İlan

Dünyayı Değiştiren Savaşlar (2)… - ADEM AKÖL

Dünyayı Değiştiren Savaşlar (2)…

ADEM AKÖL

Geçtiğimiz günlerde ayni başlık altında yayınlanan yazımızda; onlarca ülkenin katıldığı, I. ve II. Dünya savaşlarının dünyayı nasıl değiştirdiğini anlatmış, savaş sonrasında hayata tutunmaya çalışan sonraki birkaç kuşağın geleceğinin dahi acımasızca nasıl çalındığını vurgulamıştık.

I. ve II. Dünya savaşlarına dünya ülkelerinin büyük bir çoğunluğunun katılmasıyla onlarca cephede fiili çatışma olması, yıkımın şiddetini artırmış; uzun yıllar tüm dünya halkları bunun bedelini ödemek zorunda kalmıştı.

24 Şubat 2022 günü, Rusya silahlı kuvvetlerinin işgali ile başlayan Rusya-Ukrayna savaşı; üzerinden sadece 6 ay geçmiş olması ve fiili olarak çatışan sadece 2 ülkenin görünüyor olmasına rağmen, bütün dünyada yarattığı etki bakımından, en az I. ve II. Dünya savaşları kadar yıkıcı özellik taşımaktadır.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, altı ayda ülkeye ölüm, yıkım ve sefalet getirirken; her iki tarafta da kaybedilen insan sayısı 10 binlerle ifade ediliyor… Bunun yanı sıra resmen savaşa katılmamış olsalar bile, Avrupa ülkelerinin birçoğunda büyük değişim gözlemleniyor.

Yıllardır tarafsızlık politikalarını, halkın büyük orandaki desteği ile başarılı bir şekilde yürüten Finlandiya ve İsveç; Türkiye’nin blokaj koymasına rağmen,  NATO üyesi olabilmek için büyük bir uğraş içerisine girdi… Öte yandan müttefik kuvvetler tarafından 1945 yılında işgal edilen Avusturya’nın ise, 1955’te uygulamaya başladığı tarafsızlık politikasına olan inancı sarsılarak toplumda tartışmalara yol açtı… Şu an, Finlandiya ve İsveç gibi Avusturya da NATO’ya üye olabilmenin yollarını arıyor.

Kısa bir süre önce yapılan iklim zirvesinde tüm dünya, enerji politikalarını değiştirme kararı vermişken; Belçika 2025 yılına kadar kapatmayı planladığı nükleer enerji santrallerini, savaşın tetiklediği enerji krizi yüzünden 10 yıl daha çalıştırma kararı aldı.

Sovyetler Birliği döneminde ayni blokta olan Bulgaristan’daki Batı yanlısı hükümet; Rusya’ya yönelik yaptırımları şiddetle destekleyerek Rus gazını da Ruble olarak ödemeyi reddedince, tamamen ithal Rus enerjisine bağımlı olan ülkeye, gaz tedariki durduruldu… Azerbaycan’dan gelen yeni bir boru hattı devreye sokulmasına rağmen, ülkede büyük bir enerji sıkıntısı yaşanıyor.

1968 yılında Çekoslovak protestocular, komünist rejimlerinden daha liberal bir yönetim biçimi için sokaklara çıktıkları zaman, Sovyet tankları ile karşılaşmalarını hiç unutmayan Çekler ve Slovaklar; Rus saldırganlığının şiddetle karşısında duruyorlar… Bu yüzden büyük bir seferberlik göstererek ülkelerinde misafir ettikleri çok sayıdaki Ukraynalı mülteciyi barındırma zorluğu yaşıyorlar… Üstelik enerji krizi onları da vurmuş.

NATO’nun kurucu üyelerinden biri olan Danimarka, uzun süredir AB’nin savunma politikalarına katılım göstermiyordu… Ancak Haziran ayında yapılan bir referandumda, halkın yüzde 67 desteğini alan hükümet; politikalarını Brüksel ile ayni çizgiye getirme kararı aldı.

Eskiden Sovyetler Birliğinin bir parçası olan Estonya, yüzde 24’le Avrupa’nın en yüksek enflasyonunu yaşamasına rağmen; yıllık savunma harcamasının üçte birini Ukrayna’ya gönderdi… Oldukça yüksek sayıda Ukraynalı mülteciyi misafir ederek, zaten sıkıntı çektiği enerji sorununu aşabilmek için, yüzen bir LNG terminali inşasına başladı.

Savaş öncesinde doğal gaz ihtiyacının yüzde 20’sini Rusya’dan ithal etmesine rağmen bir enerji ihracatçısı olan Fransa; savaş yüzünden oluşan enerji açığını karşılayabilmek için kapattığı 27 nükleer santrali yenileme çalışması başlattı… Üstelik diğer Avrupa ülkeleri gibi; enerji tasarrufu yapabilmek için, çok radikal sayılan kararları uygulamaya koydu.

Avrupa ülkeleri içerisinde Rus gazına en fazla bağımlı olan Almanya ise, en fazla enerji sıkıntısı çeken ülkelerin başında geliyor… Enerji tedarikinde yaşanan çıkmaz yüzünden kapısına kilit vuran yüzlerce sanayi kuruluşuna rağmen; ordusunu modernize etmek ve asker sayısını artırmak için, 100 milyar avroluk şimdiye kadar görülmemiş boyutta bir askeri bütçe oluşturma çalışması yapıyor.

Enerji ithalatının yüzde 40’ını Rusya’dan sağlayan İtalya’da; Ukrayna’ya sağlanan silah yardımları halkı ekonomik olarak etkilemeye başlayınca; ülkedeki birçok siyasi parti, Rusya’yı destekleyici bir tutum içerisine girdi.

Savaş başladıktan sadece 1 hafta sonra AB üyeliğine başvuran Moldova, en fazla mülteci akınına uğrayan ülkelerden biri… Büyük ölçüde Rusya’dan gelen enerjiye bağımlı olan Moldova; ekonomisi üzerinde yıkıcı bir etki yapan savaş, enflasyon rakamlarının yüzde 34’lere kadar çıkmasına neden oldu.

Savaştan kaçan Ukraynalıların büyük bir kısmını ağırlayan komşu ülke Polonya ise, enerji krizi ve artan yaşam maliyetleri yüzünden; hükümetin Ukraynalıları kendi halkına tercih ettiği şikayetleri ile homurdanmalar başlamasına rağmen bu süreç, Polonya’nın bölgesel konumunu ve önemini yükseltti.

Yarın: Diğer Avrupa ülkelerinde durum ve bizleri bekleyen olumsuzluklar…

Günün Sözü

Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir.

Bertrand Russel