W. Clement Stone, işadamı hayırsever ve yazar.
Özellikle insanların hakkınızda ne düşüneceğini bilmediğiniz zaman ‘hayır’ en
zor sözlerden biridir. Ancak sonucunu kestiremediğiniz bir şey için ‘hayır’ en
doğru cevaptır.
Rüşvet, hiçbir zaman kabul edilemez ve de
affedilmemesi gereken bir durum... En az; alan kadar, veren de suçlu... En az;
alan kadar, verenin de cezalandırılması ve de lanetlenmesi gereken yüz
kızartıcı bir suç...
Hakkın olmayan bir şeye,
karşı tarafa rüşvet vererek sahip olmak; veya hakkın olmayan bir para
karşılığı, ülkene hizmet için sana verilen yetki ve gücü kullanarak, karşı
tarafa hakkı olmayan imtiyazlar sağlamak kadar adaletsiz ve yüz kızartıcı bir
durum olamaz...
İnsanlığın var oluşundan bu yana, rüşvet vardır belki
ama; bu durumun yarattığı toplumsal çöküşe dur diyebilmek için, yok oluşumuzu
beklemek hiç de doğru değildir...
İster gelişmiş olsun,
ister gelişmekte olsun; dünyadaki tüm ülkelerde çeşitli boyutlarda rüşvet
vardır... Ancak ülkelerin geri kalmışlığı arttıkça, boyut da artar buna paralel
olarak...
Günümüzde hemen hemen her alanda, kulağımıza çeşitli
rüşvet haberleri geliyor; duymak istemesek de, bundan rahatsız olsak da...
Siz hiç fütursuz rüşvet
iddiaları altında üniversite kuranlara denk geldiniz mi, yahut da
çocuklarımızın eğitimine yönelik bir alandaki böyle bir durum sizi rahatsız
etmez mi..?
Son yıllarda Türkiye geneline yayılmış üniversite
sayısındaki artış sevindiricidir... Ancak, Türkiye üniversitelerindeki
kazanımlarını farklı alanlarda kullanmaya olanak yaratabilmek
için, özellikle son birkaç yıldır vakıf üniversitelerinin KKTC’ye akın etmeleri;
bu işin çığırından çıkmasına neden olmuştur... Bu durum, KKTC’deki bazı
gözüaçıkların ekmeğine bal sürerken; yıllarca özverili uğraşlar sonucunda
yoktan var edilen KKTC’nin köklü üniversitelerine ise büyük darbe vurmuştur...
Geçtiğimiz yıllara
kadar KKTC’deki üniversite sayısı 6’yı geçmezken; bu sayı bugün 20’yi bulmuş,
10 kadarı da kuruluş çalışmalarına başlamıştır...
Bugün KKTC’deki üniversitelerde yüz binin üzerinde
öğrenci eğitim görmektedir... Bunun yüzde 15’i KKTC vatandaşı, yüzde 30’u
Afrika ve Orta Doğu ağırlıklı 3. ülke, geriye kalan yüzde 55’i ise TC
vatandaşıdır...
KKTC’deki
üniversitelerin TC vatandaşı öğrenciler için YÖK’ten onay alma şartı dışında KKTC’de
üniversite kurmak o kadar da zor bir iş değildir... KKTC yasalarına göre bir
şirket kurduktan sonra açmayı planladığınız fakülte ve bölümler için KKTC Milli
Eğitim Bakanlığı’ndan alacağınız ‘açma ön izni’ ile YÖDAK’a yani Yükseköğretim
Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu’na başvuru yapmak
yeterlidir... Gerekli kriterleri yerine getirmişseniz üniversite
açabiliyorsunuz...
Türkiye’deki bir üniversite yetkilisi ile KKTC’deki
bir iş adamı arasında geçen bir telefon konuşması dinledim geçtiğimiz gün...
You Tube’ta da bulabileceğiniz bu konuşma TC’deki vakıf üniversitelerinin bu
işi hangi boyuta getirdiklerinin bariz bir örneğini oluşturmaktadır...
KKTC’li iş adamı,
YÖDAK’ın üst kademelerinden birinde görev yapan bir isimle ortak kurdukları şebeke
kanalı ile astronomik bedellerle KKTC’de üniversite kurma sürecini takip edip
sahip oldukları gücü kullanarak onlara her türlü kolaylığı sağlamaktadırlar...
İki taraf arasındaki telefon konuşması şöyle: “Bana
dersin ki kardeşim Z..., sen bize şu şu kriterlerde bir yer bakar mısın, şu
bölgede olsun, şu fiyat aralığında olsun, ona göre ben bir dosya hazırlarım...
Bana bunu bu paraya, üniversite iznini şu paraya, şuralarda bağla diyeceksin,
ben senin temsilcin olarak gidip onun pazarlığını keseyim. Günün sonunda benim
hakkımı sen takdir edersin...”
Söyleyecek laf
bulamıyorum... Eğitimde böyle bir durum varsa eğer; gerisini varın siz
hesaplayın...
Günün Sözü
Hayır demeye ve gerçekle yüzleşmeye cesaretiniz olsun. Doğru olduğu için, doğru olanı yapın. Bunlar; hayatınızı bir bütünlük içinde yaşayabilmeniz için gerekli, sihirli sözcüklerdir.