Referandum Sonrası Dünyayı Bekleyen Tehlike! - ADEM AKÖL

Referandum Sonrası Dünyayı Bekleyen Tehlike!

ADEM AKÖL

Ukrayna’nın batı ve güney batısında bulunan Donesk, Luhansk, Herson ve Zaparijya bölgelerinde, Rus yanlısı yönetimler tarafından ilan edilen referandum süreci tamamlanmış gibi gözüküyor.

Nüfusun büyük bölümünün Rus olduğu bu bölgelerde yaşayan Ukraynalılar, Rus askerlerinin gözetimi altında oylarını kullandılar… Seçmenlere yöneltilen “Rusya Federasyonu’na katılmak ister misiniz?” sorusuna verilmiş olan yanıtların ne olduğunu tahmin etmek için müneccim olmaya gerek yok.

Evet, oy pusulalarında sadece tek bir soru vardı… “Ukrayna’dan ayrılıp, Rusya Federasyonu’na girebilecek bağımsız bir devlet olmak ister misin?

Bu soruya “Hayır” yanıtı vermek o kadar kolay olmasa gerek… Referanduma katılım oranını artırabilmek için birtakım tehditlere başvuran Rus yöneticiler, kapı kapı dolaşıp her seçmenin oy kullanmasını sağlamaya çalıştılar… Hatta Ukrayna yetkililerinin verdiği bilgiye göre, 13-17 yaş aralığındaki çocuklara dahi oy kullandırılmış.

Ayni durum, 2014 yılında Kırım’da da yaşanmıştı… Kırım’ın Rusya’ya bağlanabilmesi için yapılan referandumda, zorlayıcı tedbirler alarak yüzde 80 katılım sağlanmış, bunun yüzde 97’si “evet” oyu kullanmıştı.

“Rusya ve onun vekilleri tarafından hazırlanan bu düzmece referandumun hiçbir yasal dayanağı ve geçerliliği yoktur. Bu, Rusya’nın hiçbir uluslararası demokratik norma uymayan, telaşla almış olduğu bir karardır” diyen Batılı yetkililer Referandum sonucunu tanımayacaklarını belirtiyorlar.

Tanısalar, savaş biter zaten… Ancak başta ABD ve İngiltere olmak üzere, Batı dünyası savaşın bitmesini istemiyor ki… Türkiye’nin girişimleri sayesinde geçtiğimiz aylarda oluşan barış atmosferini ya Amerika’nın ya da İngiltere’nin nasıl sabote ettiğini hep beraber izledik.

“Otur oturduğun yerde” diyorlar Zelenski’ye… “Daha güçlü silah mı istiyorsun? Al sana daha güçlü silah!”

“Cephede savaşan askerlerinin ve vatandaşlarının moralini mi düzeltmek istiyorsun? Al sana galibiyet!”

Batının son 2 ayda Ukrayna’ya güçlü silah yığması ve bunun neticesinde kuzeyde 8 bin kilometre karelik Harkov bölgesinin geri kurtarılmasının altında yatan temel neden; tamamen Batının savaşı uzatma taktikleridir.

Amaç, Putin’e diz çöktürtmektir… Amaç, gelişmiş ülkelerdeki savaş endüstrisini beslemektir… Amaç, en azından Amerika’daki 8 Kasım seçimlerine kadar savaşı sürdürmektir.

Putin, Batının bu planını çok iyi biliyor ve ona göre hazırlık yapıyor… Özbekistan’ın Semerkant kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİO), 22. zirve toplantısı sırasında Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi’den umduğu desteği bulamamış olması, yapmış olduğu hazırlığa farklı bir boyut kazandırdı.

Moskova’ya döner dönmez, Donesk, Luhansk, Herson ve Zaparijya bölgelerinde çıkarttığı referandum kararları ve hemen ertesi gün, kısmi seferberlik ilan etmesi; Batılı kaynakların “Putin köşeye sıkıştı” ifadelerini yalanlar niteliktedir.

Evet, dünyanın ikinci büyük savaş gücüne sahip Rusya’nın; Ukrayna’yı hap gibi yutacağı düşünülüyordu ama olmadı… Zaten amaç, savaşın hemen bitmesi değildi ki… Her iki taraf da ufak kartları masaya çıkararak, oyunu uzatabildikleri kadar uzatma yolunu seçtiler.

Rusya-Ukrayna savaşı, Moskova’nın aldığı seferberlik kararı ve referandum ile yeni bir boyuta giriyor… Kısmi olsa bile ilan edilen seferberlik, ülke genelinde öyle bir etki yarattı ki; bu bile önümüzdeki süreçteki savaşın hiç de geçtiğimiz 7 aylık döneme benzemeyeceğini göstermektedir.

Rus gençlerinin bu acımasız savaş yüzünden hayatlarını kaybetmemek için, uçak biletine 10 katı ücret ödeyerek yakın ülkelere akın etmesi; Gürcistan sınırında 3 bine yakın arabanın diğer tarafa geçiş yapmak için bekliyor olması; işin vahametini göstermesi bakımından önemlidir.

Yeni süreçte, savaşın en ince ayrıntılarıyla bizzat yakından ilgilenmeye başlayan Putin, masaya büyük kartlarını çıkarmak için hazırlık yapıyor… Bu kartlar içerisinde, cepheye daha fazla asker yığmak; daha gelişmiş silahlarla takviye etmek ve hatta Taktik Nükleer Silah kullanmak da var… Öte yandan Putin’in bu hamlesine karşılık Batı’nın da kayıtsız kalmayacağı apaçık ortadadır.

Ümidimiz; yeni restleşmeler başlamadan önce, Putin ve Biden’ı tatmin edici bir çözümün bulunmasıdır, yoksa önümüzdeki 24 Şubat’ta 1 yılını dolduracak olan savaşın yeni süreci, çok daha acımasızca olacaktır… Türkiye’nin ise bu süreci çok iyi ölçüp biçerek; bugüne kadar devam ettirdiği dengeli politikadan ayrılmaması gerekmektedir.

Günün Sözü

Savaşı sonlandırmazsak, o bizi sonlandıracak.

Herbert George Wells