Grönland; Kuzey
Atlantik Okyanusu ile Arktik Denizi arasında bulunan dünyanın en büyük
adasıdır... Türkiye’nin yaklaşık 3 misli büyüklüğünde, ancak topraklarının
yüzde 81’inin 3 kilometre kalınlığında buzullarla kaplı olduğu bembeyaz bir
ada...
Beyaz geceleri ve kuzey ışıklarının
büyüleyici görüntüsünü izlemek için her yıl binlerce turistin akınına uğrayan
bu devasa büyüklükteki adanın sadece batı kıyılarında oluşmuş küçük şirin
kasabalarda insan yaşamı var... Türkiye’nin 3 misli büyüklüğündeki bu topraklar
sadece 57 bin kişiye yaşam hakkı veriyor ancak...
Kanada’nın
doğusunda bir Kuzey Amerika ülkesi olmasına rağmen tarihsel süreçte Avrupa
Kıtası ile daha fazla ilişkisi olmuştur... 1200’lü yıllarda Norveç egemenliği
altında olan Grönland, 1800’lü yılların başında Danimarka egemenliğine geçer...
1979 yılında Danimarka’dan özerklik elde ederek, iç işlerinde bağımsız bir ülke
olur... 1973 yılında Danimarka’nın Avrupa Birliğine katılması ile Grönland da
bir AB ülkesi olur. Ancak Avrupalı’ları kendi sularında görmek istemeyen
Grönland’lılar, 1985 yılında AB’den ayrılır.
Petrol, çinko, kurşun, demir cevheri,
altın ve elmas gibi doğal yeraltı zenginliklerine ve stratejik öneme sahip bir
ülke olan Grönland öteden beri süper güçlerin iştahını kabartmaktadır...
2. Dünya
Savaşı sırasında ABD, ülkeyi koruma amacı ile Grönland’a girer... Daha sonra bölgenin
yerlisi Eskimo’lar, Grönland’taki en iyi avlanma koşullarının olduğu yerden
sürülüp, orada büyük bir hava üssü kurar Amerikalılar...
Grönland’a yerleştikten sonra, adaya
tamamen sahip olma sevdasına kapılan Amerikanın
dönem Başkanı Harry Truman, Grönland’ı satın almak için 100 milyon dolar
karşılığı altın teklif eder Danimarka’ya, ancak kabul görmez.
Dünya
genelindeki ticaret hacmi geliştikçe Çin’in de ilgisini çeker Grönland... 2016
yılında eski bir ABD üssünü satın almak ister, ancak Danimarka’nın vetosuyla
karşı karşıya kalır... Vazgeçmez Çin bu sevdasından... 2018’de Grönland’taki en
büyük hava alanı, finansman ve yapımına talip olur, ancak ondan da
vazgeçirilir...
Çeşitli dönemlerde toprak satın almayı
alışkanlık yapmış ABD, Grönland’ı başkasına kaptırmamak için yeniden harekete
geçer... “Grönland’ı satın almak istiyorum” diye bu dileğini tüm dünyaya
yaymaya başlar Trump geçtiğimiz günden itibaren...
1803 yılında
Fransa’dan Lousiana bölgesini, 1821’de İspanya’dan Florida’yı, 1848 yılında
Meksika’dan California’yı, 1867 yılında Çarlık Rusya’dan Alaska’yı, 1917
yılında Danimarka’dan Virgin Adaları’nı satın almada gösterdiği ustalığı günümüzde
de sergilemeye çalışıyor Amerika...
Grönland’ı 51. Eyaleti olarak topraklarına
katmaya çalışan Trump bunu başarır mı bilinmez... Yakın tarihimizdeki bölgesel
ve dünya savaşlarını fırsat bilerek küçük paralarla binlerce kilometrekarelik
toprakları sınırlarına dahil eden Amerika’nın bu kez işi zor gibi gözüküyor...
Bir ABD
müttefiki olan Danimarka Başbakanı’nın, Grönland’ın satılık olmadığını ifade
etmiş olmasına rağmen, satışa razı edilse bile; 2009 yılında self-determinasyon
hakkına da sahip olmuş Grönland’ta yaşayan halkın buna izin vereceğini
sanmıyorum... Yerli halk, ülkelerindeki yeraltı zenginliklerinin farkında ve
bunu başkalarına yedirmek istemeyeceklerdir... Üstelik diğer süper güçler de bu
talebe sessiz kalmayacaktır...
Ancak Trump’ın çok iyi bir tüccar
olduğu gerçeği de göz ardı edilmemelidir...
Günün Sözü
Yapabileceğine inan... Ve işte yolun yarısındasın!..
Amerika’nın 26. Başkanı, yazar ve araştırmacı Theodore Roosevelt; inancın gücü ile başarıya daha kolay ulaşılabilineceğini söylüyor... Sizce de öyle değil midir?