F-35 tek bir uçağın tüm görevleri yerine getirmesi
amacıyla ABD tarafından tasarlanan bir savaş uçağıdır; 1667 kilometrelik menzile
sahip, saatte yaklaşık 2 bin kilometre sürat yapabilen, kısa kalkış ve dikey
iniş yeteneğine sahip, uçak gemileri için özellikle tasarlanmış, 20 tona yakın
mühimmat taşıyabilen ve radarda tesbit edilemeyen 5. Nesil savaş uçağı...
F-35’ler
1993’te ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya, İtalya, Hollanda, Norveç, Danimarka
ve Türkiye’nin iştiraki ile kurulan ‘Müşterek Taarruz Uçağı’ programı
kapsamında üretiliyor...
Hava gücüne ilk kez F-35’leri katan ülke Amerika oldu...
Arkasından İsrail’in siparişi teslim edildi ve bu uçaklar ilk kez İsrail
tarafından savaşta Suriyelilere karşı kullanıldı...
Türkiye
F-35 üreten ‘Müşterek Taarruz Uçağı’ programı için bugüne kadar 1 milyar
doların üzerinde bir yatırım yaptı ve toplam 25 milyar dolar değerinde 116 adet
siparişi var...
Sovyetler Birliği döneminde üretilen S-300’lerin ardından
geliştirilen S-400’ler 2007’den bu yana Rusya’nın envanterinde yer alıyor;
önemli siyasi, ekonomik ve askeri hedefleri “yüksek etkili koruma” için
tasarlanan bir sistem olarak tanımlanıyor... Dünyanın en iyi savunma
sistemlerinden biri olarak nitelendiriliyor ve özellikle savaş uçakları ile
gelişmiş hava saldırı araçlarını imha etmek üzere tasarlanmış... 600 kilometre
uzaklıktaki hedefleri algılayabiliyor ve saniyede 4.8 kilometre hızla füze
gönderebiliyor... Eş zamanlı olarak 80 hedefi vurma kaabiliyetine sahip...
Türkiye’nin
dışında Çin de S-400 siparişi vermiş... Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Fas,
Mısır ve Irak dahil 13 ülke daha S-400’lerle ilgileniyor...
Türkiye F-35’lerin ardından S-400’lere de talepkar olması
Amerika’nın hoşuna gitmedi... Hazırlanan ilk F-35’lerin deneme uçuşları için
Amerikada Türk pilotları eğitim görmesine rağmen 2019 yılında söz verilen
teslimat geciktirilmeye başlandı...
Pentagon;
“S-400 alırsanız F-35’leri vermem” diyerek Türkiye’nin bölgede daha güçlü savunma ve taarruz sistemleri sahiplenmesinin
önüne geçmeye çalışıyor... S-300 ile başlayıp, S-400 ile devam eden ve
gelecekte S-500 ile gelişecek olan bir hava savunma silahının F-35 gibi bir
uçakla birleştirildiğinde, bu iki silaha sahip bir ülkenin elini çok
güçlendireceği aşikardır...
Kıbrıs ve Doğu Akdeniz petrolü çerçevesinde Akdeniz
merkezli ciddi bir Türkiye-İsrail çıkar krizinde, İsrail elindeki sopanın
aynısının başka bir ülkede olmasını istemez... Onun ötesinde İsrail, ‘Arz-ı
Mev’ud’ rüyalarını gerçekleştirebilmeleri için bölgenin en güçlü silahlarına
sahip olması gerekliliğinin bilincindedir ve Amerika da bunu
desteklemektedir...
Öte
yandan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın güçlü duruşu sonucunda hem
S-400’lerin hem de F-35’lerin alımı gerçekleşecektir... Bunun geriye dönüşü
yoktur... Nitekim S-400’lerin önemli bazı aksamları Türkiye’ye gelmeye başladı
bile...
Ancak bu süreç Türkiye’ye zarar mı verir yoksa daha güçlü
mü kılar, onu da hep birlikte önümüzdeki süreçte göreceğiz...
Günün Sözü
Kendi rızan olmadan, hiç kimse sana aşağılık kompleksi hissettiremez.
Amerika Birleşik Devletleri’nde en uzun “First Lady”lik yapmış Başkan Franklin D. Roosvelt’in karısı Anna Elanor Roosvelt’in vurgulamaya çalıştığı; kendi hayatımızın yönünü belirleyen kendi düşüncelerimizdir, kendimizle ilgili başkalarının düşüncesi hiç de önemli değildir.