Geçtiğimiz Cuma günü Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları 22. Zirve toplantısına ilk kez Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.
Şanghay İşbirliği Örgütü Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın katılımıyla 1996 yılında oluşturuldu… Şanghay Beşlisi veya Şanghay Paktı olarak bilinir… Özbekistan’ın 2001 yılında katılmasıyla üye sayısı altıya; Hindistan ve Pakistan’ın 2017’de katılmalarıyla sekize ve geçtiğimiz yılsonunda da İran’ın katılmasıyla örgütün üye sayısı dokuza çıktı.
26 Nisan 1996’da Şanghay’da toplanan beş ülke liderinin Sınır Bölgelerinde Askeri Güvenin Derinleştirilmesi Anlaşmasının imzalamasıyla kurulan Şanghay Beşlisinin esas amacı, ABD’ye karşı etkili bir grup oluşturmaktı… Örgütün 2007 Bişkek zirvesinde Rusya Devlet Başkanı Putin’in “tek kutuplu dünya kabul edilemez” sözü, birliğin bir nevi misyonunu belirtir.
Birincil amaç, başta ABD olmak üzere Batıya karşı alternatif ve etkili bir blok oluşturmak, ikincil amaç ise dünya nüfusunun yarısının yaşadığı bu coğrafyada en büyük güvenlik tehdidi olarak deklere ettikleri terör, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadele anlamında, bölgede yaşayan halk ve uygarlıkları dizginlemektir.
Sonraki yıllarda yapılan zirvelerde üye ülkeler, aralarındaki ekonomik ve kültürel işbirliğini genişletme amacıyla çerçeve anlaşmaları imzalamışlardır… Bugün gelinen aşamada dünya nüfusunun yüzde 50’sini barındıran örgütün 22. toplantısına, diyalog ortağı olarak katılan Türkiye’nin; Hindistan başkanlığında yapılacak bir sonraki zirvesinde, ilişkilerin daha ileri boyutlara taşınması hedefleniyor.
Afrika açılımıyla farklı coğrafyalarda aktif rol oynamaya başlayan Türkiye; önümüzdeki yıllarda, Asya açılımıyla da Şanghay örgütüne katılır mı; katılması durumunda avantajlar dezavantajlar ne olur, bugünden hesaplamak pek mümkün değil… Ancak toplam ihracat payımız içerisinde yüzde 45 yer tutan Avrupa ülkeleri, böyle bir oluşumda Türkiye ile yaptıkları ticareti azaltırlar mı; yoksa Şanghay Örgütüne üye ülkelere yaptığımız yüzde 6’lık ihracatımızı da, Türkiye’de bol bulunan Lityum ve Bor gibi nadir elementler satarak artırır mıyız göreceğiz.
Şanghay Örgütünün 22. zirvesine damgasını vuran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımının yanı sıra; Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi arasında geçen ikili görüşmeler oldu… Liderler arasındaki konuşmaların başında Ukrayna krizi gelirken, enerji krizi de gündemdeydi.
Putin Cinping’e, Çin’in savaşa dair endişelerini anladığını söylerken; Çin’in izlediği dengeli politika için teşekkür etti… Tayvan konusunda açıkça Pekin’e destek beyan eden Putin, ABD’nin Tayvan Boğazı’ndaki provokasyonlarını kınadıklarını belirtti.
Ancak son günlerde Ukrayna’da güç kaybettiği gözlemlenen Rusya’nın deneyimli lideri Putin; Çin liderinden beklediği desteği bulamadı… Ukrayna krizinin çözümü için, tüm tarafların “sorumlu şekilde hareket etmesi” gerektiğini söyleyen Şi, katıksız olarak Rusya’nın yanında olmadığının mesajını verdi.
Ancak Putin’i en fazla üzen, Hindistan Başbakanı Modi’nin basın mensupları önünde söyledikleri oldu… Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı savaşı açık açık eleştiren Modi; “telefonda defalarca konuştuk, günümüz çağı savaş çağı değil, önümüzdeki günlerde barış yoluna nasıl gidebiliriz’ diye sordu… Ardından Modi’nin “Dünyayı iyi kılabilmek için demokrasi, diplomasi ve diyalog gereklidir” sözleri, Putin üzerinde soğuk duş etkisi yaptı.
Bu sözler üzerine Ukrayna liderliğinin “barış için müzakere etmeyi” reddettikleri savunmasını yapan Putin; Batının yaptırımları karşısında Rusya’nın izole olmadığını kanıtlamak için yüzünü döndüğü Çin ve Hindistan gibi Asyalı devlerden de aradığını bulamamış oldu.
Batının kararlılığı doğrultusunda ümidini Hindistan ve Çin’e bağlamış olan Putin, Semerkant zirvesindeki gelişmeler sonucunda büyük bir yalnızlığa itilmiş oldu… Gelinen bu aşamadan sonra Putin; ya barış için şartları zorlayacak, ya da daha saldırgan bir tutumla savaşı daha fazla körükleyecek…
Günün Sözü
Dünyaya bir daha gelsem; ne kadar tank, tüfek ve silah varsa hepsini eritip saz, cümbüş ve zurna yapacağım.
Aram Tigran