İlan

Filistinliler Niye Devlet Kuramıyor? (1. Bölüm) - ADEM AKÖL

Filistinliler Niye Devlet Kuramıyor? (1. Bölüm)

ADEM AKÖL

Bugünkü Filistin topraklarında 3 bin yıldan fazla bir süredir varlık gösteren, fakat bir türlü istikrarlı bir devlet kuramayan Filistinlileri anlayabilmek için 3 bin yıl öncesine kadar uzanmak gerekir.

Müslümanlar, Hristiyanlar ve Musevilerin köken itibarı ile Hz. İbrahim’in soyundan geldiği kabul edilir… M.Ö. 2000 yıllarında Hz. İbrahim’e peygamberlik bahşedildikten sonra; ona Allah tarafından, ailesini alıp bugünkü Şeria Nehri’nin batısı olan ‘Kutsal Topraklara’ göç ederek yerleşme emri verilir.

Soyları Hz. İbrahim’e kadar ulaşan; Semavi dinlerin, yani tek tanrıya inananların peygamberleri Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’in farklı dönemlerde ayni coğrafyada Allah’ın birliğini yaymaya çalışmış olmaları, Semavi dinler için o bölgenin ‘Kutsal Topraklar’ olarak kabul edilmesine neden olmuştur.

Hz. İbrahim’in torunu Yakup, Firavunlar tarafından kaçırıldıktan sonra onun soyundan üreyen İsrailoğulları, 400 yıl Mısır’da sürgünde yaşamak zorunda kalır… M.Ö. 1050 yıllarında Hz. Musa, İsrailoğullarını Firavunların zulmünden kurtarmak için, Kızıldenizi yararak ve Sina çölünü aşarak, atalarına bahşedilmiş olan ‘Kutsal Topraklara’ geri dönerler… Ancak bu topraklarda ayni yıllarda Girit’ten göç ederek yerleşmiş olan bugünkü Filistinlilerin ataları Filistler de vardır.

Filistler’in İsrailoğulları’na karşı savaşmalarına rağmen, İsrailoğulları ele geçirdikleri büyük topraklar üzerinde İsrail Krallığını kurmayı başarırlar… İsrail Krallığı’nın 3. Kralı Hz. Süleymandır… Hz. Süleyman, Kudüs’te büyük ve kutsal bir mabet inşa eder… Hz. Musa’ya Allah tarafından gönderilen 10 ilahi emrin yazılı olduğu taşların bu mabette olduğuna inanır Museviler.

Hz. Süleyman’ın ölümünden sonra İsrail Krallığı parçalanır ve toprakları Asurlular ve Babilliler tarafından işgal edilerek Süleyman tapınağı yıkılır… Perslerin bölgeyi ele geçirmesi ile Yahudiler tekrar devletlerini kurarlar ve Süleyman mabedini yeniden inşa ederler.

Bu sefer de Romalılar bölgeye gelip Kudüs’ü işgal eder… Yahudiler, Romalıların büyük baskısı altındadır… Kendi soylarından gelen Hz. Meryem’in oğlu Hz. İsa, Yahudilerin kurtarıcısı, yani bekledikleri ‘Mesih’ olduğunu söylemesine rağmen ona inanmazlar ve yakalanmasına yardım ederek Romalılar tarafından çarmıha gerilmesine neden olurlar.

İkinci kez inşa edilen Süleyman mabedine Romalıların Zeus heykelini dikmeleri; zaten onların yaptığı zulümlerden usanmış, putperestliğe karşı olan Yahudilerin, isyan etmesine neden olur… İsyan, kanlı çarpışmalar sonucunda bastırılır, Süleyman mabedi ikinci kez yıkılır, Yahudilerin büyük bir kısmı özellikle Avrupa ülkelerine göç etmek zorunda kalır, az bir kısmı ise kendi topraklarında köle olarak çalıştırılır.

Yahudilerin büyük bir kısmı Filistin’den kovulduktan sonra Doğu Romalılar, Hristiyan dinini benimseyip İsa’nın öldürülmesinden Yahudileri sorumlu tutarak onlara karşı büyük bir kin beslerler… Bu aşırı kinin etkisi ile; göç ettikleri yerlerde bile Yahudiler, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görerek itilip kakılırlar, zulüm görürler.

Arap yarımadasındaki Mekke şehrinde İslamiyet’in doğması ile birlikte Hz. Muhammed, Kudüs’te yıkılan Süleyman mabedinin olduğu yeri, yani Mescid-i Aksa’yı Müslümanlığın Kıblesi olarak kabul eder… Dört halifeden birisi olan Hz. Ömer, Doğu Romalıları yenerek Kudüs’ü ele geçirdikten sonra Yahudileri özgürlüklerine kavuşturur ve Mescid-i Aksa’da mütevazi bir cami inşa ettiririr.

Hz. Ömer’in Kudüs’te kurduğu, 3 Semavi din mensuplarını bir arada yaşatan adaletli yönetim; Osmanlı İmparatorluğu döneminde de devam eder… Memlüklüler’in elinden 1516 yılında alınan Kudüs’teki Osmanlı yönetiminde; tam 400 sene Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler barış içinde yaşar.

Yarın: Osmanlı Devleti ve İngiliz manda yönetimindeki Filistin.

 

Günün Sözü

“Bir kız çocuğu ip atlarken, havaya sıçradığında daha yere inmeden, iki melek kolundan tutup başka dünyalara götürüyorsa, işte orası Filistin’dir.”

“Acı, evrensel olmalı… Bir çocuğun eline diken batsa dünya yanmalı.”