Ayni gün, diplomatik başarının bir sonucu olarak Antalya’da Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun nezaretinde masaya oturtulan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitri Kuleba, Ukrayna krizini müzakere ediyordu… 2 Saate yakın süren resmi görüşmenin, 1 saatten fazla da gayrı resmi olarak devam etmesine rağmen, barışa yönelik bir ilerleme kaydedilmemiş olarak algılanabilir… Ancak Ukrayna krizinin başlamasından bu yana, ilk kez iki ülke arasında bu kadar yüksek düzeyde bir görüşmenin gerçekleşmiş olması, ilerleyen günlerde Putin ile Zelensky’nin de bir araya gelebileceğinin sinyallerini vermiştir.
Bir gün sonra 11 Mart’ta, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan ile Mevlut Çavuşoğlu görüşüyordu Antalya Diplomasi Forumu kapsamında… Görüşmeyi “son derece verimli ve yapıcı” olarak değerlendiriyordu Çavuşoğlu… Mirzoyan ise “ön koşulsuz diplomatik ilişkilerin kurulmasına ve sınırların açılmasına yönelik normalleşme sürecini devam ettirme konusunda mutabık kaldık” diyordu gazetecilere toplantı sonunda… Yapılan bu toplantı ile, Azerbaycan’ın da destek verdiği; Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkileri normalleştirmek için bir süreç başlatılıyordu.
İki gün sonra 13 Mart’ta bu kez Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ziyaret ediyordu Türkiye’yi… İstanbul’da ağırlanan Miçotakis, öğle yemeğinde Erdoğan’la bir araya geldi… Basına kapalı geçen görüşme sonunda Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlıklara rağmen, iletişim kanallarının açık tutulması ve ikili ilişkilerin iyileştirilmesi konusunda mutabık kalındı… Sadece kriz zamanında değil, her zaman konuşmanın getireceği yararlardan bahsedildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ikili ilişkilerde ‘yeni bir sayfa açma’ hedefiyle, görüşmede Türkiye’nin attığı adımlara değindiği; Ege sorunu, azınlıklar, terörle mücadele, yasadışı göç gibi konularda ilerleme sağlama ve ilişkileri daha ileri bir noktaya taşıma inancını koruduğu ifade edildi… Yunanistan Başbakanı Miçotakis ise “uluslararası hukukun uygulanması konusunda görüş ayrılıklarımız olmasına rağmen, Türkiye ile çıkarlarımız ayni doğrultudadır” ifadelerini kullandı.
Rusya’nın Ukrayna saldırısıyla değişen Avrupa güvenlik mimarisinde Türkiye ve Yunanistan’ın özel bir sorumluluk taşıdıkları, her iki lider tarafından da teyit edildi.
Erdoğan ve Miçotakis görüşmesine “iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönem başladı” manşetleriyle geniş yer veren Yunan gazeteleri “uzun bir süreden sonra Türkiye ve Yunanistan iki müttefik ülkeye yakışır bir biçimde olumlu bir atmosferde görüşmeyi başardı” yazdı.
Eski Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in 8 Aralıkta görevi devrettiği Sosyal Demokrat, Yeşiller ve Hür Demokrat Parti koalisyon hükümeti Başbakanı Olaf Scholz gelir 14 Mart günü… Yapılan görüşmede ağırlıklı olarak Ukrayna savaşının ele alınmasının yanı sıra; siyasi, askeri, ekonomik, ticari ve kültürel konular da konuşulur.
Türkiye ihracatında 1. sırada, ithalatında ise 2. sıradaki ülke olan Almanya, buna bir de orada yaşayan 3 milyona yakın Türk nüfusu eklediğimiz zaman ülkemiz açısından oldukça önemli bir konuma sahip.
Yeşiller’in güttüğü politika ve partinin eş başkanı ve Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock’un siyasi bakış açısı nedeniyle; Erdoğan-Scholz görüşmesine Almanya basını oldukça temkinli yaklaşım göstermesine rağmen, görüşme sonrası Scholz’un ifadeleri oldukça olumlu idi…
Ukrayna konusunda “NATO müttefiki iki ülke olarak müşterek görüş ve endişelere sahip olduğumuzu teyit ettik” diyen Scholz, Türkiye’de iki ülkenin Dışişleri Bakanlarının görüşmesinin çok yararlı olduğunu söyleyerek, Montrö Anlaşması uyarınca boğazların savaş gemilerine kapatılmasının da önemli bir katkı olduğunu ifade ederek bunun için Türkiye’ye teşekkür etti... “En kısa zamanda silahların susması gerekiyor, bölgesel toprak bütünlüğünün sağlanması, korunması bizim için çok önemlidir. Hukukun ihlal edilmesi bizim de güçlü olmamız gerektiğini gözler önüne serdi. Bu nedenle Federal ordumuz için 100 milyar Avroluk ilave fon konusunda karar verdik” dedi.
Sadece Almanya Türkiye arasında değil, ayni zamanda da Avrupa Birliği Türkiye arasında enerji alanındaki iş birliğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Scholz’un bu sözleri; diğer liderler gibi, yeniden bir yapılanma süreci içerisine giren dünyada, Türkiye’nin öneminin oldukça iyi kavrandığının bir göstergesidir.
Siyasi ve ticari gösterge ibrelerinin Türkiye’ye yöneldiği bu sürecin çok iyi değerlendirilip, ülkemizin hak ettiği konuma ulaşması, Türk Devlet aklının bir başarısı olarak tarih sayfalarında yerini alacaktır.
Günün Sözü
Dışişlerinde dürüst ve açık olan politikamız, barış fikrine dayanır. Milletlerarası herhangi bir sorunumuzun barış yoluyla çözümünü aramak, bizim çıkar ve anlayışımıza uyan bir yoldur.
Mustafa Kemal ATATÜRK