İlan

Lviv’de Yeşeren Ümitler - ADEM AKÖL

Lviv’de Yeşeren Ümitler

ADEM AKÖL

Ukrayna’nın batısında bulunan Lviv kentindeki tarihi Potoçki şatosunda, tarihi öneme sahip bir görüşme yapıldı geçtiğimiz Perşembe gün… Bütün dünya basınının yakından takip ettiği; Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Guterres’in katıldığı görüşme, 6 aydır devam eden Rusya-Ukrayna savaşının son bulması yönünde bir ümit ışığı olarak değerlendiriliyor.

Fazla bir ilerleme kaydedilmemesine rağmen, savaşı durdurabilmek için her iki tarafı da birkaç kez masaya oturtmayı başarmış olan Cumhurbaşkanı Erdoğan; tahıl konusunda Ağustos’un ilk günlerinde elde edilen çözümünün yol açtığı olumlu atmosfer nedeniyle “tahıl insiyatifi, barış görüşmelerine pencere açıyor” diyerek, bütün dünyanın ümitlerini yeşertmiş oldu.

Savaşın başladığı 24 Şubattan beridir, tek dertleri silah satmak ve Rusya’ya yaptırım uygulamak olan Batılı ülkelerin tam tersi olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti; bu anlamsız savaşı durdurabilmek ve özellikle fakir halkların daha fazla mağdur olmasını engelleyebilmek için elinden geleni yapıyor.

2020 yılının başlarından beri, bütün dünyayı felç eden Covid-19 Pandemisinin yaraları henüz sarılmadan, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yükselen enerji fiyatlarının tetiklediği hayat pahalılığı; bütün ülke halklarının dayanma güçlerini tüketmiş bulunmaktadır.

Büyük ölçüde Rus doğal gazına bağımlı olan Avrupa sanayisi, perişan durumdadır… Kış yaklaştıkça enerji tedarik etme derdine düşen Avrupa’nın uygulamaya koyduğu tasarruf tedbirleri ve “taşıma suyla değirmen döndürülemeyeceğini” çok iyi bilmelerine rağmen, çözüm olarak başvurdukları tankerlerle sıvılaştırılmış gaz tedarik yöntemi de fazla bir işe yaramamıştır.

Ukrayna perişan durumdadır: On binlerce ölü ve milyonlarca mültecinin yanı sıra, 7 şiddetindeki bir deprem sonrası görüntü arz eden şehirler ve 700 milyar dolar maddi zarar… Batılıların kendilerini yalnız bıraktığını en sonunda anlamış olan bu ülke, bu yıkımı artık daha fazla tolere edemeyecek duruma gelmiştir.

Zelenski’nin zaman zaman barış kokan demeçleri; çoğu zaman ise “Kırım’ı geri alana kadar” diyerek, savaşı sürdüreceğine dair kararlılığı artık gerilerde kalmıştır… Artık 24 Şubat öncesine dönüşün imkansız olduğunu anlamış birisi olarak, savaşın sona ermesini istemektedir.

Öte yandan Putin, arzu ettiği; belki de başından beri planlamış olduğu bir pozisyondadır… Luhanks ve Donetsk topraklarına ilave olarak Herson bölgesini de sınırları içerisine almış bulunmaktadır… Bu durumda: Kırım’ı batıdan da Rus toprağına bağlamış, Azak Denizini bir Rus gölüne dönüştürmüş ve en büyük liman kenti olan Sivastopol’un güvenliğini sağlamış olmanın rahatlığı içerisindedir.

Her iki tarafın da savaşı sonlandırma kıvamına gelmesi; kış yaklaştıkça Avrupa’nın da buna yeşil ışık yakması; öte yandan ABD’nin 8 Kasım’da yapılacak seçimlerin derdine düşmüş olması; barış umudunun yükselmesinin en büyük nedenleridir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir süre önce bizzat Putin’le görüşerek, büyük ihtimalle olası bir barış için Rusya’nın şartlarını öğrenmiş bulunmaktadır… 18 Ağustostaki Lviv görüşmesinin esas amacı ise; bu sefer de Zelenski’nin barış şartları ile ilgili ipuçları yakalamak olarak değerlendirilmelidir.

Önemli olan, her iki ülke açısından da geçerli olacak, onurlu bir çözüm bulmaktır… Rusya, Luhanks, Donetsk ve Herson’dan çekilirse ülkenin iç bütünlüğü tehlikeye girer, üstelik Putin’in sonu olur… Karşılığında ise Ukrayna’ya, aldığı yerleri daha ileriye götürmeme gibi bir taviz verebilir… Ukrayna ise bu toprakları gözden çıkararak; hem daha fazla bir yıkımın önüne geçmiş olacak, hem de Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin yolunu açarak, Avrupa’nın maddi yardımları ile yaralarını sarma imkanına kavuşmuş olacaktır.

Hem Rusya’dan, hem Ukrayna’dan, hem de Avrupa ülkelerinden gelen sinyaller; böyle bir çözüm formülünün, Erdoğan’ın gayretleri sonucunda işe yarayabileceğini göstermektedir.

Günün Sözü

Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir.

Bertrand Russell