Geçtiğimiz hafta, Adana Müteahhitler Birliğinin düzenlediği toplantıda okunan basın bültenini hayretler içerisinde dinledim, kanım dondu adeta…
“Halkımız, müteahhidin gerçek görevini bilmiyor; müteahhidi her şeyi yapan sanıyor” diyor Başkan ve devam ediyor…
“Halbuki müteahhit, sadece organizatör pozisyonundadır… Müteahhit ne sondaj yapandır, ne projeyi yapandır, ne demir bağlayandır, ne de betonu karandır... Müteahhit sadece bunları birleştirendir."
Başkanın okuduğu bülten içeriğinde, doğru ve yerinde yapılmış değerlendirmeler de olmasına rağmen ‘Müteahhidin Görev ve Sorumlulukları’ bağlamındaki izahına tümden katılmadığımı belirtmek isterim.
İsminden de anlaşılacağı gibi Müteahhit; taahhüt eden demektir… Üstlendiği işi kurallarına göre yapıp teslim etmekle yükümlü özel veya tüzel kişilikleri izah eder…
Görevi, sadece işin organizasyonunu yapmak değildir… Görevi; başından sonuna kadar her safhada işi kontrol ederek yönetmelikler, kurallar ve mesleki bilgiler ışığında doğru yapılmasını sağlamaktır.
İster kamu Müteahhidi olsun, ister özel işlerin müteahhidi olsun, bu sorumluluk değişmez.
Kamu müteahhidi iseniz, Devletin size verdiği projeyi esas alarak, teknik şartnameler yönetiminde üretim yapmak zorundasınız. Burada projedeki hatalardan muhakkak ki sorumlu tutulamazsınız ancak iş bilen bir müteahhitseniz; bile bile yanlış yapmak yerine, gerekli uyarıyı yapmakla da mükellefsiniz.
Özel iş yapan bir müteahhitseniz, sorumluluğunuz çok daha büyük olacaktır. Mesela konut yapıp satan birisiyseniz, zemin etüdünden başlayarak anahtar teslimine kadar her safhası sizin sorumluluğunuzdadır.
İnşa edeceğiniz bina, çürük bir zemin üzerine oturacaksa; uygun bir temel sistemi seçmek sizin sorumluluğunuzdadır…
Deprem bölgesinde bina inşa edecekseniz, statik çözümü deprem kuvvetlerine uygun yapmak sizin sorumluluğunuzdadır…
Taşıyıcı elemanların kesitlerini doğru tayin etmek, onları bir düzen içerisinde tasarlamak, sizin sorumluluğunuzdadır…
İnşaat sırasında doğru malzeme seçmek sizin sorumluluğunuzdadır. Bu malzemelerin usulünde kullanılıp kullanılmadığını kontrol etmek sizin sorumluluğunuzdadır…
İmalatın projeye uygunluğunu kontrol etmek sizin sorumluluğunuzdadır…
Depremde moloz yığınlarına dönüşen binaların en büyük zafiyeti olan beton kalitesini test etmek; döküm sırasındaki kurallara uymak, dökümden sonra mukavemetini kazanana kadar bakımını yapmak, sizin sorumluluğunuzdadır…
Sıra ince işlere geldiği zaman; betonarme sistemin mukavemetini düşürecek uygulamaları önlemek sizin sorumluluğunuzdadır…
Betonun ömrünü uzatmak için onu nemden rutubetten koruyucu tedbirleri almak sizin sorumluluğunuzdadır. Islak mekanların betonarme sisteme zarar vermeyecek şekilde izolasyonunu yapmak sizin sorumluluğunuzdadır…
Sıhhi tesisat borularının zaman içerisinde tıkanarak kaçakların oluşmaması ve betonarmeye zarar vermemesi için gerekli önlemleri almak sizin sorumluluğunuzdadır.
İşin başından sonuna kadar sorumlu sizsiniz Sayın Başkan. Vatandaşın; konut satın alırken veya bir daire kiralarken bunları doğru yaptığınızdan emin olması gerekmektedir.
Hele ki 6 Şubattan sonra bu çok daha fazla önem kazanmıştır. Vatandaşın yaşadığı travmadan kurtulması gerekmektedir.
Vatandaş kafasını yastığa koyduğu zaman, artık rahat uyumak istiyor. Gecelerini, deprem oldu olacak endişesiyle bir gözü açık geçirmek istemiyor.
“Eskiden hazır beton yoktu, elle karıyorduk” gerekçesi ile moloz yığını haline gelen betonları savunmayın… Elle karılmış olan öyle sağlam betonlara şahit olduk ki; kırmaya çalışırken yüzeyinden kıvılcım çıkıyor, ekranlarda şaşkınlıkla seyrettiğimiz betonlar gibi küle dönüşmüyor…
“Mühendis sürekli işin başında olamaz, işin her safhasını kontrol edemez, bunun için ara eleman lazım” diyorsunuz… Doğru, ara eleman lazım. Ancak yapılan her iş, mühendisin bilgisi dahilinde olmalıdır. İşi ara elemanın omuzlarına yükleyip, yan gelip yatamaz mühendis…
Beton dökümünden önce yapılan hazırlıklar bizzat mühendis tarafından denetlenmelidir… Döküm sırasında mühendisin gözü orada olmalıdır, döküm sonrasında da mühendisin gözü orada olmalıdır… Mühendisin gözü, inşaatın her safhasında olmalıdır.
Ama şuna katılıyorum… “Yeni mezun olmuş bir mühendisin benimle ayni imza yetkisine sahip olmaması lazım” diyorsunuz, bu doğru… Tek başına karar üretebilecek kapasiteye erişebilmesi için, bir mühendisin en az 5 yıl şantiye tecrübesi yaşamış olması gerekmektedir.
Şunu da asla göz ardı etmeyin Sayın Başkan… Siz, Kamu Müteahhitliği de yaptığınızı söylüyorsunuz… O halde şunu da çok iyi biliyorsunuz… Kamu ihalelerinde yüzde kırklara varan kırımlarla bir yapının nasıl kurallara ve şartnamelere uyumlu üretilebileceğini bana izah edebilir misiniz?
Günün Sözü
Bir bina bittiğinde, yapım aşamasından daha iyi görünüyorsa, bu bir başarısızlıktır.
Douglas Coupland