Takvim yaprakları 30 Kasım 2007’yi gösterdiği gün, İstanbul-Isparta seferini yapmakta olan, Atlas-Jet Havayollarına ait MD-83 tipi yolcu uçağı, Isparta’nın Çukurören ve Kılıç köyleri arasında kalan Türbetepe mevkiinde düşer… Uçakta bulunan 50 yolcu ve 7 mürettebattan kurtulan olmaz.
Ayni uçakta bulunan dünyaca ünlü bayan fizikçimiz Prof. Dr. Engin Arık başkanlığındaki 6 kişilik bir araştırma ekibi de bulunuyordu… Hepsi de nükleer fizikçi olan ekipte görev yapan 2 profesör, 1 doçent, 1 yüksek ihtisas ve 2 de ihtisas öğrencisi, çok önemli bir çalışmanın sonuçlarını almak üzereydiler… Yıllarca üzerinde kafa patlattıkları, Türkiye’nin kaderini değiştirebilecek bir proje ile ilgili kayıtları ve şahsi notları çantalarına koymuşlar, Isparta’da bildiri sunmak üzere İstanbul’dan yola çıkmışlardı…
Uçuş öncesinde bütün teknik kontrolleri yapılmış, hiçbir sorunu olmayan uçak, her nedense yere çakılır ve Prof. Dr. Engin Arık başkanlığındaki araştırma ekibi ile birlikte 57 kişinin hayatını söndürür… Kazanın hemen sonrasında uçak enkazının bulunduğu yere gelen kimlikleri meçhul, Amerikalı McDonnel Douglas uçak firmasının adamları enkazdan topladıkları ekibe ait çantaları ve bilgisayarları uçağın düşüş nedenini tespit etmek (!) gayesiyle apar topar Amerika’ya götürürler.
Kazadan bir süre önce Prof. Arık, Türkiye’de önemli miktarda Toryum rezervi tespit edildiği müjdesini vermişti tüm ülkeye… “Bir servetin üzerinde oturuyoruz, bu öyle bir servet ki Türkiye’nin iç ve dış borçlarını tam 350 kez ödeyebilir” diyordu Prof. Arık… Ve kazadan çok kısa bir süre önce de bir televizyona verdiği demeçte; bir proton hızlandırıcısı üzerinde çalıştıklarını, bunun ileride Toryum santrali için olanak tanıyacağını açıklıyordu.
Toryum, 1755 °C’de eriyen, kurşun renginde, havada bozulmaz, Uranyum gibi atom enerjisi kaynağı olarak kullanılabilen radyoaktif bir elementtir… Nükleer santrallerin kullanabileceği en temiz yakıt olarak kabul edilir… Uranyuma göre çevreye çok daha az zarar veren özelliklere sahip olması, yakın dönemde nükleer reaktörlerde Uranyum yerine Toryum kullanılacağı kesindir.
Toryumun nükleer yakıt olarak kullanılması ile ilgili çalışmalar devam etmektedir… Merhum Engin Arık’ın da görev aldığı CERN’de yapılan Toryum’dan enerji elde edilmesi yönündeki deneyler gizliliğini korumaktadır… Günümüzde Toryumla çalışan ticari ölçekli bir nükleer reaktör bulunmamasına rağmen, Amerika, Çin ve Hindistan; Toryumlu nükleer santral planlamasında oldukça ilerleme kaydetmişlerdir… 2030 yılına kadar Toryumdan enerji elde edilmesi hedeflenmiştir.
Toryumun nükleer santrallerde kullanılması halinde Uranyuma göre 200 kat daha fazla enerji elde edileceği deneysel olarak tespit edilmiştir… Yani ancak 200 kg Uranyumun verdiği enerji, 1 kg Toryumdan rahatlıkla alınabilecektir… Üstelik yeryüzünde belirlenmiş olan Toryum rezervleri, Uranyumun tam 3 katı büyüklüğünde… Öte yandan, 1 ton Toryumdan elde edilen enerjinin 1 milyon ton petrol enerjisine eşit olduğu hesaplanmıştır.
Dünyadaki Toryum rezervleri gizli tutulmaktadır… Çeşitli kaynaklar farklı rakamlar vermesine rağmen, hepsi de Türkiye’deki rezervin çok büyük miktarda olduğunu kabul etmektedir… Merhum Arık’ın yaptığı araştırma sonucunda; dünyada bir milyon 780 bin ton Toryum olduğunu, bunun 790 bin tonunun Türkiye’de bulunduğunu tespit etmiştir… Ay ve Mars’ta da bol miktarda Toryum olduğu söylenmektedir.
Prof. Arık’a göre yılda sadece 50 ton Toryum, Türkiye’nin tüm enerji ihtiyacına cevap verebilecektir… Buna göre hesaplandığında, Türkiye’de belirlenmiş olan Toryum rezervi 15 bin yıl ülkemizin enerji ihtiyacını karşılayabilecektir… En kötümser kaynaklara göre Türkiye’de bulunduğu iddia edilen 374 bin ton Toryumun bile, bize 7 bin 500 yıl yeteceği aşikardır.
Ancak bunun için öncelikle nükleer santrallerin kurulması gerekmektedir… Nitekim ülkemiz 3 nükleer santral kurmayı planlamış, ilkinin inşaatı Ruslar’la birlikte Mersin-Akkuyu’da başlamış ve önümüzdeki yıl Cumhuriyetin 100. Yılında hizmete girmesi için hızla çalışmalar devam etmektedir… İkinci nükleer santralin Sinop’ta, üçüncüsünün ise Trakya Karadeniz bölgesinde yapılması planlanmıştır.
Prof. Dr. Engin Arık ve ekibi bir uçak kazası komplosu sonucunda susturuldular belki ama onların başlattıkları çalışma yarım kalmadı… Onları takip eden bilim insanlarımız, aradan geçen 15 yılda bu alanda çok büyük ilerleme kaydettiler… Bir taraftan nükleer santral projeleri devam ederken, diğer taraftan da yüzlerce Engin Arık, Toryumun bu santrallerde kullanılabilmesi için canla başla çalışıyorlar…
Kat edilen yol ise, tahmin edilenin ötesinde…
Günün Sözü
Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.
Mustafa Kemal ATATÜRK