İlan

Rumların Çantasındaki Keklikler - ADEM AKÖL

Rumların Çantasındaki Keklikler

ADEM AKÖL

Dünkü yazımızda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 19 ve 20 Temmuz tarihlerinde KKTC’ye yaptığı ziyaret sırasında, yeni bir Cumhurbaşkanlığı Sarayı ve Parlamento Binası yapımı ile ilgili verdiği müjde ve bu kararın hayati öneminden bahsetmiştik.

Geçtiğimiz yılın Ekim ayında ilk açılım hamlesinin yapıldığı Kapalı Maraş için; Erdoğan’ın KKTC’de bulunduğu tarihlerde açıklanan 2. etap kararlar ve “Bağımsız Kıbrıs Türk Devletini” simgeleyecek olan yeni Parlamento Binası ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapım duyurusu sadece Rumları değil, tüm dünyayı tedirgin etti.

Kıbrıs’ta “Kapalı Maraş”, Mağusa kentinin güneyindeki eşsiz sahil boyunca uzanan 140 kilometre karelik bölgeye verilen isimdir… Henüz 5 yıldızlı otellerin dahi yaygın olmadığı 1974 öncesinde, dünyanın ilk 7 yıldızlı oteline sahip cıvıl cıvıl turistik bir bölge idi Maraş.

Mutlu Barış Harekatı sırasında, Rumlar korkup terk eder Maraş’ı; Türk Silahlı Kuvvetleri de kontrolü altına almak zorunda kalır bölgeyi… O tarihten bu yana Maraş’a girişler yasaklanır ve insan cıvıltısı, yerini fare ve yılanların ürkütücü sessizliğine terk eder.

46 yıl boyunca iki toplum arasında devam eden müzakerelerde pazarlık konusu yapılarak, kaderinin çizilmesini bekler Maraş… Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, kararlar alır onunla ilgili… Maraş’ın herhangi bir bölgesinin, sakinleri dışında yerleşime açılması yasaklanır ve bölgenin idaresinin BM’lere devredilmesi çağrısında bulunulur.

Hatta 2004 yılında eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın hazırladığı ‘Barış Planına’ göre, Kapalı Maraş bölgesinin yönetimi Rumlara devredilecekti… Türklerin “evet” oylarına karşılık, Rumlar plana “hayır” deyince, bu şansını da yitirmiş olur kadersiz Maraş.

Rumlar, Kapalı Maraş üzerinden politika ve Türklere karşı olumsuz propaganda yürütürler yıllar boyu… 1974 sonrasında Kapalı Maraş’ın biraz daha güneyinde oluşturdukları Ay-Napa ve Protaras tatil beldelerine gelen milyonlarca turisti, teknelere bindirip sahilde dolaştırdıktan sonra Kapalı Maraş önlerinde “işte hayalet şehir” (The Ghost City) diyerek, hem para kazanırlar, hem de Türklerin ‘acımasızlığını’ vurgularlar.

KKTC’nin aldığı bir kararla, 2020 Ekim ayında Kapalı Maraş’ın bazı yolları temizlenerek asfaltlanır ve plajın bir kısmı halkın kullanımına açılır… Aradan geçen 10 ayda kuzeyden ve güneyden 10 binlerce insan bölgeyi ziyarete gider.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KKTC’yi ziyareti sırasında; Kapalı Maraş’ın 5 kilometre kareye tekabül eden yüzde 3.5’lik kısmının ‘askeri bölge statüsünden’ çıkarıldığı ve mülk sahiplerinin kullanımına verileceği açıklanır… Bugüne kadar, 496 parselden oluşan bu bölgeye 36 mülk sahibi, Taşınmaz Mal Komisyonu’na (TMK) müracaat eder.

Biliyorsunuz, Kıbrıs’ın kuzeyinde kalan yabancı mülklerin takas, tazminat ve iade işlemleri için oluşturulmuş, içinde yabancı hakimlerin de bulunduğu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kabul ettiği, Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) görev yapmaktadır.

Yapılan uygulamada BMGK’nin kararlarına ters düşen bir durum yoktur…  Maraş’ta açılan bölgeye, mülk sahipleri davet edilerek KKTC yasaları altında istedikleri faaliyeti yapabilecekleri duyurulmuştur… Bugüne kadar Maraş’ın geneline yayılmış çoğunluğu Rum 337 hak sahibi, Rum Yönetimi’nin engellemelerine rağmen mülklerine dönüp iş yapmak istemektedir.

Öte yandan Kıbrıs’taki vakıf mallarını yöneten “EVKAF”, yani Kıbrıs Vakıflar İdaresi genel Müdürü; Maraş’taki toprağın büyük bir bölümünün 1571 yılından beri, Lala Mustafa Paşa, Abdullah Paşa ve Bilal Ağa vakıflarına ait olduğunu söylemektedir… Bu gerçeği sonsuza dek hiç kimsenin değiştiremeyeceğini, dolayısı ile Maraş’ta mülk sahibi olduğunu iddia edenler, bu hakkın sadece bina mülkiyetini kapsadığını; toprak mülkiyetinin ise bu 3 vakfa ait olduğunu vurgulamaktadır.

Bu güne kadar Rumlar, çantalarında 2 kekliğin olduğunu zannedip başka keklikler yakalama peşinde koştular hep… Mutlu Barış Harekatının 47. yıldönümünde atılan kararlı adımlar sonucunda, çantadaki “Federasyon” ve “Maraş” kekliklerinin uçup gittiğini görmüş olmaları; çılgına çevirir, özellikle Rum Yönetimi Lideri Anastasiadis’i.

Psikolojisi bozulur adamın… Uzun bir liste hazırladığını; bazı Türk siyasilerinin Kıbrıs Cumhuriyeti Pasaportlarını iptal edeceğini duyurur… Kesmez, sonraki seçimlerde aday olmayacağını açıklar… Bu da kesmez, Yunanistan’a gidip taverna gecelerine atar kendini.

Ne yaparsan yap Paşam… 1967 yılından beri “anlaşacağım” diyerek masaya oturttun bizi, sonra da dalga geçermişçesine dağıttığın masanın müsebbibi Türklerdir dedin… Yıllardır hem Kıbrıs Cumhuriyeti nimetlerini, hem de Avrupa Birliği nimetlerini tek başına yedin; Kıbrıs Türklerini de ambargolar altında inletip durdun… Yetti artık…

Günün Sözü

Biz, benliğimizi kurtarmak hakkımızı almak için ortaya atılıyoruz. Eğer birleşir, tek bir kale haline gelirsek o zaman gelişmemiz, uğraşmamızla isteklerimizi elde edebileceğiz.

Dr. Fazıl Küçük