Seçmenlerine yönelik konuşmasına, oldukça mutlu bir ifadeyle “Giant Red didn’t happen” diyerek girdi ABD Başkanı Joe Biden; geçtiğimiz Salı günü gerçekleşen ara seçimlerin sonuçları gelmeye başladıktan sonra.
“Red Giant” yani “Kırmızı Dev” güneş sistemimizin birkaç katı büyüklüğünde olan yıldızlara verilen isimdir. Öte yandan, ABD seçimlerinde Demokratların rengi mavi iken, Cumhuriyetçileri sembolize eden renk de kırmızıdır.
Ara seçimlerin propaganda sürecinde yapılan kamuoyu yoklamalarında çıkan sonuçlara göre; Cumhuriyetçilerin, Demokratların önünde gittiği anlaşıldığından “Kırmızı Dev Geliyor” yönünde yorumlar yer almıştı birçok medya organında.
Ancak, bütün bu yorumlara rağmen beklenen sonuç gerçekleşmedi… Eski Başkan Trump liderliğindeki Cumhuriyetçiler, büyük bir hayal kırıklığına uğrarken; Demokratlar ise zarardan kar elde etmenin sevincini yaşıyor.
Henüz kesin sonuçlar belli olmamasına rağmen, 435 sandalyeli Temsilciler Meclisinde çoğunluğu ele geçirmiş gibi gözüken Cumhuriyetçiler, 100 üyeli Senatoda ise Demokratlarla at başı gidiyor.
Kongrenin üst kanadı olan Senatodaki başa baş mücadele, 3 eyaletten gelecek sonuçlara göre şekillenecek… Arizona eyaletinde Demokrat aday, Nevada eyaletinde ise Cumhuriyetçi aday öne çıkarken; Georgia’da ise her iki parti adayının da yüzde 50’nin altında oy alması sebebiyle seçimler 6 Aralıkta yapılacak 2. tura kaldı.
Aslına bakarsanız alınan bu sonuçlar hiç de şaşırtıcı değil… 1906 yılından bu yana ABD’de yapılan ara seçimlerin üçü hariç, geri kalanın tamamında başkanlık koltuğunda oturan partinin güç kaybetmesiyle sonuçlandı… Amerikan halkı, 1934 yılında Büyük Buhran’la mücadelesini yürütürken Franklin Roosvelt’e; 1998 yılında ekonominin hızlı yükseliş gösterdiği dönemde Bill Clinton’a ve 2002 yılında 11 Eylül saldırılarının etkisiyle vatan duygusunun tavan yaptığı süreçte, George W. Bush’a tam destek vermişti.
Amerikan seçmeni, rekor düzeyde seyreden enflasyondan boğulmuş, kişisel güvenliğinden endişeli ve demokrasinin geleneksel stabilitesinin bozulmasından korkarak sandığa yoğun bir ilgi gösterdi. Ancak kesin olmamakla birlikte gelen sonuçlar; Washington’un demokratik yönetimini engelleyerek, bölünmüş bir hükümet modeli ortaya çıkardı.
2018 ve 2020 seçimlerinde Demokratlara zafer kazandıran kırsal alanda yaşayan kadınlar ve Hispanikler, bu seçimlerde Cumhuriyetçilerin lehine dönmüş gibi gözüküyor. Amerikan seçmeninin yüzde 20’sini oluşturan Latinlerin ise bu seçimlerde büyük oranda etkili olduğu anlaşılıyor.
Temsilciler Meclisinde çoğunluğu ele geçiren Cumhuriyetçiler; Senatoda da güçlenirse, hangi yasaların gündeme alınacağı konusunda belirleyici olacaklar… Bunun sonucu olarak vergilendirme sisteminde (IRS) değişiklik yaparak yüksek gelir gruplarından daha fazla vergi alınması yönünde yapılan çalışmalarda ve küresel ısınmaya karşı alınacak tedbirlerde Biden yönetimi oldukça zorlanacaktır.
Kesin olmamasına rağmen ABD 2022 ara seçimleri şunu göstermiştir ki, 2024 Başkanlık seçimlerinde ne Joe Biden ne de Donald Trump sahnede olamayacaklar…
Florida eyalet valisi Cumhuriyetçi aday Ron DeSantis’in ezici bir çoğunlukla ikinci sefer seçim kazanması, Trump’ın önüne büyük bir engel olarak çıkmıştır… “Yeni Model Trump” olarak adlandırılan DeSantis; sınır güvenliğini artırma, gelir vergilerini düşürme ve kürtaj hakkını kısıtlama konuları üzerine yoğunlaşarak, Demokrat rakibine büyük fark atmıştır… Eşinin tanınmış eski bir TV sunucusu olması ve karizmatik duruşu da, aldığı oyların artmasında büyük rol oynamıştır… Öte yandan Liz Cheney, Mike Pence ve Mike Pompeo gibi deneyimli politikacılar da Trump’ın adaylığının önüne geçebilecek diğer isimlerdir.
Demokrat cephede ise Başkan Joe Biden’ın ileri yaşından ötürü yaptığı hatalar, 2024 seçimlerinde aday olamayacağını göstermiştir… Bu yüzden yardımcısı Hint asıllı Kamala Harris’in şansı giderek artmaktadır.
Bugün Rusya’nın arkasında duran 3 ülke var; Hindistan, Çin ve Türkiye… Rusya’yı çökertip Putin’i yok etmeyi ahdetmiş olan İngiltere ve Amerika ise bu 3 ülkeyi Rusya’dan uzaklaştıracak yöntemler arıyor… İngiltere’nin başına getirilen Hint asıllı Rishi Sunak’tan sonra ABD’nin başına da yine bir Hint asıllı olan Kamala Harris’in getirilerek Hindistan’ın ikna edilmeye çalışılacağı ihtimali oldukça yüksektir.
Diğer taraftan 2016 seçimlerinde Trump lehine çalışmalar yaptığı bilinen Rusya, Cumhuriyetçilerin gelmesini büyük bir heyecanla bekleyen Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan liderlikleri de büyük bir hayal kırıklığına uğramışlardır.
Günün Sözü
Kim olduğun, nereden geldiğin önemli değil. Zafer kazanabilmek için gerekli olan kabiliyet her zaman senle başlar.
Oprah Winfrey