki savaşı uzatarak yaptırımlarla Putin’in burnunu sürtmeye çalışmaktadır… Bunu başarırsa önümüzdeki Kasım ayı seçimlerinde koltuğunu sağlamlaştırabileceğini düşünüyor.
Bucha veya Ukrayna’nın diğer bölgelerinde yok edilen değerler hiç kimsenin umurunda değil… Bucha veya Ukrayna’nın diğer bölgelerinde öldürülen 10 binlerce insan hiç kimsenin umurunda değil… Savaş yüzünden dünya büyük bir ekonomik kriz içerisine girmiş, hiç kimsenin umurunda değil.
Dünyanın en büyük silah üreticisi ülke konumunda olan ABD, sipariş üstüne sipariş alıyor… Doğal gaza göre fiyatı çok daha yüksek olan kaya gazını Avrupa’ya satmak için şartları zorluyor… Bütün dünyada enflasyon yaratarak halkın alım gücünü düşürmekle Çin’in ihracatını azaltıyor… Savaş öncesinde “beyin ölümü gerçekleşti” diye iddia edilen NATO içerisinde az-çok bir toparlanmanın yolunu açıyor… Ezeli düşmanı Rusya’nın ise; işgalci ve kadın-çocuk katili olduğunu bütün dünyaya gösteriyor.
Öte yandan savaşı durdurabilmek için tek akılcı ve somut uğraş veren ülke ise sadece Türkiye… Bu vampirlerin arasından sıyrılıp da bunu başarabilir mi bilemiyorum, ama en azından birilerinin denemesi lazım… Bucha’daki görüntülere en katı kalpler bile duyarsız kalamaz çünkü.
Günün Sözü
Savaş; korku ve sefaletten başka bir şey vermez. Yakar, yıkar, öldürür, yok eder.
Nazım Hikmet