Sigara
içmenin zararlarından çok bahsediliyor dünyamızda... Telkinler yapılıyor;
kampanyalar düzenleniyor; fiyat arttırılıyor; ancak aldırış eden yok...
Türkiye’deki 18 milyon sigara
bağımlısı; sigaranın 10 çeşit kansere neden olduğunu, dişleri yok ettiğini,
kalp-damar hastalıklarını körüklediğini, solunum yetmezliğine yol açtığını bile
bile sigara içmeye devam ediyor...
Türkiye’deki
18 milyon sigara bağımlısı; Türkiye’de günde 300 kişinin, bu yüzden öldüğünü
bile bile o laneti kullanmaya devam ediyor...
Türkiye’deki 18 milyon sigara
bağımlısı; Türkiye’de sigaraya yılda 90 milyar TL ödediğimizi bile bile
sigaraya verdiği parayı hiç umursamıyor...
Türkiye’deki
18 milyon sigara bağımlısı; 20 yıl boyunca, günde sadece 1 paket sigaraya
ödediği paranın toplamda 100 bin lirayı aştığını bile bile, cebindeki son
kuruşu dahi sigaraya harcayabiliyor...
17 Ağustos 1999 Marmara depreminde 17
bin 500 kişi hayatını kaybederken, ayni yıl sigara yüzünden ölenlerin sayısının
100 bin olduğunu hiç kimse umursamıyor...
Son yıllarda
yapılan çalışmalara göre; sigara zehrinin üreme hücrelerinde yaptığı
tahribatın, insanlığın geleceğini tehdit ettiğine kimse aldırış etmiyor...
Sigaranın neden olduğu kanser riskinin
torunlarımızın torunlarına kadar devam ettiği gerçeği hiç ama hiç kimsenin
umurunda değil...
Bütün bunlar
sigara içenlerin umurunda olmasın, kendi bilecekleri iş... Varsın kendi
kendilerini zehirleyerek intihar etsinler, ancak torunlarının hayatını riske
etmeye hiç hakları yok...
Bu ülkenin her yıl milyarlarca
dolarının; sigaraya ve sigaranın sebep olduğu hastalıklar için gerekli olan
ilaçların ithalatına, harcanmasına hiç hakları yok...
Hele hele,
kendi kendilerini zehirlerken; bizleri ve çocuklarımızı da zehirlemeye hiç ama
hiç hakları yok...
Büyük bedeller ödeyerek Türkiye’ye
kazandırılmış o güzelim şehir hastanelerine gidin, içler acısı: Hemen giriş
kapıları önünde, püfür püfür sigara içenler... Sigara içilmez levhası olmasına
rağmen, büfelerin bulunduğu koridorları sigara dumanı ile soluk alınamayacak
duruma getirenler... Merdivenleri sigara içilen mekanlar olarak kullananlar...
Yahu,
hastanedesiniz kardeşim, biraz sabredin başka yerde içersiniz o zıkkımı...
Allah bilir belki de hastaneye, sigara yüzünden kanser olmuş bir yakınınızı
ziyarete gelmişinizdir... Yahut da sizin kendiniz sigaranın yol açtığı bir
hastalığın tedavisi için orda bulunuyorsunuz, peki bu duyarsızlık niye..?
Sigara içmenin bir meziyet olduğunu mu sanıyorsunuz yoksa..?
Ya çocuk parklarındaki duyarsızlık..?
Adana’daki
çocuk parkları, genelde sokak aralarında ve küçük olur: Birkaç tane salıncak,
kaydırak ve tahteravalli... Etrafta da birkaç oturma bankı... Aileler
çocuklarını getirir, salıncağa oturtur, bir taraftan sallarken diğer taraftan
da avuç içine sakladığı sigarasını tüttürür... Banklarda oturanlar ise, ayak
ayak üstünde sigara içmenin keyfini yaşar (!)...
Ağaçlar arasındaki o küçücük parkın
havası sigara dumanı ile dolar... Düşünebiliyor musunuz..? Parka temiz hava ve oyun için getirilen o
küçücük çocuklar, oksijen yerine sigara dumanı soluyorlar...
Bu nasıl bir
zihniyet, bu nasıl bir cahillik..? Git başka bir yerde intihar et... Bari kendi
çocuğuna zarar verme...
Yolda yürüyorsunuz, hemen yanınızdan
birisi geçiyor, geçerken elindeki sigaradan çektiği dumanı tam da yüzünüze
üflüyor... Suratına tokatı yapıştırmamak için kendinizi zor tutuyorsunuz...
Biliyor musunuz, bazı ülkelerde yolda sigara içmek yasak...
Ya bazı
mekanların sırf sigara içilebilinsin diye açar gibi düzenledikleri kapalı bölümleri..?
Bir kahve içeceksiniz; ciğerleriniz zehirle dolar, üstünüz başınız leş gibi
sigara kokar...
Kendinize zarar vermek sizin bileceğiniz
birşey; ancak sigara içmenin de bir adabı olmalı..!
Günün Sözü
Eleştirilmekten kurtulmanın tek bir yolu vardır; hiçbirşey yapmamak, hiçbirşey söylememek, yani bir hiç olmak.
Millattan önce 300’lü yıllarda yaşamış Yunan’lı filozof Aristotle’nin o dönemde söylediği bu söz, günümüzde de önemini korumaktadır...