İlan

Harekat Öncesi Komplo - ADEM AKÖL

Harekat Öncesi Komplo

ADEM AKÖL

Geçtiğimiz Cuma günü kaleme aldığım yazımda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tahran ziyaretinden ve Rusya Lideri Putin ile İran Cumhurbaşkanı Reisi ile yaptığı ikili ve üçlü görüşmelerden bahsetmiştim.

Suriye’nin kuzeyindeki 30 kilometrelik güvenli bölgenin eksik kısımlarını tamamlamak için 3 ay önce verilmiş karar çerçevesinde ‘savaşmadan kazanmak’ düsturu ile barışçıl bir çözüm bulabilme arayışları içerisine giren Türkiye Cumhuriyeti bölgenin baş aktörü Amerika ve sonrasında da Rusya ile birçok görüşme yapar.

Ancak özellikle Ukrayna krizi sonrası, Suriye’nin kuzeyindeki varlığını hızla arttıran İran’ın bölgedeki etkisi göz ardı edilemezdi… Bu yüzdendir ki Cumhurbaşkanı Erdoğan 19 Temmuzda, üst düzey bir kadro eşliğinde Tahran’a çıkarma yapar… Rusya Lideri Putin de, bir bahane ile oradadır, ikili ve üçlü görüşmeler yapılır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin yüzüne çok net bir şekilde “Türkiye’nin kayıtsız kalmasını beklemeyin, Tel Rıfat ve Münbiç’i teröristlerden temizleyeceğiz” der.

İran’ın Ruhani Lideri Ali Hamaney ise “Türkiye’nin güvenliğini, İran’ın güvenliği olarak kabul ediyoruz” diyerek, Ankara’ya terörle mücadele konusunda işbirliği güvencesi vermiş olmasına rağmen “Suriye’nin kuzeyinde yapılacak herhangi bir askeri saldırı, kesinlikle Türkiye ve Suriye ile birlikte tüm bölgeye zarar verecek ve teröristlere fayda sağlayacaktır” iddiasında bulunur.

Tahran’da yapılan ikili ve ardından Astana formatında cereyan eden üçlü zirveden çıkan sonucu şu cümle ile özetlemiştim geçen yazımda: “Anlaşılan odur ki TSK bir operasyon için düğmeye bastığında İran’ın buna pratikteki tepkisi Türk ordusunu zorlayacak şekilde olmayacak, askeri boyut içerse dahi çoğunlukla propaganda ve siyasi düzlemde kalacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tahran ziyaretinin ertesi günü Irak’ın Dohuk vilayetinin Zaho ilçesinde gerçekleşen bir saldırıda 8 kişi yaşamını yitirirken, 23 kişi ise yaralandı… Bazı yayın organları Türkiye’yi hedef gösterirken merkezi Londra’da bulunan Reuters haber ajansı da “Türk saldırısı sonucunda Irak’ın Dohuk vilayetindeki bir tatil merkezinde 8 kişi öldürülürken 23 kişi de yaralandı” haberini geçer tüm dünyaya.

Kentte yer alan protestolarda Türk bayrağı yakılır, daha önceden hazırlandığı belli olan “Erdoğan Katil” pankartları açılır…

HDP’li Diyarbakır Barosu da yayınladığı bildiride “Kürdistan Federal Bölgesinin Zaho ilçesinde TSK’nın bombardımanıyla, içerisinde çocukların da olduğu siviller hayatını kaybetmiştir. Roboski’de (Uludere Olayı) olduğu gibi, söz konusu Kürtler olunca insancıl hukuk değersizleşiyor” der.

Türk Dışişleri ise yaptığı yazılı açıklamada; saldırının terör örgütü kaynaklı olduğunu ve gerçeğin açığa çıkması için Türkiye’nin her türlü adımı atmaya hazır olduğunu ifade eder… “Irak Hükümeti yetkililerini, hain terör örgütünün söylem ve propagandasının etkisi altında açıklamalar yapmamaya bu elim hadisenin gerçek faillerinin açığa çıkarılması için iş birliği yapmaya davet ediyoruz” cümlesine yer verilir yapılan açıklamada.

Bir kere şunun herkes tarafından çok iyi bilinmesi gerekiyor ki Türkiye sınır ötesinde ilk kez operasyon icra etmiyor… Üstelik bunu yaparken TSK’nın en büyük hassasiyeti sivillerdir… Sırf sivillerin kılına zarar gelmesin diye büyük çaba harcanmaktadır… Sonuç olarak bu güne kadar hiçbir sivil hedefe zarar verilmemiştir.

TSK, operasyon planladığı hedefi vurmadan önce 48 saat boyunca birkaç ekip tarafından izlemeye alır… Bir taraftan istihbarat birimleri, diğer taraftan tepede SİHA’lar, topladıkları bilgileri ilgili merkeze göndererek incelendikten sonra, farklı yetkililerin değerlendirmesi sonucunda terörist bir hedef olduğu anlaşılması halinde düğmeye basılır.

Terör örgütü PKK/KCK’nın masum sivilleri hedef aldığı, bölge halkının köylerine tarla ve bahçelerine gidemediği gerçekleri biliniyorken bu tür haberlerin olası bir operasyon öncesi algı oluşturmak için maksatlı ve yanlı bir komplo tezgahından başka bir şey değildir… Ancak bilinmelidir ki, “korkunun ecele hiçbir faydası yoktur.”

Günün Sözü

Korku, çoğu yönetimin kaynağıdır.

John Adams