Güney
bölgesinin tamamen Fizan çölü ile kaplı olduğu, Türkiye’nin 2.5 katı
büyüklüğündeki Libya’da sadece 7 milyon insan yaşar
Müslüman Arap ve Berberi’lerin
yoğunlukta olduğu Libya’da halkın çoğunluğu, Akdeniz kıyısı olan kuzey-batı
bölgesi Trablus ve kuzey-doğu bölgesi Sirenayka’da yerleşiktir...
Petrol
zengini bir ülkedir Libya... Dünyanın tesbit edilmiş en fazla petrol rezervine
sahip 10. ülkesidir...
Osmanlı İmparatorluğu 1553 yılında
topraklarına katar Libya’yı... Gerileme döneminde bazı karşı hareketler
gözlemlense de 358 yıl osmanlı’nın yönetiminde kalır ülke...
Osmanlı
İmparatorluğunun son dönemleri olan 1911’de İtalyan’lar bölgeyi işgal eder...
Mustafa Kemal ve Enver Paşa’nın örgütlediği milis kuvvetleri direnç
göstermesine rağmen Trablusgarp savaşı sonrası, bölgedeki Osmanlı hakimiyeti
sona erer...
Baskı ve zulümle ülkenin tamamını
kontrol etmeyi başarır İtalyanlar... Neredeyse Libya’nın tamamı
köleleştirilir... İtalyan sömürgeciliğine karşı Ömer Muhtar öncülüğünde direniş
başlatılsa da, yakalanarak idam edilir ve halk susturulur...
2. Dünya
savaşından mağlup çıkan İtalya; bölgeyi Birleşik Krallık ve Fransa’ya
kaptırır... Savaş sonrası kurulan Birleşmiş Milletler (BM) örgütünün çabası ile
1951 yılında bağımsızlığına kavuşur
Libya... İtalyanlara karşı yapılan mücadelede ismini duyurmuş olan Şeyh İdris,
ülkeye kral olur...
1969 yılında orduda 27 yaşında genç
bir subay olan Muammer Kaddafi, kral İdris’e karşı darbe düzenler ve Libya Arap
Cemahiriye’sini kurar... İslam ve sosyalizm karışımı bir rejimdir bu.
Kaddafi,
yönetime gelir gelmez İngiliz üslerini ülkeden çıkarır; petrol şirketlerini
ulusallaştırır; İtalyan ve Yahudi mülklerine el koyarak ülkeyi terk etmelerini
sağlar... Büyük bir kalkınma hamlesi başlatır ülkede... Dev uluslararası
şirketlerin görev aldığı mega projeler hayata geçirir...
Su, doğalgaz, elektrik, sağlık
hızmetleri, ilaç, eğitim bedava olur Libya’da... Ulusal bankalar faiz almaz
halkına verdiği kredi için; vergiden muaf olur her vatandaş... Yurt dışında
okumak isteyene aylık 1650 Avro karşılıksız burs verir Kaddafi; evlenecek
çiftlere 150 metre karelik daire hediye eder... Döneminde, Libya’yı dünyanın en
borçsuz ülkesi durumuna getirir...
Kaddafi, uluslararası
finans güçlerine karşı korkusuz dik duruş sergiliyordu her fırsatta... OPEC
üyelerinin petrol satışlarını, Dolar ve Euro yerine altın karşılığı yapmalarını
sürekli dile getiriyordu, Irak Lideri Saddam Hüseyin ile birlikte... Bu,
emperyalist ülkelerin iflası anlamına geliyordu...
Libya, 1974 Kıbrıs harekatı sırasında
Türkiye’ye askeri yardım yapan tek ülke oldu... Sonrasında Türkiye’yi; ABD ve
İsrail ile yakınlaşıp beraber hareket etmekle suçladı...
1988 yılının
aralık ayında Londra-New York seferini yapan bir uçak, havada infilak ederek
İskoçya’nın Lockerbie kasabasına düşer... 189’u Amerika’lı, 270 kişi ölür...
Uçağa patlayıcı yerleştirenlerin Libya uyruklu oldukları iddia edilir...
Şüpheliler yakalanır... Libya 2.75 milyar dolar tazminat ödemesine rağmen
yargılanan şüpheliler serbest brakılır... Ardından Amerika’nın öncülüğünde
uluslararası ambargo başlatılır Libya’ya karşı... Ambargolar altında ülke zora
düşer ancak boyun eğmez Kaddafi...
17 Aralık 2010 günü, Tunus’ta işsizlik
yüzünden kendini yakması ile başlayan ‘Arap Baharı’ esintisi 2011 yılında
Libya’yı da etkiler... BM Güvenlik Konseyi’nin kararı ile İngiltere ve ABD 18
Mart 2011’de Libya’ya askeri operasyon başlatır... Gerekçe olarak Kaddafi’nin
halkına baskı uyguladığı iddia edilir... Bedevi’lerin de operasyon yanında yer
alması sonucunda Kaddafi fazla direnemez ve yakalanıp linç edilir.
Bir yıl sonra
genel seçimler yapılır Libya’da... ‘Ulusal Geçiş Konseyi’ görevi ‘Milli Genel
Kongre’ye devreder ancak gruplar silah brakmaz, çatışmalar tüm şiddetiyle devam
eder... Sovyetler Birliği’nde askeri eğitim almış, 1969 yılındaki darbede
Kaddafi yanında yer aldıktan sonra ABD’ye kaçarak Kaddafi sonrasında Libya’ya
geri dönen Halife Hafter, ‘Milli Genel Kongre’nin geçersiz olduğunu duyurur
dünyaya.
Birleşmiş Milletler’in girişimleriyle
2015 yılında Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) kurulur, Başkanlık Konseyi’nin de Libya’nın
tek meşru temsilcisi olarak tanındığı ilan edilir... Ancak Halife Hafter bu
süreci de tıkar ve ülkenin doğusundaki petrol sahalarını kontrolüne geçirir. UMH’yi
destekleyen silahlı gruplar ise sahil kenti Sirte ve Bingazi’yi DEAŞ’tan
temizlemeyi başarır uzun ve yıkıcı mücadelelerin ardından.
Geçtiğimiz
yılın Nisan ayında Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Rusya’nın
desteklediği Hafter güçleri UMH’nin kontrolündeki Trablus’u ele geçirmek için
operasyon başlatır ancak kayda değer bir ilerleme sağlayamaz.
Aralık ayında Libya ile Türkiye
arasında imzalanan ‘Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması’ protokolü ile
Türkiye; Doğu Akdeniz’e damgasını vurur, UMH Lideri Serrac’ın da eli güçlenir...
Artık Türkiye onların yanındadır... Ardından yapılan askeri anlaşma ise; Türkiye
ve Rusya’nın hazırladığı Moskova görüşmesinde Hafter’i masaya oturtur... Ancak
imza atmadan masadan kalkar Hafter...
Tüm iyimser
beklentilere rağmen geçtiğimiz Pazar günü yapılan Berlin konferansında da
kalıcı ateş-kes için somut bir netice alınamaz... Libya Ulusal Mutabakat
Hükümeti Başbakanı Serrac bu duruma çok kızarak Hafter’le bir daha masaya
oturmayacaklarını söyler.
Anlaşılan odur ki; geliri 280 milyar
dolardan 60 milyar dolara düşen, 2.5 milyon insanının yardıma muhtaç olduğu,
yüzbinlercesinin Akdeniz’i geçip Avrupa ülkelerine sığınmaya çalıştığı Libya’da,
kan ve kaos bir süre daha devam edecek.
Yabancı
ülkelerin müdahale etmemesinin istendiği Berlin Konferansı sonrasında, Türk
askeri Libya’da fiili görev alırmı bugünden kestirmek biraz zor... Ancak
Birleşik Arap Emirlikleri’nin parasal destek sağladığı Mısır güçlerinin;
Hafter’i destekleyen saldırılarını devam ettirmeleri, Rusya’yı da yanına alan
Türkiye’ye davetiye çıkaracağı aşikardır.
Günün Sözü
Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve onların yerini, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrıcalığı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği çağı alacaktır.
M. K. Atatürk