İspanya’nın güneybatı kesiminde Endülüs özerk bölgesinin merkezi ve en
büyük şehridir Sevilla... Flamenko kültürünün anayurdu olarak bilinir...
1500’lü yılların başında kurulmuş, bugün 65 bin öğrenciye eğitim veren ülkenin
en önemli üniversitesi de buradadır.
Aç gözlü
Yunanistan, bir zamanlar Türkiye’den arakladığı irili ufaklı adaları bahane
ederek Sevilla üniversitesine bir Münhaır Ekonomik Bölge (MEB) haritası
hazırlattırır... Harita, Avrupa Birliği tarafından da destek görür... Buna göre,
1600 kilometre ile Akdeniz’deki en uzun kıyıya sahip Türkiye’ye, MEB olarak sadece
Antalya körfezi brakılır; Yunanistan ise neredeyse Akdenizin büyük bir kısmında
söz sahibi olarak gösterilir haritada.
1982 yılında hazırlanıp 1994 tarihinde yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler
Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre bir ülkenin kıyı şeridinden 12 deniz mili
açığına kadar olan kısım, o ülkenin kendi karasuları olarak kabul edilir... Bu
bölgedeki bütün haklar, o ülkeye aittir... 12 milden sonraki 188 mil
genişliğindeki kıyı şeridi boyunca uzanan alan ise, Münhasır Ekonomik Bölge (MEB)
olarak adlandırılır ve bu bölgedeki su tabakası ile deniz yatağının altındaki
zenginlikler tamamen o ülkenin kullanımına verilmiştir... Eğer bu 188 mil,
karşı anakaradaki bir ülkenin 188 mili ile çakışır ise; söz konusu ülkeler bir
araya gelip müzakerelerle MEB sınırlarını belirleme hakkına sahiptirler.
Türkiye ile
Libya; aralarındaki MEB sınırını çizmek için Kaddafi dönemine denk gelen 2010
yılında görüşmelere başlar... Ancak ne yazık ki aradan bir kaç ay geçmeden,
Libya’da dış güçlerin desteği ile başlatılan iç savaş nedeni ile çalışmalar
rafa kaldırılmak zorunda kalınır...
Uzun bir çatışma ve istikrarsız döneme girer Libya... Kaddafi öldürülür,
ülke farklı güçlerin kontrolünde parçalanmanın eşiğine gelir... CIA’nın adamı,
Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’dan inanılmaz yardım alan General
Hafter ülkeyi tek başına yönetmeye soyunur, ancak başaramaz... Hafter’in
karşısında ise Türkiye’nin desteklediği ve Birleşmiş Milletler tarafından
tanınan bir Ulusal Mutabakat Hükümeti kurulur...
Bunun üzerine 2011
yılında rafa kaldırılan Türkiye ve Libya arasındaki MEB dosyası yeniden
değerlendirmeye alınır ve geçtiğimiz günlerde sonuçlandırılıp iki ülke
tarafından imzalanır... Türkiye ve Libya arasında imzalanan bu mutabakat,
Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edildikten sonra uluslararası
geçerlilik kazanacak.
Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının
sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat, bölgedeki tüm dengeleri değiştirecek
niteliğe sahiptir... Bununla Yunanistan, Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve
İsrail’in; Türkiye aleyhine Libya ile bir yetki sınırlandırma anlaşması
yapmasının da önüne geçilmiş oldu.
Geçtiğimiz
günlerde Türkiye Enerji Ekonomisi Derneği ve Ortadoğu teknik Üniversitesi organizasyonuyla
düzenlenen ‘Birinci Doğu Akdeniz Uluslararası Enerji Sempozyumu’nda gündeme
gelen Türkiye ile KKTC arasında doğalgaz boru hattı döşenmesi fikri ve ayni
günlerde imzalanan Türkiye-Libya MEB mutabakatı, Doğu Akdeniz jeopolitiğini
köklü bir şekilde değiştirebilecek bir hamle olarak gündeme damgasını vurdu.
Türkiye ve Libya arasındaki mutabakat; Yunanistan, Mısır, İsrail ve Güney
Kıbrıs’ı oldukça rahatsız eder... Mutabakat onaylandıktan sonra, Sevilla
haritasına göre; Yunanistan’ın fazladan hükmetmeye çalıştığı 100 bin kilometre
kare üzerinde bir deniz alanının kullanım hakkı Türkiye’ye geçmiş olacak... Bunun
ötesinde, geçtiğimiz yıl ortalarında; Mısır, İsrail, Yunanistan ve Güney
Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de çıkacak petrol ve doğal gazın Avrupaya taşınması için
hazırladıkları proje de tehlikeye girmiş oluyor... East-Med adı verilen bu
proje ile; Güney Kıbrıs’tan başlayıp, Girit ve Mora Yarımadası üzerinden,
Avrupa’ya 2 bin kilometrelik boru döşenmesi planlanıyor...
Libya’nın doğu
kıyılarından başlayıp Antalya körfezinin batısında kalan kıyı şeridine kadar
uzanan, takriben 250 kilometre genişliğindeki deniz şeridinin kullanım hakkı
tamamen Libya ve Türkiye’ye ait olacağından, Güney Kıbrıs’tan Girit adasına
planlanan boru hattı, bu şeritten geçerken Türkiye’nin onayı gerekli olacaktır.
Yunanistan’ın Sevilla haritasının çöpe atılmasının ardından, Doğu Akdeniz’deki
enerji savaşları yeni başlıyor... Ve zaman, Türkiye ile KKTC’nin lehine
akıyor...
Günün Sözü
Nefis ve beden, tamah ve bencillikten ibarettir. Bunlar ise alçaklık ve küçüklükten başka bir şey değildir. Bunların açgözlülük ve bencillik illetlerinin, en güçlü ilacı sevgidir.
Hz. Mevlana