Kadınlarımız - ADEM AKÖL

Kadınlarımız

ADEM AKÖL

“Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” idi geçtiğimiz Cuma… Bir gün öncesi ise “Öğretmenler Günü…” Her iki günde de ‘Kadın’ ağırlıklı temalar ön plana çıktı… “Kadına Şiddete Dur” mealinde mesajlar yayınlandı; durmak bilmeyen kadın katliamları kınandı…

Halbuki kadın sesinin bile erkekler üzerindeki olumlu etkisinden bahsedilir hep ülkemizde… Kadının ne denli güçlü olduğundan dem vurulur… Tarihin akışını değiştiren kadınları örnekleriz hep… Dünyayı değiştiren gücün, kadınlar olduğunu iddia ederiz…

Nereden çıktığını, kimin ürettiğini yahut da hangi tarihte hangi şartlarda söylendiğini bilmiyorum ama genellikle erkeklerin kadınlara yönelik sık sık dile getirdiği, güzel bir yakıştırma vardır... Derler ki, “hayatta en hoş üç ses; su sesi, para sesi ve kadın sesidir.” O zaman kadına bu şiddet niye?

Su ve para gibidir kadın, yokluğunda kıymeti anlaşılır... İster eş, ister sevgili olsun; erkeğinin yanında olduğu sürece, kıymeti bilinmez pek… Hak ettiği değer verilmez ona... Ne zaman ki erkek terk edilir, işte o zaman ‘cingar’ çıkar… Sevgilisi yahut da eşi tarafından terk edilmeyi hazmedemez erkekler, terketme hakkı sadece ona aittir çünkü... Kabullenemezler bunu... Erkeklik gururları depreşir... Sebebi ne olursa olsun “bana bunu yapmamalıydı, benim gibi adama bu yapılmaz” derler.

Çevremizde yaşanan yahut da medya organlarında duyduğumuz gördüğümüz, kadına şiddet olaylarının altında bu yatar büyük bir oranla. Sorun ekonomik de olsa; sorun kültürümüz, törelerimiz de olsa; bunun en temel nedeni erkeğin terk edilmeyi kendine yedirememesi yahut da terk edilme korkusudur… Kadının ona bağımlı bir varlık olduğu öğretilmiştir ona çünkü.

Bir bakın, kadına şiddet olaylarına... Adam kadınını dövüyorsa; ya ona parasızlıktan iyi bir hayat yaşatamıyordur yahut da tam tersi ona parayla satın alıp verebileceği bir zevk, bir mutluluk kalmamıştır artık... Her iki durumda da erkek, kadınının kendisini terk edeceği korkusuyla, kıskançlık krizine girerek şiddete başvurmuştur.

Çok farklıdır kadınlar... Kıskanılmak isterler ama aşırısından hoşlanmazlar... Korunmak, sahiplenilmek isterler ama esaretten hoşlanmazlar... Güvenmek isterler ama kontrolü elden bırakmazlar... Duygusaldırlar, çoğu şeye ağlarlar... Kolay kırılır kalpleri; kırana değil, kırılan kalplerine ağlarlar... Kırılsalar da, ağlasalar da, bıkmadan usanmadan şans verirler erkeklerine... Erkeklerinin bu şansı kullanmalarını beklerler her şeye rağmen.

Çok güçlüdür kadınlar… Fiziksel olarak kadınların erkeklere göre daha güçsüz, daha dayanıksız, daha narin bünyeye sahip olduğu doğrudur. Ancak genel olarak birçok kadının gün içerisinde yaptığını, çok az sayıda erkeğin başarabileceği de kabul edilmesi gereken bir gerçekliktir. Üstelik günümüzde artık kadının yapamadığı hiçbir iş yoktur… Yeter ki fırsat verilsin… Yeter ki kadınların eğitimine, erkekler kadar önem verilsin.

Peki, bu kadar farklı bu kadar güçlü bir yapıya sahip olan kadın, niye şiddete maruz kalıyor? Çünkü utanç verici olmasına rağmen, kadının eğitimine günümüzde bile, hala yeteri kadar önem verildiğini iddia edemeyiz.

Bir toplumun gelişmişlik düzeyi, o toplumda yaşayan fertlerin aldığı eğitim kalitesi ile doğrudan ilişkilidir. Kadının eğitimdeki rolünü yeteri kadar önemsemiyoruz… Dünyadaki tüm insanların eğitmeninin kadın olduğunu kabullenmek istemiyoruz. Kadına şiddet uygulayan erkekleri eğitenlerin yahut da eğitemeyenlerin de kadın olduğunu düşünemiyoruz. Kadın ne kadar eğitimli olursa, yetiştirdiği çocuklar da o kadar eğitimli olacaktır.

İşin özü şudur: Günümüzde kadın artık erkeğin gölgesi altında yaşamaya çalışan bir tutsak olmaktan kurtulmalıdır. Kadın, erkeğin fiziki üstünlüğünü bahane ederek, kendini onun korumasına muhtaç bir varlık olarak görmemelidir. Bunu başarabilmesi için, gerekli eğitimleri alarak ilgi duyduğu alanlarda kendini yetiştirmesi ve doğrudan üretimin içerisine girmesi gerekmektedir.

Kadınların eğitim düzeyi arttıkça, ekonomik bağımlılığı azaldıkça; daha kişilikli, daha dürüst, daha üretken ve her yönüyle daha kaliteli bireyler yetiştirileceğinden emin olabilirsiniz. Kaliteli bir erkek bireyin kadına karşı davranışı da çok farklı olacaktır. Kadınlarımıza reva görülen şiddet, istismar, taciz gibi kötülükler ise giderek yok olacaktır. Zaten eğitimli bir kadının elde ettiği güç, buna fırsat vermeyecektir.



Günün Sözü

Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.

Mustafa Kemal ATATÜRK